Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Halkın gündemi savcılar mı?

Perşembe, 25 Mart 2010 - 05:00

Referanduma gittiğiniz konunun tek, yalın ve anlaşılabilir olması önemli. 25 milyon seçmen oy verecek, 25 maddelik değişiklik paketini nasıl anlatacaksınız? Örneğin, 3. Boğaz Köprüsü olsun mu olmasın mı diye bir referandum yapabilirsiniz. Ama bu referandumda insanlar tasarıyı okumadan oy verecek, aha şuraya yazıyorum! Nitekim, şimdiden mikrofon uzatılanların yanıtlarından belli, kendini hükümete yakın hissedenler evet demeye hazırlanıyor, kuşku duyanlar da hayır! Değişikliğe karşı çıkanlar ise ağızları kuruyana kadar anlatmaya çalışıyor nedenlerini, maksat reform yapmak değil, parti kapanmasın ve çıkardıkları yasalar geri dönmesin diye şimdiye kadar AKP’lileştiremedikleri iki yerden biri olan Anayasa Mahkemesi’nin ve diğeri olan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun üye yapısına müdahale edebilmek, kendi güvendikleri adamları seçtirebilmektir. Nitekim, önceki gün boş bulunan başsavcılıklara ve mahkemelere hakim atamak için toplanan HSYK’nın toplantı yapıp atanacak hakimleri seçmesini önlemek için Adalet Bakanlığı Müsteşarı Ahmet Kahraman toplantıyı terketmiş! Aylardır yapılamayan atamaları engellemelerinin nedeni oralara kendi istediklerini getirmek. Hele bir değişiklik geçsin, atamalar ondan sonra yapılsın. Oyun bu kadar açık ve ortadayken Adalet Bakanı Ergin, medyada sürekli “Bakan ve müsteşarı kurula başkanlık etse ne olur sanki?” deyip durmuyor mu? Ne mi oluyor? Atamalar sabote ediliyor! Sokaktaki sade vatandaş bu ayrıntıyı görür, anlar mı? Maalesef hayır, o ay sonunu getirmeye uğraşıyor... Onun gündeminde babanın emekli maaşı, oğlanın iş bulamaması, kızın kadrosuz çalışması, damadın işten çıkarılmış olması gibi el yakan konular var. Var mı bunlara yönelik “reform paketi”niz?

Paran varsa her yerde güçlüsün!

Yaklaşık 6.5 aydır kaçak olan ve İnterpol’ün kırmızı bülteniyle aranan Hakan Uzan, ifade vermek için Paris’te ortaya çıktı. Uluslararası Tahkim Mahkemesi’nden aldığı özel davet, özel izin ve özel korumayla Fransa’ya gelen Hakan Uzan, burada 8 gün boyunca kalacak ve kimse kendisine dokunamayacak. Ayrıca Hakan Uzan’ın Fransa’ya nereden geldiği de sır. Herhalde giderken nereye gideceği de sır olarak kalacak. Türkiye ise yıllardır yakalamak için aradığı Hakan Uzan’ı mahkeme salonunda uzaktan seyrediyor. Yani, güçlüysen, paralıysan, hukuk bile özel olduğunu kabul ediyor, sana özel davranıyor! Ne olursa garibana oluyor...

Medyada kaliteyi arttırmak için!

Gazeteciler yeni bir dernek kurmuş: Medya Derneği. Hedefleri arasında medyadaki çeşitliliği ve çok sesliliği savunmak, basın özgürlüğünün sınırlarını genişletmek olan derneğin yönetim kurulu üyelerine ve hangi medya organlarında çalıştıklarına bakınca... İnsan şöyle bir gülümsüyor, AKP usülü birçok seslilik ve çeşitlilik bu: Sabah, Bugün, Star, YeniŞafak, Türkiye ve Zaman Gazeteleri ile Kanal7, TRT! Medyada dernek kurdukları zaman bile “bizden olsun, bizimkilerden olsun, yandaş olsun” mantığı. Hani Doğan Grubu gazetelerinin çalışanları yok da, Ciner de yok, Karamehmet Grubu da yok, Cumhuriyet elbet yok. Kanarya Sevenler Derneği gibi, AKP Sevenler Derneği deselermiş ya şuna. Derneğin bir amacı da medyada kaliteyi arttırmakmış, demek yandaş grubun kaliteli olmadığını kabul ettiler!