Genelkurmay'dan 'Ceylan' açıklaması

Genelkurmay, Türk silahlı Kuvvetleri'ne karşı 'asimetrik kapsamlı ve organize psikolojik harekatın sürdürüldüğünü' açıkladı

Genelkurmay'dan 'Ceylan' açıklaması

Genelkurmay İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak bugün yaptığı basını bilgilendirme toplantısında, Diyarbakır Lice İlçesi Şenlikköy bölgesinde 28 Eylül günü meydana gelen patlamada 12 yaşındaki Ceylan Önkol'un ölümüyle ilgili daha önce açıklama yapıldığını hatırlattı. Olay üzerine Türk Silahlı Kuvvetleri'nin derhal harekete geçerek gerekli idari kovuşturmayı başlattığını kaydeden Tuğgeneral Gürak, buna karşın Türk Silahlı Kuvvetleri aleyhine yayınların devam etitğini söyledi. Tuğgeneral Gürak, "Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yıpratılmasına yönelik asimetrik kapsamlı ve organize bir psikolojik harekat sürdürülmektedir" dedi.

Tuğgeneral Metin Gürak, bölgede yer alan ve olay mahalline 9 kilometre mesafedeki Abalı Jandarma Karakolu ile 8 kilometre mesafedeki Tapantepe Üs Bölgesinden, silahların kontrolü ve kayıtlarına bakıldığında, olay günü herhangi bir havan atışı yapılmadığının tespit edildiğini açıkladı. Tuğgeneral Gürak, şöyle devam etti:

"Esasen, askeri birliklerin konuşlandıkları yerler dikkate alındığında, mevcut havanların menzillerinin yeterli olmadığı, ekrandaki haritadan da anlaşılmaktadır. Ayrıca, patlamanın olduğu yerde meydana gelen mermi çukurunda yapılan teknik analiz raporuna göre; olayın herhangi bir atış sonrası meydana gelen patlamaların oluşturduğu çukurdan farklı olduğu tespit edilmiştir. Diğer yandan, Ceylan Önkol'un hayatını kaybetmesine neden olan bir patlama vardır. Ancak bu patlamanın neyin sonucu olduğu Cumhuriyet Savcılığınca yaptırılan kriminal çalışmaları sonucunda belli olacaktır. Bu nedenle bu çalışmaların sonuçlanması beklenmelidir."

Olayın, 28 Eylül 2009 tarihinde, saat 10:30'da meydana geldiğini, bölgeye en yakın jandarma karakolu olan Abalı Jandarma Karakoluna olayın vuku bulmasından 2,5 saat sonra haber verildiğinin altını çizen Tuğgeneral Gürak, "Haberin alınmasıyla birlikte, Abalı Jandarma Karakolunca olay, Lice İlçe Jandarma Komutanlığına aktarılmış ve derhal adli makamlara intikal ettirilmiştir. Bildiğiniz gibi, bu safhadan sonra olayla ilgili her türlü işlem, adli makamların kontrolünde yürütülmektedir" dedi.

Bölge PKK'nın bir çok olayda kullandığı alan (Devamı 2. sayfada...)

"BÖLGE PKK'NIN BİR ÇOK OLAYDA KULLANDIĞI ALAN"

Toplantı odasında bulunan televizyon ekranına yansıtılan bölge haritası üzerinde olayın meydana geldiği alanla ilgili de bilgi aktaran Tuğgeneral Gürak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bölgede, daha önce bir çok iç güvenlik olayı meydana gelmiştir. Bölge, bölücü terör örgütü mensuplarının yoğun olarak faaliyet gösterdiği ve bir çok duyumun alındığı bir yerdir. Konuyu birkaç örnekle ifade etmek gerekirse, bölgede 31 Mart 2009 tarihinde yapılan geniş çaplı operasyonda, 50 kg. patlayıcı madde, 6 ayrı noktada el yapımı patlayıcı, 5 sığınak ve yaşam malzemeleri ele geçirilmiştir.

Yine, 29 Nisan 2009 tarihinde, aynı bölgede Abalı Jandarma Karakoluna 2,5 km mesafedeki Kılınevitepe'de, bölücü terör örgütü tarafından döşenen 2 adet basma düzenekli, amonyum nitratla kuvvetlendirilmiş el yapımı patlayıcının infilakı sonucunda, 9 personelimiz şehit olmuştur.

Ayrıca, 16 Haziran 2009 tarihinde, bölgenin kuzeyinde, bölücü terör örgütü tarafından döşenen el yapımı patlayıcı maddenin patlaması sonucu bir vatandaşımız yaralanmıştır.

Bu bilgiler değerlendirildiğinde, bu bölgenin bölücü terör örgütü tarafından sıkça kullanılan ve el yapımı patlayıcı ile mayın riski yüksek olan bir bölge olduğu görülmektedir.

Ayrıca, bölücü terör örgütünün taktiği gereği, bu tarz olaylardan hemen sonra, olay bölgesine intikal eden güvenlik kuvvetlerine yönelik olarak, genellikle mayın ve el yapımı patlayıcı kullanıldığı, yaşanan acı örneklerle görülmüştür.

"Cenaze saatler sonra otopsiye getirildi" (Devamı 3. sayfada...)

 

"CENAZE SAATLER SONRA OTOPSİYE GETİRİLDİ"

Bu bilgiler ışığında ve benzer olayların tekrar edebileceği değerlendirilerek, daha müessif bir olaya sebebiyet verilmemesi için, Lice Cumhuriyet Savcılığı tarafından olay yerinin resimlerinin çektirilerek, cesedin otopsisinin yapılması maksadıyla Abalı Jandarma Karakoluna getirilmesi için talimat verilmiştir.

