Hayvanlara Avrupa pasaportu

Perşembe, 01 Temmuz 2010 - 05:00

Türkiye bitki ve hayvan sağlığı konularında Avrupa standartlarına ulaştığını kanıtladı. 11 milyon büyükbaş hayvan aşılandı ve kulaklarına çip takıldı. Bundan böyle halkın tükettiği gıdaları sağlıksız koşullarda hazırlayanlar Avrupa’da olduğu gibi sert cezalara çarptırılacak.

Altı aylık bir aradan sonra Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) tam üyelik yolunda kritik bir adım daha atılıyor. Üç yıllık zorlu bir hazırlık döneminin ardından hazırlanan “Gıda” başlığı dün Türkiye’den Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker ve Devlet Bakanı Egemen Bağış’ın da katılımıyla Brüksel’de düzenlenen törenle resmen açılmış oldu.

Peki bu ne anlama geliyor? Özeti şu; Avrupa Birliği’ne bir ülkenin tam üye olabilmesi için yerine getirmesi gereken bazı ev ödevleri var. Bunların her birine “başlık” ya da “fasıl” deniyor. Türkiye’nin üyelik yolunda tamamlaması gereken 35 fasıl bulunuyor. Şimdiye kadar 11 fasıl açıldı. Geri kalanların bir bölümü Fransa ve Kıbrıs Rum Kesimi gibi ülkelerin engellemeleri nedeniyle açılamıyor. Bazılarında ise Türkiye’nin henüz hazır olmaması nedeniyle ilerleme sağlanamıyor. Kısa süre önce İsveç’in dönem başkanlığı sırasında Türkiye ile “Çevre” faslı açılmıştı. İspanya’nın bugün sona eren dönem başkanlığında ise “Gıda” faslı açılmış oluyor.

Tam adı “Gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı politikası” olan bu faslın açılış törenine katılmak üzere Tarım Bakanı Mehdi Eker ve Devlet Bakanı Egemen Bağış ve Avrupa Birliği Genel Sekreteri Büyükelçi Volkan Bozkır ile birlikte Brüksel yolunu tuttuk. THY’nin tarifeli uçağı ile İstanbul’dan Brüksel’e giderken yolculuk boyunca bu açılan başlığın ne anlama geldiğini konuştuk.

AB ile açılan bu fasıl hepimizin yediği içtiği gıdaların temizliği, hijyeni ve belli bir standarda ulaştırılması bakımından çok önemli. Bu bakımdan şimdiye kadar açılanlar arasında özel bir yeri var.

Sağlıksız gıda dönemi bitti

Kasaptan gidip et alırken “Acaba ne etidir?” diye şüphe ediyorduk ya da bakkala gidip peynir istediğimizde “İçine sağlığa zararlı yabancı maddeler karışmış olabilir mi?” diye endişeleniyorduk. Avrupa Birliği’nin siyasi ve ekonomik hedeflerinin yanında sokaktaki insanların yaşam kalitesini yükseltmeye yarayan bir proje olduğunu görmek açısından bu fasıl çok önemli. Nitekim Devlet Bakanı Egemen Bağış bu durumu açıklarken “Biz sonuca değil sürece odaklanıyoruz” ifadesini kullanıyor. Bakan Bağış’a göre burada atılacak adımlar Türkiye’nin insan hakları, demokratikleşme ve kamu sağlığı gibi alanlarda bir üst sınıfa taşıyacak. Egemen Bağış’ın da altını çizdiği gibi eğer Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker son birkaç yılda mesaisinin büyük bölümünü bu alandaki çalışmalara ayırmasaydı bu önemli başlık açılamazdı. Çünkü Türkiye’nin tarım ve hayvancılık düzeyi Avrupa ortalamalarının çok gerisindeydi. Bitki ve hayvan sağlığı belli standartların gerisinde olduğu için bundan insan sağlığı da olumsuz yönde etkileniyordu. Mehdi Eker sohbetimizde en büyük zorluğun şap hastalığı ile mücadele olduğunu vurguladı. Eker, şu anda Trakya bölgesinde bu hastalığı ortadan kaldırdıklarını ve İstanbul’dan Trakya’ya canlı hayvan nakline izin vermediklerini söyledi. Hayvanların ancak sınırlı koşullarda geçişine müsaade ettiklerini ifade eden Bakan Eker sevki yapılan hayvanların da tek tek sağlık kontrolünden geçirildiğini anlattı.

Türkiye’deki 11 milyon büyükbaş hayvanın tamamını şap hastalığına karşı aşıladıklarını belirten Bakan Mehdi Eker bunların her birinin kulaklarında ikişer küpe taktıklarını ilave etti. Bu küpelerde hayvanlarla ilgili bütün bilgiler dijital ortamda saklanıyor. Birinin düşmesi ihtimaline karşı ikincisi hayvanın kulağında yedek olarak bulunuyor. Suriye, İran ve Irak gibi ülkelere komşu olan Türkiye Avrupa ile bitki, hayvan ve gıda sağlığı konusunda bir fasıl açarak aslında çok zor bir işi başarmış oluyor. Bu sayede Türkiye’deki hayvanlar bir anlamda AB pasaportuna sahip olurken, vatandaşlar da temiz gıda yeme hakkını elde ediyor.

Avrupa’ya vize baskısı

Devlet Bakanı ve Avrupa Birliği Baş Müzakerecisi Egemen Bağış da tarım alanında atılan adımların genç nesillerin sağlığı için önemine işaret ederken “Anne şefkatine AB şefkatini ekliyoruz” ifadesini kullandı. Türkiye’nin hijyen, sağlık, çevre ve ekonomi alanlarında pek çok Avrupa ülkesinden ileri durumda bulunduğunu söyleyen Bakan Bağış bu koşullarda Türk vatandaşlarına vize uygulanmasını kabul edemeyeceklerini ifade etti.

Egemen Bağış’ın verdiği bilgiye göre 13 Temmuz’da Avrupa Birliği’nin genişlemeden sorumlu üyesi Stefan Füle ile Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton Ankara’ya gelecek. Bu görüşmede Türk vatandaşlarına uygulanan vizenin tamamen kaldırılmasını talep edilecek.