İğne ve çuvaldız

Cuma, 26 Şubat 2010 - 05:00

Kulağa hoş gelen lâflardan biri de:

- Hukuk herkese lazım olabilir... Sana da.

Tamam ama bunu canın yanınca değil, yanmadan evvel söyleyeceksin.

Başkalarına yapılan haksızlığa seyirci kalıp, hatta zulme ortak olup, iğne ancak kendisine batınca hukuku hatırlamak neye yarar?

***

Tutuklama süreleri cezaya dönüşmüş.

Doğru.

Türkiye hapishanelerinde yatanların çoğu hükümlü değil tutuklu’ymuş.

Doğru.

Ama “önemli kişiler tutuklanınca” hatırladık bunu... Çünkü “önemsiz kişiler” umurumuzda değil.

Yüzlerce binlerce gariban kime anlatsın derdini? Sesini nasıl duyursun? Paşalar gibi şanlı şerefli değil ki herkes?

***

Bilmiyorum, köklü bir reform yapılırsa bunlar düzelecek mi?

En basitinden şu gözaltı meselesine bakar mısınız? Gözaltı süresi 4 gün diye son saniyesine kadar Çetin Paşa’yı orada tutmak şart mıydı?

Bir de tersi var.

Saldıray Paşa, ifade vermek için kendisine tanınan 10 günlük süreyi son saniyesine kadar kullanmaya mecbur muydu?

İşte, gerginlikler biraz da buradan doğuyor.

Dünyanın en mükemmel kanunlarını da yapsak, neticede onu uygulayacak olan, “insan”dır.

Muhatap olacak olan da insandır.