Köy muhtarı ve maktulenin yakınları tarafından, maktulenin cesedi saat 17:45'te Abalı Jandarma Karakoluna götürülmüş ve burada Cumhuriyet Savcısı tarafından gerekli adli işlemler yapılmıştır.

"DELİLLERİN KARARTILDIĞI İDDİALARI GEÇERSİZ"

Olay bölgesindeki tehdit durumu göz önüne alınarak, gerekli emniyet tedbirlerinin alınmasını müteakip bölgeye intikal edilmiş ve yerinde inceleme yapılmıştır. Olay mahalline güvenlik kuvvetlerinin gitmemiş olması esasen delillerin karartıldığı iddialarını da geçersiz kılmaktadır."

"TERÖR ÖRGÜTÜ, TSK ALEYHİNDE OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜ HER OLAYI İSTİSMAR EDİYOR"

Türk Silahlı Kuvvetleri, kendisini ilgilendiren her olayı titizlikle araştırmakta ve varsa sorumlu personeli hakkında her türlü idari ve adli işlemi yapmakta olduğunu belirten Tuğgeneral Metin Gürak, "Bölücü terör örgütünün ana hedefi; medyada, özellikle de televizyonlarda kapsamlı bir şekilde yer almak ve Türk Silahlı Kuvvetleri aleyhine olduğunu düşündüğü her olayı istismar etmektir. Bunu yapanlar da genelde, rivayet, dedikodu, iftira içerikli yöntemleriyle toplumun devlete karşı olan güvenini sarsmaya yönelmektedir. Halen bu olay da, Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı bir propaganda malzemesi gibi kullanılmaya çalışılmaktadır. Üzücü olan da budur" diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir olay meydana geldiğinde, konunun tüm yönleriyle araştırılması, ast birliklerden konuya ilişkin raporların gelmesi, doğruluklarının teyid edilmesi zarureti nedeniyle, bu tür açıklamalar zaman almaktadır. Türk Silahlı Kuvvetleri, kurum olarak, tam ve doğru bilgilere ulaşmadan bir açıklama yapmamaktadır. Bu durum yanlış değerlendirilerek, kurumun sorumlu olduğu şeklinde bir olgu yaratılmaya çalışılmasını da, haksız bir yaklaşım olarak değerlendiriyoruz. Bazı durumlarda sabırlı olunması mecburiyeti vardır."

Organize bir psikolojik hareket sürdürülüyor

"ORGANİZE BİR PSİKOLOJİK HAREKET SÜRDÜRÜLMEKTEDİR"

Tuğgeneral Metin Gürak, "Türk Silahlı Kuvvetlerinin halkımızın güven duyduğu bir kurum olmasında en önemli unsur, kurum olarak, hukuka inanması, tutarlı, ciddi ve her olaydan sonra bir öz eleştiri yapması ile gücünü milletten almasıdır. Ancak son yıllarda, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bu özelliğinin yıpratılmasına yönelik, asimetrik kapsamlı ve organize bir psikolojik harekÔt sürdürülmektedir" dedi.

"TSK'YA KARŞI YÜRÜTÜLEN SAVAŞ"

Tuğgeneral Gürak, "Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı yürütülmekte olan bu savaşın maksadı, kamuoyunu etki altına alarak Türk Silahlı Kuvvetleri aleyhine bir tutum ve yanlış bir 'algı' oluşturmaktır" şeklindeki sözlerinin ardından şunları söyledi:

"Uygulanmakta olan savaşın boyutlarının tahmin edilenden çok daha karmaşık ve büyük olduğunu düşünüyoruz. Unutmayalım ki, uygulamalı ve çok yönlü bir disiplin olan "iletişimdenö de büyük ölçüde istifade edilerek gerçekleştirilen bu psikolojik harekÔtın nihai hedefi, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yıllardır bölücü terör örgütüne karşı sürdürdüğü bu mücadeledeki azim ve kararlılığına zarar vermektir. Türk Silahlı Kuvvetleri bu mücadelede, yurdun her köşesinden binlerce vatan evladını şehit vermiştir. Bugüne kadar da bu mücadeleyi büyük bir başarıyla ve kararlılıkla yürütmüştür. Bu şartlar altında Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı yürütülmekte olan asimetrik psikolojik harekattan en fazla istifade edenlerin başında bölücü terör örgütünün geleceği unutulmamalıdır. Bu nedenle bilerek veya bilmeyerek yapılan bazı haber ve yorumların bölücü terör örgütü lehine durumlar yarattığı daima göz önünde bulundurulmalıdır.

"ÜZÜNTÜYLE İZLİYORUZ"

Geçen hafta yaptığımız açıklama ve yetkili Cumhuriyet Savcılığınca yürütülen soruşturmanın daha henüz tamamlanmamış olmasına rağmen; eksik bilgi ve değerlendirmelerle, olayın farklı bir şekilde kamuoyuna yansıtılmasını üzüntüyle izliyoruz.

"MEDYA MENSUPLARINA BÜYÜK SORUMLULUK DÜŞÜYOR"

Bu nedenlerle, medya mensuplarına ve hepimize büyük sorumluluk düşmektedir. Aksi taktirde, kamuoyunu bilgilendirme adına, dolaylı da olsa, terör örgütlerinin amacına hizmet edilmekte ve onların propagandası yapılmaktadır."

 

4