Geç de olsa

Pazar, 15 Kasım 2009 - 05:00

Meclisi bu halde görenler, eskiden derdi ki:
- Asker gelsin.
Şimdi demiyor, diyemiyor.
Çünkü bitti o dönem.
Buna en çok da Asker memnun... Herhalde diyordur ki:
- Ben yokum, hadi bakalım çıkın işin içinden.
Yaa, işte böyle.

*

Demek ki, müdahalesiz bir siyasete alışacağız.
- Bu iş karakolda biter.
Hayır.
Karakola gitmeden kendi aranızda anlaşacaksınız.
- Birazdan tribündekiler sahaya iner.
Hayır.
Sahaya kimse inmeden bu maçı oynayıp bitireceksiniz.
- Az sonra kavga çıkar.
Hayır.
Artık kimse gelip sizi ayırmayacağına göre kavga etmeyeceksiniz...
Etmemeyi öğreneceksiniz. Onu öğrenemiyorsanız bari barışmayı öğreneceksiniz.

*

Vesayet altında yaşamaya alışmışlar için zor bir dönem.
Nitekim darbe sayıklıyorlar.
Ordu’dan ümit kalmayınca:
- Yargı’dan darbe.
Tut ki oldu.
O da geçer.
- Polis’ten darbe.
O da geçer.
Ve herşey siyaset içinde çözülmeye başlar.
İşte o zaman Meclis’te kavga dövüş kalmaz.
Siyaset hemen seviye kazanır.

*

Şuraya gelmek istiyorum.
Meclis’teki son manzaralar, moralinizi bozmasın. Bilakis, size moral versin. Eskiden bu durumlarda generallere “hâlâ ne bekliyorsunuz, niçin müdahale etmiyorsunuz” yollu çağrılar yapılırdı.
Şimdi yapılmıyor.
Siyaset kendi problemini kendi içinde çözmeye mecbur hâle gelmiştir. Ne güzel.
Keşke 30 yıl önce gelseydi.