Mehmet Ali Birand

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

İsrail ve PKK, Türkiye'ye ders vermek istiyor...

Salı, 01 Haziran 2010 - 05:00

Her şeyden önce iki noktada birleşelim. İsrail saldırısı, bugüne kadar uyguladığı en tehlikeli ve Türkiye ile ilişkileri temelinden sarsacak bir adımdır.

Diğeri de, bu olayı tüm İsrail’e mal etmemek gerektiğidir. Bu kadar çapsız ve gözü kara yaklaşım, Netanyahu hükümetine fatura edilmelidir. İsrail’in tümüne veya Yahudiler’e bağlanamaz.

Şimdi gelelim ayrıntılara:

1) İsrail, Gazze’ye insani yardım götüren ve uluslararası sularda bulunan bir sivil konvoya, silahlı bir müdahalede bulunmak zorunda değildi. İstese, gemilere, barışçı şekilde müdahele ederek, Gazze’ye yanaştırmazdı. Gemilere halat atıp çekse dahi, bu sonucu elde edebilirdi.

2) İsrail hükümetinin gösterdiği gerekçelerin hiçbir inandırıcı tarafı yoktur. Askerlerin müdahalesi sırasında oradakilerden birinin silah çekmesi üzerine ateş edildiği gibi gerekçelere kuşlar dahi inanmaz. Bu saldırıda bulunulması, hangi gerekçeye bağlanırsa bağlansın, kimse tarafından kabul edilmez.

3) Ortada çok açık bir ağır tahrik vardır. Askersiz halledilebilinecek bir sorunda ateş gücü kullanıldığı taktirde, bunun Türkiye’ye bir mesaj anlamı olduğu anlaşılır. Amaç, Türkiye’nin burnunu sürtmek ve bu şekilde bir ders verilerek, ilerde aynı durumlarla karşı karşıya kalınmamasını sağlamaktır.

Bu konuyu ilerde daha çok tartışacağız, ancak şimdilik bundan sonrasının nasıl gelişebileceği hakkında birkaç unsuru paylaşmak isterim.

Bu gelişme, uzun süredir gerginleşen ilişkilerimizi temelinden dinamitleyecektir. Artık tamir imkanı da yoktur. Bundan böyle eski Türk-İsrail ittifakından söz edilemeyecektir. Bu durumdan Türkiye de etkilenecek, ancak İsrail daha çok yara alacaktır.

Türkiye gibi bir müttefiği kaybetmenin faturası ağır olacaktır. Türkiye’yi bekleyen tek sorun, hem kamuoyu açısından, hem de devlet mekanizmalarının aşırı bir tepki göstermeleri ve en haklı olduğu bir alanda kendini haksız konuma sokmasıdır.

Abartılı gösteriler, olayı din temeline indirgemeler ve İsrail hedeflerine saldırılar, hem Türkiye’nin uluslararası alandaki durumunu, hem de kamuoyunu sarsacaktır.

Ne kadar soğukkanlı davranılır, fevri hareketlere girilmezse, bu olaydan o kadar sağlıklı sonuçlar alınır.

PKK, büyük bir hesap hatası yapıyor...

Çok yazık oluyor. Açılımdan geri kalan bölümler de yok ediliyor.

Öcalan ne yapmak istiyor?

Ben anlayabilmiş değilim. PKK’nın çok önemli bir hesap hatası var. Kim bu emirleri veriyorsa, yani Öcalan mı, yoksa Kandi mi bilemiyorum, ancak önlerini göremiyorlar. Türk kamuoyunun nabzını doğru dürüst tutamıyorlar.

Bundan önceki dönemlerde, terör olaylarına Türk kamuoyunun tepkisi çok açıkça, “Ne yapın edin ve bu işi çözün” şeklindeydi. Bu yaklaşım, PKK’ya teslimiyet veya PKK ne isterse kabul edilmesi anlamında kullanılmıyordu, ancak temelinde bir bıkkınlık vardı. Devletin bazı adımlar atması ve çatışmaları durdurması isteniyordu.

PKK da, kamuoyunun bu zayıf noktasını tahrik ederdi. Terörü kullanarak, Ankara’ya baskı yapar ve “Eğer istediklerimizi yapmazsanız, bakın biz de size neler yaparız” dercesine, sokak gösterilerini, silahlı saldırıları arttırırlardı.

İşte artık hesap edemedikleri unsur bu...

Türk kamuoyu artık terör olaylarından farklı şekilde etkilenmeye başladı. Artık, her terör olayı Türk kamuoyunu biraz daha sertleştiriyor, katılaştırıyor ve Kürt sorununun önünün daha da fazla tıkanması sonucunu getiriyor.

Eğer Öcalan, bu saldırılarla İmralı’daki durumunu düzeltmek veya pazarlıklarda söz sahibi olmak istiyorsa, çok hata ediyor.

Her saldırı, Türk kamuoyunu biraz daha geriyor.

Her olay, Türk kamuoyundaki direnişi arttırıyor.

Benim ümitlerim giderek azalıyor.

PKK ve yöneticilerinin barış istemedikleri, savaşı devam ettirmekten başka bir şey düşünmedikleri fikri giderek yerleşiyor.

İsrail ile PKK, bu ülkede önemli bir bakış değişikliğine yol açan son derece hatalı birer adım attılar.

Sonuçlarına da katlanacaklardır.