IMF'siz Türkiye'ye övgü

Krizden IMF desteği almadan çıkan Türkiye'nin büyük başarı sağladığını ortaya koyan Avrupa Birliği Komisyonu, 2002'ye kadar 'zayıf ve kırılgan' olan Türkiye'nin, son 7 yılda gerçek anlamda AB'yi yakalama sürecine girdiğini bildirdi

Perşembe, 22 Ekim 2009 - 05:00

IMF'siz Türkiye'ye övgü

2002’YE KADAR KIRILGANDI

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu, Türkiye’nin IMF kaynağı kullanmadan krizi tek başına göğüslemesinin ‘büyük başarı’ olduğunu bildirdi. ‘Türkiye’de Büyüme ve Ekonomik Krizler: Çalkantılı Bir Geçmişi Geride Bırakmak’ başlıklı bir rapor hazırlayan Avrupa Birliği Komisyonu, 2002 yılına kadar ‘zayıf ve oldukça kırılgan’ kalan Türkiye’nin, ekonomik göstergelerde son 7 yılda gerçek anlamda AB’yi yakalama sürecine girdiğini bildirdi.

MİLLİ GELİR AT BAŞI ARTTI

Kişi başı milli geliri 1950-1960’da yılda yüzde 3.3 artıran Türkiye’nin hızının 1960-1973’de yüzde 3’e, 1973-1990’da yüzde 2.2’ye ve 1990-1998’de yüzde 2.4’e gerilediğine dikkati çekilen raporda, “1950-1998’de yıllık yüzde 2.7 düzeyinde gerçekleşen kişi başına milli gelir artışı aynı dönemde Portekiz’de yüzde 3.9, Yunanistan’da yüzde 3.7, İspanya ve İtalya’da yüzde 3.4, Almanya’da yüzde 3.3 ve Fransa’da yüzde 2.8 olmuştur” denildi.

GÖZ ALICI BÜYÜME PERFORMANSI

2001 krizinden sonra gerçekleştirilen reformların Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın ekonomi yönetiminde olduğu 2007’ye kadar ‘gözalıcı büyüme performansı’ sergilediği anlatılan raporda, bu dönemde milli gelir artışının yılda ortalama yüzde 7 olduğu belirtildi. Raporda, “Bu, Türkiye’nin ekonomik açıdan gelişmiş ülkelere yaklaşmadaki geçmiş deneyimlerine bakıldığında eşi benzeri bulunmayan bir dinamiğe işaret ediyor” denildi.

2007-2008’DE YAVAŞLAMA OLDU

Raporda, Türkiye ekonomisinin 2002-2007 döneminde IMF ve Avrupa Birliği desteğiyle gerçekleştirdiği reformlar güçlü ifadelerle övülürken, 2007-2008 dönemi koşullara göre eleştirildi. AB Komisyonu raporunda, söz konusu dönemde Türkiye’deki seçimlerin yarattığı siyasi belirsizlik, iç reformlarda ve AB ile müzakerelerde yavaşlama yanında küresel koşulların kötüleşmesi nedeniyle ekonominin kademeli olarak yavaşladığı hatırlatıldı.