Karşılama komitesi

Pazar, 18 Ekim 2009 - 05:00

Karşı taraf hem kasım hem de paşa olunca Mustafa Denizli güzel bir karşılama komitesi kurmuş. Bir güzel rakibin altına yeşil çuha serilmiş, oradan doğru yürüyor paşalar. Denizli ara-sıra da demiş ki komiteye, “Fazla sıkılırsanız, çaktırmadan bir iki tane de çakın.”

Ferrari öyle yaptı. Ernst zaten haybeden gördüğü ilk sarı kartın kurbanı oldu. Ee siz 90 dakika ve artılarda hem sahanızda büyük bir misafirperverlik gösterirseniz, olacağı budur. Oyunun sadece iki dakikasında Beşiktaş karşı kalede göründü, orada da işi bitirdi. Ama maç genelde Beşiktaş’ın alanında oynandı, durdu. Bu sırada Nihat kendisine yapılan “papaz büyüsü”nü çözdü. Bobo “dalya” deyip 100’ler kulübüne girdi.

Tabi işin bir de Rüştü kısmı var. 15 gün önce yuhalanan kaleci, Beşiktaş’ı ipten aldı. Paşa’nın; biri frikik, çoğu da yerden köşeye giden şutlarında Rüştü’nün elleri olmasa, yandı gülüm keten helva. Beşiktaş o zaman paşa paşa evine gidecekti. İlk ve ikinci yarıda sadece Kasımpaşa’nın ataklarını karşılamakla geçinen Beşiktaş’ın maçın sonlarında ne kadar başının ağrıdığını herkes gördü.

Zannedersiniz ki, ligin sonu, Beşiktaş da bir jübile maçına çıkmış. Öylesine bir davetiye çıkartılmış ki rakibe, ikinci yarıda bir tek Serdar Özkan ve Uğur İnceman pozisyona girebildi. Beşiktaş’ın saha içindeki özeti bu. Zorlansan da fazla bir şey yazamazsın, çünkü onlar adına yazılacak hiçbir şey yok.

Ama tribünlerin mesajı gayet açık ve net. Onlar diyor ki, “Demirören gidene kadar biz buradayız.” Bir de başkanın mesajına elektronik postayla değil, haykırarak cevap veriyorlar: “Temizlesene.”