Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Kadınlar Günü'nde kim ne yapacak?

Cumartesi, 07 Mart 2015 - 05:00

Kadınlar Günü niyetine yola çıktık ve bütün yaratıcılığımızı konuşturup neler düzenledik, merak etmişsinizdir. Günün trendi savunma! Malum, kadınların son zamanlarda başına en sık gelen şey öldürülmek. Demek ki kendimizi savunmamız gerekiyor. Güvenlikte lider firmalardan biri olan SECURİTAS “savunma teknikleri eğitimi” düzenledi.

Teori ve Aikido hocası ile pratik uygulamalardan oluşan iki saatlik eğitim sonunda yaklaşmayın yanımıza! FRÖBEL İstanbul Anaokulu da 45 yılı aşkın süredir kadınlara kendini koruma eğitimi veren Teddy Wilson’la savunma semineri düzenliyor. Savunmayı öğrendiniz. Bilgi almak mı istiyorsunuz? Bugün Karaköy Minerva Palas’ta Sabancı Üniversitesi Londra Üniversitesi Öğretim Üyesi Deniz Kandiyoti’nin konuşmacı olduğu bir konferansa davetlisiniz.

Turkcell ise bir söyleşi düzenledi: “Türkiye’yi Büyüten Kadınlar Buluşması”nın açılış konuşmaları Arzuhan Doğan Yalçındağ ve Fatma Şahin’den. Galya Frayman Molinas, Ahu Serter, Dilek Livaneli ve Candan Erçetin ise Cüneyt Özdemir’in sorularını yanıtlayacaklar. “Çok bilgilendik, biraz müzik dinleyelim” derseniz Bilkent Senfoni Orkestrası kadın şef Patrycja Pieczara yönetiminde bir konser düzenliyor. Programda Zeynep Gedizlioğlu’nun bestesi ve Astor Piazzolla’nın tangoları var.

[[HAFTAYA]]

Duvar resmi yapacaklar

“Biraz da sanat” diyorsanız 8 Mart’ta İstanbul Modern’de kadınlara özel ücretsiz atölye çalışması ve rehberli tur var. Duvar resmi yapmaya var mısınız? “Yok, evden çıkamam” diyenler, nasıl olsa bilgisayar başındasınız, TÜSİAD’ın düzenlediği “Kadın-Erkek Eşitliği Hakkında Her Şey” temalı kısa film yarışmasının finale kalan tüm filmleri Tüsiad YouTube hesabına yüklenmiş. İzleyebilirsiniz! Ayrıca bugün Sessiz Çığlık buluşmalarında Kadınlar Günü de konuşulacak. Hemen bütün AVM’lerde kadınların katıldığı konuşmalar ve konserler olduğunu da eklemeliyim.

Milletvekili adayları dururken bir muhtar adayı!

Mahfuz Deniz, Diyarbakır Xırba Mezrası’ndan çıkıp da Yılın Sosyal Girişimcisi adaylığına soyunduğunda şaşırtmıştı beni. Seçildi de! İstanbul’da seçkin bir kalabalık önünde konuşmasını yaparken çoğumuz gözyaşlarımızı tutamadık. Çözüm süreci ancak Mahfuz Deniz gibi gençlerin gayretiyle ete kemiğe bürünebilir, gerçekleşebilirdi; örgüt ve militanlarıyla değil.

O küçücük mezrasına elektrik, su, telefon şebekesi getirebilmek için canını dişine takmış ve başarmıştı. Kendi kişisel gelişimine pek katkısı olmadı, çünkü o kendine değil, topluma hizmet etmek için yaratılmıştı. Geçenlerde heyecanla muhtar adayı olduğunu ve desteğimi istediğini yazınca bu kez “Milletvekili aday adaylarını bile yazmıyorum, muhtar adayını mı yazacağım, yerel medya neyine yetmiyor” dedim.

Hiç alınmadı, derdini anlatmaya çalıştı. Köyüne değil, Diyarbakır’ın nüfusu 90 bini aştığı için ikiye bölünen ve pazar günü ara seçimle yeni muhtarını seçecek olan, 50 binden fazla nüfuslu Medya Mahallesi’ne muhtar adayı olmuş. “Bu tembel, rant ve çirkinlik kapısına dönüşen muhtarlık anlayışını yerle bir edeceğim. Tüm Türkiye muhtarlarına, yapacağım büyük, olumlu, topluma yararlı hizmetlerle örnek olacağım. Muhtarlığın yan gelip yatma yeri olmadığını belgeleyeceğim! Bu sosyal ve kültürel bir devrimdir. Ulusal basın da bu gerçeği görmeli” dedi. Yani Mahfuz, 25 adayla birlikte, bir nevi belediye başkan adayı yeni yerel yönetim yasasının azizliklerinden dolayı. Başarılı olabilir mi? Olmaz mı! Hadi bakalım, seçin de görün!