Nedim Şener

14 Mayıs 2018, Pazartesi 18:13

FETÖ’nün şifreleme tekniği deşifre edildi

Fethullahçı Terör Örgütü’nün Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki “kripto” elemanlarının ortaya çıkarılması için yapılan çalışmalarda inanılmaz bir yöntem daha saptandı. Daha önce yazılı sınavlarda soruları çalarak önceden kendi üyelerine verdiği ve böylece askeri okullara yerleştirdiği ortaya çıkarılan FETÖ’nün, sınav komisyonlarındaki mülakatlarda da özel bir şifreleme yöntemiyle üyelerini geçirdiği ortaya çıktı. FETÖ’cülerin uyguladığı şifreleme yöntemi şöyle işledi:

Çalınmış sorularla yazılı sınavı geçenler daha sonra mülakata alındı. Mülakatta FETÖ üyesi öğrencilerin aday numaralarına özel bir şifre kondu. Bunun için FETÖ’nün imamları tarafından toplanan FETÖ üyesi öğrencilerin kimlik bilgileri Personel Daire Başkanlıkları’ndaki FETÖ üyelerine verildi.

Deniz Kuvvetleri başladı

Personel Daire Başkanlığı’ndaki FETÖ üyesi, örgüt üyesi öğrenci adaylarına, sekiz haneli olan aday numarasının, ikinci ve üçüncü rakamının toplamı 9-10-11-12 olacak şekilde aday numaraları verdi. Mülakat komisyonundaki FETÖ üyesi de önüne gelen adayın numarasına bakıp, ikinci ve üçüncü rakamı toplayıp bu sonuca ulaştığında geçer not verdi.”

Deşifre edilen bu yöntemle dün Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nda görev yapan 350 astsubay açığa alındı. Donanmada görev yapan astsubayların Astsubay Meslek Yüksek Okulu’na 2013 yılı girişli olduğu ve iki yıllık eğitim sonrası 15 Temmuz darbe girişimi sırasında da görevde olduğu belirtiliyor. Bu şekilde TSK’ya sokulanların oranı yüzde 98. Yani neredeyse o yıl girenlerin tamamı FETÖ üyesi.

FETÖ’nün bu şifreleme yöntemini 2010 sonrası Harp Okulları’na dışarıdan giren FETÖ üyeleri için de uyguladığı söyleniyor. Darbe sonrası kapatılan Harp Okulları’ndan çıkarılan ve Türkiye’nin seçkin üniversitelerine yerleştirilen öğrencilerin de bu şifreleme yöntemiyle askeri okullara sokulduğu tespit edildi. Halen üniversite öğrencisi olan bu kişiler hakkında da inceleme devam ediyor.

Nerdeyse bir yıldır çok gizli yürütülen bu soruşturma Kara, Hava, Deniz Kuvvetleri ile Jandarma’yı da kapsıyor. Şifreleme yöntemi konusunda kilit konumundaki görevliler firari durumda. Ancak yöntemin tüm ayrıntıları itirafçı olan FETÖ üyeleri tarafından anlatıldı. Darbe girişimi sonrası “ankesörlü hat” operasyonlarından sonra Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki en büyük FETÖ operasyonu açığa çıkarılan bu şifreleme yönteminin bulunmasıyla ortaya çıkacak.

FETÖ’cülerin yalnız yalancı ve sahtekar ruh halleri değil, TSK’daki şifreleri de çözülüyor…

04 Mayıs 2018, Cuma 05:00

FETÖ’nün ‘seçmen ayağı’!!!

“Seçmen üzerinden Fethullahçı Terör Örgütü’nün siyasi ayağına ulaşmak” kulağa nasıl geliyor? Tuhaf değil mi? Tuhaf ama dün Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli tam da bu anlama gelen sözler etti. Kısaca şunları söyledi:

“15 Temmuz darbesinin siyasi ayağı hep tartışıldı. Siyasi ayak üzerinde kesin bir sonuçtan bahsedilemez duruma geldi. İleriki günlerde bu nasıl olacak onu bilemiyorum. Demek ki FETÖ darbe hareketinde bir siyasi ayak var. Siyasi ayağın olduğu yerde siyasi seçmen olur. Şimdi dikkatinizi çekmek istediğim konu şudur; 4 cumhurbaşkanı adayı 100 bin imza ile müracaatı öngördü... 100 bin kişinin içerisinde bu hangi aday etrafında toplanabilir, burası benim kafamı biraz meşgul ediyor. Bu 100 bin kişinin içerisinde eğer FETÖ desteğiyle, PKK desteğiyle bir aday araması yapılacaksa o zaman FETÖ'nün seçmendeki siyasi ayağının hangi aday etrafında toplandığı hakkında bir kanaat oluşabilir… Acaba Pensilvanya'dan bir talimat gelip '100 bin kişiyi filan aday etrafında toparlayınız' derlerse, FETÖ 'benim en kötü şartlarda dahi 100 bin taraftarım hala Türkiye'de var' derse ne olur? Bunları çok yönlü düşünmek lazım.”

Bakanlara çağrı

Bahçeli, gazetecilerin "Bir bilgi veya istihbarat var mı?" sorusuna, "Hayır efendim, benimki düşüncedir. Bunu da tartışılsın diye ortaya koyuyorum” dese de İçişleri Bakanı ile Adalet Bakanı’na da çağrıda bulunmayı ihmal etmedi; “Bunların bir de aileleri vardır, çevreleri vardır. Adalet Bakanı ile İçişleri Bakanı, FETÖ'nün seçmen ayağı üzerindeki etkisini bugüne kadar takip etmiş midir?”