Mehmet Coşkundeniz

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170739.mehmet_coşkundeniz_27.png

İlişkileriniz bağırıyor duyuyor musunuz?

Pazar, 11 Temmuz 2010 - 05:00

İlişkiler bitmeye yakın çığlık atar. Duyarsanız, düzeltmek için şansınız vardır. Ama duymazsanız ğelveda zamanı gelmiş demektir... Peki nasıl çığlık atar ilişkiler? Buyrunuz okuyunuz...

*

Duy beni!
Sevgilinizi dinlemiyorsunuz. O konuşurken siz başka şeylerle ilgileniyorsunuz. Ya da dinler gibi görünüp bir an önce sözlerini bitirmesini bekliyorsunuz. Tamam, onu dinlemiyorsunuz ama siz de konuşmuyorsunuz. Oysa bir ilişkide paylaşımın en önemli noktasıdır konuşmak. Bir düşünün bakalım, kendinizi başka her şeyden soyutlayarak sevgilinizle en son ne zaman adamakıllı sohbet ettiniz? Siz en iyisi bu akşam televizyonu kapatın, kolutklarınızı birbirinize çevirin ve yüz yüze sohbet edin. Böyle bir sohbeti ne kadar özlediğinizi anlayacaksınız.

*

Gör beni!
O sizin sevgiliniz ve siz onun yüzüne dahi bakmıyorsunuz. Sizin için güzel şeyler giyiyor, sizin için saçının şeklini değiştiriyor. Ne yaparsa sizin için yapıyor ama bunu bir türlü fark ettiremiyor. Herkesin bir dayanma noktası vardır. Sevgilinizi görmezlikten gelmeye devam ederseniz sonunda elinizden kaçırırsınız. O da gidip kendini fark edecek, kendisini görecek biriyle birlikte olur. E hakkı değil mi?

*

Hisset beni!
Sizi birbirinize bağlayan en önemli şey duygularınızdır. Her an bir duygu sağanağı altında yaşayın demiyorum ama, duygularınızı ihmal etmeyin. Her şeyden önce duygularınızı ona açıklamaktan çekinmeyin. Ne hissediyorsanız söyleyin. Ayrıca onun ne hissettiğini de anlamaya çalışın. Kendinizi zaman zaman onun yerine koyun. Siz bir çiftsiniz. Birlikte olmayı tercih etmişsiniz. O zaman kesin bir bireysellik içinde olamazsınız. Çift kişilik yaşamalısınız.

*

Anla beni!
Herkesin en büyük derdi anlaşılamamak. Zaten ilişkileri bitme noktasına gelmiş insanlar da hep aynı şeyi söyler: “Beni anlamıyor...” Burada hem anlaşılmadığını iddia edene hem de anlamadığını söyleyene görev düşüyor. Eğer anlaşılamamaktan yakınıyorsanız tekrar tekrar anlatmayı deneyin. Eğer anlayamadığınızı söylüyorsanız, bir kez daha anlatmasını isteyin. Kişilerin ifade tarzları sizin alıştığınız biçimde olmayabilir. Unutmayın ki herkesin yetişme tarzı, aldığı kültür farklıdır. Hoşgörülü olmalısınız. Ve elbette sabırlı olmalısınız.

*

Önemse beni!
İlişkiniz bir kişilik yarıştırma arenası değildir. Her an sizin söylediğiniz olacak, hep sizin sözlerinizle hareket edilecek diye bir şey yok. Her zaman sevgilinizin fikrini almalısınız. Aksi takdirde sevgiliniz önemsenmediğini düşünür. Önemsenmeyen sevgili ne yapar peki? Pılını pırtısını toplayıp gider. 

*

Sev beni!
İşte en önemli unsur. Bir ilişkide taraflar birbirinin sevgisinden şüphe etmeye başlarsa yandı gülüm keten helva. Sevdiğinizi mutlaka ve her fırsatta göstermelisiniz. Günde bin kez “Seni seviyorum” deseniz bile, merak etmeyin sözcükler değerini kaybetmez. Üstelik sadece söylemeniz de yetmez. Hareketleriniz de önemli. Unutmayın ki, sevginin olmadığı, sevginin dile getirilmediği bir ilişki zaten yürümez.