Fethullah Gülen Türkiye'yi 'gammazlamış'

Cuma, 06 Şubat 2015 - 05:00

Fethullah Gülen 3 Şubat 2015 tarihinde ABD’nin saygın gazetesi New York Times’a “Türkiye’nin aşınan demokrasisi” başlıklı bir yazı yazarak Türkiye’yi “gammazlamış.”

“Gammazlama” kelimesi bana değil, Zaman gazetesi yayın yönetmeni Ekrem Dumanlı’ya ait.

Ekrem Dumanlı, üç yıl önce 5 Aralık 2011’de Zaman’daki köşesinde Türkiye’deki yaşanan gelişmelerle ilgili olarak yabancı gazetelerde yazı yazmayı şöyle eleştiriyordu;

“…Türkiye içinde antidemokratik güçlerden umudunu kesenler dışarıya yöneldi. Panellere katılıyorlar, görüşmeler yapıyorlar, makaleler yazıyorlar. Türkiye’nin eksen değiştirdiğini… basın üzerine yoğun bir baskı yapıldığını... iddia ediyorlar. Aslında bu suçlamalar yeni değil; ancak bazı gazetecilerin tutuklanmasını ya da KCK’da bazı tutuklamaları vesile yapıp tekrar yükleniyorlar… AK Parti’yi, ‘cemaat’i, Tayyip Erdoğan’ı, Fethullah Gülen’i vs. sürekli dış dünyaya gammazlıyorlar. Bunu gazetecilik adına yapıyorlar güya. Dünya standartlarında yayıncılık yaptığı sanılan gazete ve dergiler de “karşıt görüş” olmaksızın bu kara propagandaya teslim olup uluslararası lobicilerin dümen suyunda çırpınıp duruyor. Sadece gazetecilik kisvesiyle yapılmıyor bu işler. Brüksel ve Washington’u mesken tutmuşlar her fırsatta kara propaganda yapıyorlar. Yalan yanlış bilgileri yabancılara boca edenler aslında siyasi bir şartlanmışlık içinde ideolojik bir savaş veriyor. Aslında “yabancı dostlarını” da yanıltıyorlar, çünkü hiçbir analizleri sosyal gerçekliği yansıtmıyor. ...Resmen yalanlar üzerinden bir kuşatma yapılıyor.”

İlkeleri cemaat çıkarı için kullanıyorlar


Bunları yazan Ekrem Dumanlı hiçbir özeleştiri yapmadan ve utanma belirtisi göstermeden Ocak ayında Washington Post gazetesine “Türkiye’de Cadı Avı” başlıklı bir makale yazmıştı, kendi deyimiyle Türkiye’yi gammazlamıştı.

Bence ne Gülen’in ne de Dumanlı’nın yabancı gazetelerde yazı yazmalarında sakınca var. Ama bu iki yüzlülük mide bulandırıcı. Daha bir buçuk iki yıl önce gazetecileri tutuklattıklarında basın özgürlüğü akıllarına gelmiyordu. KCK operasyonlarında ellerine plastik kelepçe taktıkları Kürt siyasetçileri fotoğraflayıp hapse atarken demokrasiden bahsetmiyorlardı. Poliste ve yargıdaki çete üyeleriyle kişilerin özgürlüklerine tecavüz ederken hukuku hatırlamıyorlardı. 17 Aralık 2014’ten beri “basın özgürlüğü”, “demokrasi”, “hukuk” kavramlarını kendi cemaatlerinin çıkarları için kullanıyorlar.

Midemi ağrıtıyorlar.