Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

İstanbul sonunda efsane olacak!

Perşembe, 02 Kasım 2017 - 05:00

Son yılların en gözde rehberi Saffet Emre Tonguç ile, Brand Week İstanbul kapsamında #Efsaneİstanbul temalı bir Balat Fener turu yaptık. Buraları defalarca gezmiş olmama karşın hiç bilmediğim yerlere götürüp her zamanki gibi şaşırttı yine.

Ama bütün bu güzelliklere rağmen bizden başka bir kaç kadın grubu dışında gezen kimsenin olmaması içimizi acıttı. Buralara yatırım yapmış, birbirinden şirin kafeler, dükkanlar açmış esnaf kan ağlıyor.

Saffet de sonunda itiraf etti; geçen yıl toplam beş buçuk iş günü rehberlik yapabilmiş, “Neyse ki başka işler yapıyorum da ayakta kalabiliyorum” diyor.

Yabancı turist yok diye zaten darda olan esnafın belini bir de Fatih Belediyesi bükmüş, son bir haftadır ceza yağdırıyorlarmış. Esnafın fısıldadığına göre Çarşamba ve Fatih’i egemenlik alanı belirleyen İsmailağa Cemaati, buradaki ortamdan rahatsız olup silin atın bunları fetvası vermiş.

Eskiden buraların gerçek sahibi Yahudi ve Rumlardan da kimse kalmamış zaten. Öğrenci yokluğundan, 54 Rum okulundan sadece 4’ü açık, hepsi kapanmış.

Rumlar Yunanistan’a, Yahudiler de artık neresi uygunsa oraya göç etmiş, cemaatin 11 bin kişi kaldığı söyleniyor bütün Türkiye’de. Şimdi laik yaşam biçimini benimsemiş, Cumhuriyet ilkeleri diye tutturanları da kaçırırlarsa Suudi Arabistan’ın dönmeye çalıştığı yola Türkiye’yi sokar, Araplarla bir arada yaşarlar sanıyorlar.

Turizm Şurası’ndan da “Müslüman dostu turizm” planı çıkarmaya çalışacaklarmış!

Cumhuriyet Gazetesi yazarlarının serbest bırakılmasını beklerken bilim teknik konularında uzman yazar Serdar Kuzuloğlu’nu gözaltına alıp, insan hakları savunuculuğuyla tanınan iş adamı Osman Kavala’yı da tutuklamaları neyi mi gösteriyor? Kendileri gibi olmayan herkese düşmanlar.

Yıllarca FETÖ’ye düşman olmuş herkesi FETÖ’cü suçlamasıyla içeri atacaklar ve dışarısı gerçek FETÖ’cülere kalacak! Sadece canım İstanbul’a değil, güzel ülkem Türkiye’ye de yazık oluyor.

Lezzet diyarından dünyaya açılan çikolata

Gaziantep’de doğan ve gözünü istikrarlı yurt dışı pazarlara dikerek istikrarlı bir biçimde büyüyen Şölen çikolata şekerleme firmasının İstanbul Silivri’deki fabrikasını gezdiğimizde şirketin CEO’su Elif Çoban, siz asıl Gaziantep’deki fabrikamızı görün demişti. Kendi bölgelerine yatırım yaparak büyümeyi seçen ve erkek kardeşlerine rağmen işin başına geçen bir kadın yönetici olarak sevip sahiplendiğimiz Elif Hanım’a söz vermiştik.

Gittik gördük Gaziantep’deki fabrikayı: Deli işi! Organize sanayii 2’deki 80 bin m2’lik fabrikayı bırakıp 5. bölgede, 120 bin m2’lik bir yere milyarlar harcayıp entegre bir tesis kuruyorlar ve dünyada inovasyon ve teknik açısından ilk üç arasına giriyorlar! Gerçekten çok radikal bir karar.

Eski yerimizde eski makinelerle bu kadar modern bir tesis kuramazdık diyorlar. Şirketin dış pazarlara hakimiyeti Elif Çoban’daysa teknoloji, ar-ge elektronik elektrik mühendisi kuzen Erdoğan Çoban’da, fabrika yönetimi kardeşi Ali Çoban’da. Fabrikanın yeniden yapılanmasını onlar gerçekleştirmiş.

Böylece gerek duydukları akıllı makinalar özel olarak ısmarlanmış, hatta bu yaptıkları inovasyon makinalarla şirketler ödül bile almış! Deli işi imalata da yansımış: 25 kuruş büyüklüğünde, mini çizburger görüntüsündeki çikolatalı bisküviyi açtığınız zaman içinde kızarmış peynir deseni var!

Üretim, aşırı hijyen düşkünü Japon pazarından, lezzet düşkünü Avrupa pazarına herkesi tatmin edecek kalitede yapıldığı için bugün 100’ün üzerinde ülkeye kendi markalarıyla ihracat yapabiliyorlar.

Daha önemlisi, ihracatta kg başına ortalama 2.23 dolar olan mal değeri onların sattıklarında 3.69’a çıkıyor, yani daha pahalı ve değerli. Kendi sektörlerinde ihracat, Gaziantep’de vergi şampiyonu olmaları da bundan. Kadınlara yakışıklı erkeklerle biscolata, çocuklara ayıcık formunda çikolatalı ozzy satmaları da olay olmuştu yani!
Yandex.Metrica