İki partili demokrasi

a
a
Pazartesi, 06 Eylül 2010 - 05:00

Anayasa halk oylamasına günler kala Evet-Hayır çekişmesi devam ediyor.

Ancak bu kutuplaşmanın demokrasimize vereceği zararı görmemek için kör olmak gerekiyor. Sonuç ne olursa olsun referandumun galibi AKP ve CHP olacak.

Yüzde 10 seçim barajının tüm siyasi görüşleri Meclis’e taşımadığından ve çok partili demokratik sisteme bir türlü geçemediğimizden yakınırken kendimizi bir anda iki partili “küçük Amerika” modelinde buluverdik.

Siyasi sınırlar keskinleşti.

Evet-Hayır, siyah-beyaz kadar zıt kardeşler.

Türkiye’nin renk mozaiğine uymuyor.

Sağcı-solcu, dindar-laik ayrımı körükleniyor.

***

Son kamuoyu yoklamaları MHP oylarının düştüğünü gösteriyor.

MHP üst yönetimi “Hayır” diye bağırırken taban AKP’ye kayıyor.

DP ise ANAP’la birleşmesine rağmen merkez sağ vizyonunu temsil etmekten uzak.

Dinozorlar koltuk kavgasıyla uğraşırken eski genel başkanın “Evet” saflarına katılması merkez sağ oyların yönlendiği hedefi zaten gösteriyor.

Cindoruk’un “Hayır” demesinin bir kıymeti yok.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanı seçilmesiyle zaten solda ne DSP ne de Sarıgül Harekatı kaldı.

***

Sonuçta CHP, sol ve merkez sol oylarla ve başbakanın deyimiyle “sahil partisi” olarak iki partili sistemde yerini almış durumda.

AKP ise “Milli Görüşçü” kadrolarını merkez sağdan alacağı taze kanla zenginleştirme çabasında.

Referandumu 2011’de yapılacak genel seçimlerin bir provası olarak görürsek Türkiye’nin geleceğini yüzde 10 barajını aşarak parlamentoya girecek 3. partinin belirleyeceğini söylemek şimdiden mümkün.

Avrupa Birliği’ne girmeye uğraşırken bir anda “Küçük Amerika” oluverdik.

Sırada herhalde Başkanlık sistemi var!