Gezginleri gezdiren adam

a
a
Cumartesi, 06 Kasım 2010 - 05:00

Boyu-bosuyla, Fransa Kralı XIV. Louis’nin burnunu ve ünlü perukasını kıskandıracak hafif kırlaşmış, omuzuna dökülen uzun saçları, zevkli spor giysileri, askılı çantasıyla, yurdum insanından biraz farklıdır doğrusu. Kuzguncuk’ta, Ahmet ve Selma Duru’nun ‘Asude Lokantası’nda ilk tanıştığımız günden beri, Gazi Ünsal dostumun (soyadımız aynı ama akrabalığımız yoktur efendim) etrafına karşı sevecen muzipliğinin ve vefasının hiç değişmediğini görürüm. Kendi hesabıma unutamamam, yıllar önce bel fıtığı yüzünden zoraki istirahatteyken işini gücünü bırakıp “Hadi, evde iyice sıkıldın, seni arabamla gezdireyim, biraz nefes alırsın” demesini...

Kim düşünürdü ki, dünün filinta gibi piyade yüzbaşısı bugün Türkiye’nin önde gelen turist rehberleri arasında olacak. Ama, bir yaşındayken Sivas’tan Ankara’ya göç eden köylü bir ailenin çocuğu olan Gazi, Atatürk Lisesi’nden İstanbul Kuleli Askeri Lisesi’ne geçip sonra Harp Okulu’ndan teğmen çıksa da emir-komuta dünyası için yaratılmadığını fark etmekte gecikmedi. Ordunun sağladığı olanaklarla İngilizce ve Almancasını iyice ilerletmeyi ihmal etmedi ama. Sonunda, genç yaşta askerlikten ayrıldı. Orduda kalsaydı eğer, büyük olasılıkla, şimdilerde emekli bir albay olarak eski silah arkadaşlarıyla sık sık buluşacak, geçmiş günleri yadedeceklerdi. Bir süre dersanelerde İngilizce hocalığı yaptı, ardından turist rehberliğine soyundu; 25 yıldır da kâh İstanbul’da kâh Anadolu turlarında. Gazi’nin bir özelliği de dinsel turların aranan turist rehberi olması. İncil’de sözü edilen, Efes’ten, Perge’ye, Konya’dan Kapadokya’ya, Batı ve Orta Anadolu’da 1-8’inci yüzyıllarda Hristiyanlık üzerinde uzmanlaşmıştır çünkü. İstanbul, hatta Türkiye’nin öteki illerindeki profesyonel rehberlerin çoğu, Gazi Abileri’ni tanır ve severler. İş ciddiyetiyle tanınır ama, neşeli mizacı ve yakın bulduklarına takılmalarıyla da ünlüdür. Kuzguncuk Çınaraltı Kahvesi’ndeki neşeli makaraları, rahmetli Can Yücel ve Nesim Beyler’le muhabbetine eşlik eden ressam Yusuf Katipoğlu’ndan sorun hele...

Bir kültür merkezi açtı

Gazi Ünsal’ın yıllar önce, birikmiş biraz parası vardı. Beyoğlu’nda, Galatasaray Kulübü’nün arka sokağında bakımsız bir binadan iki küçük daire aldı. O günlerde İstiklal Caddesi’ne yakın yerlerin fiyatı sudan ucuzdu, bugünkü gibi tavan yapmamıştı. Mimar bir arkadaşının yardımıyla daireleri elden geçirtti, elindekini avucundakini harcadı, “Bibliotheca” (Kitaplık) adını verdiği bir kültür merkezine dönüştürdü. Şimdilerde sanat ve tarih seminerleri, turist rehberi eğitimi, ayrıca İngilizce ve Portekizce yabancı dil kursları düzenliyor. Neden Portekizce? Son yıllarda İstanbul’a gelen Brezilyalı turistlerin sayısında önemli bir artış olmuş, rehberler istemiş. Sıra İspanyolca’daymış. Haydi hayırlısı Gazi Dostum, enerjin eksilmesin. Aklına koyduğunu başarırsın sen. Kuzguncuklular Derneği’ni kurup semtin yemyeşil tarihi bostanının üzerine beton bir hastane dikilmesini önleyen sivil toplum direnişini başarıyla örgütleyen sen değil miydin? Sadece, Kuzguncuk’tan Beşiktaş-Kabataş-Eminönü motor seferlerinin yapılması için başlattığın imza kampanyasında başarısız oldun. Şehir Hatları, kamu yararından çok yolcu maliyetini ve işletme zararını düşünür olunca ne yapabilirdin ki?