Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

İstanbul kesmediyse Antalya'da eriyebilirsiniz!

Pazar, 15 Ağustos 2010 - 05:00

İstanbul’da ısı ve nem faciasından boğulmak üzere ve “hayır, hayır çalışmaya devam edeceğim” inadına kapılmışken, (hayırlara vesile olmak için), küçük bir kaçamağa “Evet, evet, evet!” denilebilir. İstikamet Antalya! “Isı ve nemden kaçmak için başka yer mi kalmadı?” itirazlarını yeterince dinledim. Böyle denk geldi. Üstelik ben Antalya’yı severim. Oğlan büyüdüğünden beri çok yıldızlı tatil köylerine de gelmemiştim. Gideceğimiz yer, 450 odalı, bin küsur kişilik büyükçe bir kasaba! Lykia World Links Golf Antalya. Sağında solunda başka tesis yok. Bin dönüm arazinin büyük kısmı golf alanı. Su kaplumbağalarının doğal yumurtlama alanı 2.5 km’lik kumsalda caretta yavruları dışında tek başına gibisin. 5 açık, 3 kapalı havuz filan. Su aktivitelerine nem eklenince solungaçların çıkabilir. Aslında burası deniz kıyısındaki dünyanın sayılı golf otellerinden. Meraklısı için cennet diyorlar.

İlk gün izlenimleri

Binanın mimarisi dışarıdan o kadar iddiasız ki, burası mı yaa, oluyorsun. Oysa içerisi, ferah, kullanışlı. Asıl iddialı olanı havuzları ve ağaçlarıyla bahçe ve tabii golf sahası. Kasaba halkı, göze çarptığı kadarıyla İngiliz ve Rus ittifakı, Almanlar’a karşı yeni bir dünya savaşı mı ki? Öğlen yemeği büyük açık büfede. (Farklı ülkelerin mutfaklarının sunulduğu 7ayrı restaurant var) İnsanların gözleri parlayarak oradan oraya koşuşturmaları ve tabaklarını tıka basa doldurmalarından yemeklerin güzel olduğu anlaşılıyor. Gerçekten de çok çok leziz, lokantanın adı gibi! Dışarıda güneş yakıyor, ısırıyor, parçalıyor! Havuz kenarındaki beyaz tenli insanlar nasıl bir dayanıklılık zırhına bürünmüşler ki? Zaten o saatlerde çalışıyorum, oda serin. Akşam üstü deniz keyfi. Bu kadar güzel kumsal ve denize insan burun kıvırıp havuzda mı yüzer? Öğlen neyse de akşam yemeğini de kapalı salonda yiyoruz. Dışarısı bedava sauna. Yemekler inanılmaz! Çok çeşit, çok lezzet. Üzülme, açık büfelerde ilk gün hep böyle olur, ikinci gün gözün doyar! Eğlence: Çeşitli akrobasiler, İngilizler gülmekten ölüyor! Biz tebessüm bile edemiyoruz.

İkinci gün izlenimleri

Kahvaltıda poğaça, gözleme limitimi aşıyorum! Dün de pizzalarıyla kanıma girmişti, hamur ustasını öldürmeliyim! İngilizler havuz kenarındaki bütün şezlongları sabah altıda havluluyor! Tipik tatil köyü turisti davranışı. Hepsinin en az 3 çocuğu var. Kim demiş Avrupa’da nüfus artışı durdu, kimse doğurmuyor diye. Yoksa hükümet, çok çocuk yapanları bonus olarak tatile mi gönderiyor? Bir süre sonra kendimizi kreşe gizlice girmiş büyükler gibi hissediyoruz! 19 yaşındaki oğlum, düş kırıklığından karardı, “Hani Ukraynalı, Rus kızlar?” tribinde. Var ama 13 yaşına kadar, pek yalnız kadın gözükmüyor, ‘damsız’ erkek müşteri de kabul etmiyorlarmış! Sonuç, 19-22 yaş arası ‘nonexist’! Sadece küçük çocuklu aileler! Nerede Kremlin Palace’taki yarı çıplak dilberler... Gerçi 12-13 yaşındaki kızlar da topuklu pabuçları, boyalı gözleri ve dansöz kıyafetleriyle gelecek için ümitvar!

Üçüncü gün izlenimleri

Bütün gün plajda kalınca erime durumu. Rüzgar, kuma vurup estiği için çöl rüzgarı gibi. Deniz suyu da sıcak. Yüzmek için motivasyon gerek. Uzaklara bir şişme bot koymuşlar. Oraya gidip ele geçireceğiz. Bir Kardak Kayalıkları krizi çıkıyor! Bota ip merdivenle çıkılıyor. Ben ve oğlumdan oluşan Türk timi, bir hanım ve iki çocuğundan oluşan Rus timine karşı müthiş bir mücadele veriyoruz. Onlar çıkıyor! Biz çıkamıyoruz! Ergenekon sanığı bütün SAS komandoları buraya! Ruslar çıktı, botta gerine gerine yatıyor, biz çıkamıyoruz! Turist psikolojisini anlamaya çalışıyorum: Havaalanında uçaktan inip buraya geliyor, on gün, izole bir kampta, sadece kendi vatandaşları ve hadi bir iki milletten numune, yiyip içip yatıyorlar. Yemekler dünya mutfağı. Eğlence onlara göre. Karaoke iğrençti! Partide klüp dansı! Eller çırpılacak, sağa sola kıvrılınacak. Yerel halkla ilişkileri yok, kenti, bölgeyi gördükleri yok. Döndüklerinde Türkiye hakkında ne biliyor olacaklar? Havuz, güneş, yemek! Mide kaslarım ağrıyor. Mekik çekmediğime göre, çok yemekten olabilir mi?

Golf mevsimi değil

Odamdan merdivenle bahçeye ve havuza inebiliyorum. Oda rahat. Bahçe güzel. Personel çok kibar ve güler yüzlü. Yemekler inanılmaz. Gitti bütün bir kış yaptığım diyetler, aşkolsun yani! Kaplumbağalarla paylaşılan kumsal ve deniz güzel. Ayrıca sırf kulak kabartarak İngilizcenizi ilerletebilirsiniz! Golf alanı başka bir dünya! Tuzlu sudan zarar görmeyen özel bir çimle kaplı. Doğal tepecikleri ve parkuru var. Yazın çok sıcaklar ve kışın yağmur mevsimi dışında golfçülerin istilasındaymış. Bu mevsim güneş meraklılarının. Fiyatlar odalara göre değişiyor. Normal oda da var, üç katlı havuzlu özel uşaklı villa da, kalabalık davetler verebildiğiniz. E tabii hepsi farklı. Bazı yabancı içki bile fiyatın içinde. Huzurlu, muhafazakâr bir aile tatili için bulunmaz yer. Gençlere göre değil. Sıkıcı. Ama ben hem dinlendim, hem çalıştım, daha ne isterim! Eğlence? Başka kapıya!