Keşke bir hukukçu bulunsa

a
a
Pazartesi, 29 Kasım 2010 - 05:00

Geçen günlerde üst kat komşusunun alt kata pis su akıttığını, bunun için onarımın nasıl yapılacağını yazmıştınız. Benim de benzer bir durumum var. Üst kat komşunun pis su akıntısı banyoyu aştı odalara yayıldı. Mahkemece tespit yaptırmak gerektiği söylendi ama avukat ücreti mahkeme masrafı çok yüklü. Bu tespiti ben yaptırabilir miyim?  G.E.

Adliyelerde her türlü dava ve takip asiller tarafından yürütülebilir. Bir avukat bulundurma mecburiyeti yoktur. (Bana sorarsanız keşke olsa.) Dolayısı ile siz kendi işinizi kendiniz görür tespiti yaptırabilirsiniz. Bunun bir bütçeyi sarsacak masrafı yok. Mahkeme harcı tebligat vs. 30-35 TL civarı, bilirkişi ücreti 250-300 TL civarı, bir de heyeti adliyeden eve götürüp getirme yol masrafı.

[[HAFTAYA]]

Masraf toplamı bu. Evet bu parayı herkes bulamayabilir belki ama üzerinize pissu akıntısının akmasına katlanmaktan daha kötü değil. Bu tespit sonucu açacağınız bir dava olacak ise zaten bu tespit masraflarını da karşı taraftan alacaksınız. Tespit sonucu arızanın ortak tesislerden kaynaklandığı anlaşılırsa da zaten bu onarım ortak giderlerden yapılacak. Yukarıda parantez içinde her hukuki işlemde bir avukatın bulunmasından yana olduğumu söyledim ya, şunun için. Önümde bir yığın dosya var, bunlara rapor yazıyorum, kendi başlarına daire almış vatandaş, ancak sözleşmeyi usulüne uygun yapmamış, şimdi parayı ödediği halde dairesine sahip olamıyor. Bu durum daha mı iyi? İşin içinde bir hukukçu olsa bu hayati öneme haiz zararı yaşamayacak. İşte bunun için bir hukukçu olması gerekir kanaatindeyim.

İşi sağlam yapın

Mahkeme kararı ile ihtilaflı gayrimenkullerin tapu kayıtlarının iptali ile bir kısmının kuru mülkiyet bir kısmının tam mülkiyet olarak adımıza tesciline karar verildi. Ben adime tescil edilen tam mülkiyet payını satabilir miyim? Satabilirsem hangi yolları izlemeliyim? A.B.

Mahkeme kararı ile sizlere bir kısım tam mülkiyet bir kısım kuru mülkiyet kalmış. Bunlar hisseleri belirlenmiş paylar olduğuna göre demekki aranızdaki ortaklık ‘paylı mülkiyet’ yani ‘müşterek mülkiyet’. Müşterek mülkiyet halinde müşterek malikler hisselerini satabilirler. Ancak bu halde satıştan sonra diğer hissedarların öncelikli alım haklarını kullanmaları söz konusu olabilir. Bu diğer ortakların kanunla tanınmış hakkıdır. Hissedarlar arasında biri kendi hissesini üçüncü şahsa satarsa, ortaklardan biri bu satışın iptali ile bu hissenin bedeli karşılığı kendi adına tescilini isteyebiliyor. Buna eski adı ile şüf-a hakkı yeni adı ile önalım hakkı deniliyor. İfadenin doğrusu öncelikli alım hakkıdır. İşte satış sırasında problem olmaz. Böyle bir satışı doğrudan doğruya tapu sicil müdürlüğüne giderek yaparsınız ama satıştan sonra ortaklardan biri üç ay içinde öncelikli alım hakkını kullanabilir. Bunu önlemenin de yolu önce ortaklarla anlaşıp onları tapuya götürüp öncelikli alım hakkından vazgeçtiklerine dair sözleşme imzalatmaktır. İşinizi sağlama bağlamak istiyorsanız yapacağınız işlem budur.