İş akdiniz son bulur

Çarşamba, 14 Nisan 2010 - 05:00

Aralık 2008’de bir işe girdim. Nisan 2009’da belfıtığı teşhisi ile hastaneye yattım. Ameliyat oldum. Ancak iyileşemedim ve yaklaşık sekiz aydır raporluyum. Raporum Şubat 2010’a kadar uzatılmıştı ama bu arada bana işten ayrıldığıma dair bir kağıt gönderdiler ve imzalamamı istediler. Bana imzalatmadan, yani haber vermeden işime son verebilirler mi? O.K.

Bir işçinin uzun süren hastalığı iş akdinin feshi nedenidir. Uzun sürmek ne demek? Bunun açıklanması gerekir. Bunun için ay veya yıl hesabı verilemez. Yasa şöyle bir ölçü getirmiş. Diyor ki, “İşçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı (kıdem tazminatı ödemeden fesih hakkı), belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17’nci maddedeki bildirim sürelerini (ihbar süresi kastediliyor) altı hafta aşmasından sonra doğar.” Yani çalıştığınız süre itibariyle hesaplanan bir ihbar süresi vardır. İşte buna altı hafta eklerseniz ve bunun sonunda hâlâ hastalık devam ediyorsa iş akdi fesholunabilir. Bunun için size bir bildirim elbette yapılır. Elden gelen kağıdı imzalamazsanız bu size noter kanalı ile bildirilir.

Hiç gecikmeyin

Dört ay önce trafik kazası geçirdim. Polis raporunda tam kusurlu gösterildim. Ancak sonradan sulh hukuk mahkemesinde tespit yaptırdım ve benim yüzde 50 kusurlu olduğum açıklandı. Bu kararı sigortaya ibraz ettim ama zararım karşılanmadı. Benden mahkeme kararı istendi. Bu elimdeki mahkeme kararı değil mi? Daha ne kararı almam lazım? Y.U.

Önce şunu söylemem lazım. Sizin sigorta şirketiniz sizin mahkeme kararı getirmenize ihtiyaç duymadan paranızı ödemelidir. Zira polisin raporu kaza anının tespiti amaçlıdır, tarafları veya mahkemeyi bağlayıcı özelliği yoktur. Bu böyledir ama sigorta paranızı ödemeyince ne yapılır? Sigorta paranızı ödemeyince mahkemeye başvurulur. Sizin başvurunuz bir (teknik tabirle) ‘eda’ davası değil, bir tespit davası. Tespit davası, karşı tarafın ödeme yapması için zorlama imkanı tanımaz. Bu tespite dayanarak bir alacak davası (eda davası) açılması gerekir. Alacak davası sonuçlanınca ancak o zaman icra marifeti ile alacağınızı tahsil edersiniz. Benim tavsiyem hiç vakit geçirmeden davanızı açmanızdır.

Çok zaman geçmiş

1983’te bir satış vaadi sözleşmesi yapılmış. Satış bedeli ödenmemiş, tapuya da tescil edilmemiş. 27 yıl sonra tescil talep olunabilir mi? O.A.

Sorunun önemli birkaç noktası var. Birincisi, satış vaadi yapılmış diyorsunuz. Ancak bugün hâlâ vatandaşı otuz senedir aydınlattığım halde, şekle uygun satış vaadi yapılmıyor. Satış vaadinin özel şekli vardır. Bu şekle sizin satış vaadinde uyulmamış ise iş zaten baştan sakat. Bununla tescil talep olunmaz. Bunun yasal şekli noterde düzenleme şeklinde yapılmasıdır. Bu şekilde yapılmayan satış vaadi baştan geçersizdir. İkincisi satışın vaadolunduğu tarihten itibaren on yıl içinde tescil talep olunmalıdır. On yıl geçtikten sonra tescil talep olunamaz. Sizin olayınızdan bu yana 27 sene geçmiş. Artık tescil talebinde bulunulamaz. Tapuya şerh verilmiş olup olmaması sizin olayınızda önemli rol oynamıyor. Tapuya şerh, üçüncü kişilere satış durumunda üçüncü kişilere karşı hak talep edebilmek açısından önemli. Satıcıya karşı dava hakkını etkilemiyor.