Kocaman kararlar

Salı, 10 Ağustos 2010 - 05:00

Aykut 1996’da oynanan Trabzonspor maçından sonra demeç vermiş, ancak kimse tınlamamıştı. Çünkü o zaman “Ali Şen Başkan Fenerbahçe şampiyon” geçerliydi. Şimdiki Fenerbahçe Teknik Direktörü’nün o zamanki cümlesinin üstünden 14 yıl geçti. Bu kocaman yılların içerisinde Aykut, futbolculuktan emekli olup teknik adamlığa terfi etti. Şimdi de Türkiye’nin en büyük kulübünü idare ediyor. Aykut’un o gün ettiği cümleye şöyle bir göz gezdirelim; “Ben de kendimi şu anda Trabzonsporlu meslektaşlarımın arasındaymış gibi düşünüyorum” Bunu Orhan Veli bir şiirine katsaydı ya da Feridun Fazıl Tülbentçi bir romanına hikaye etseydi, kim bilir böylesine kocaman laf yüzünden kaçıncı baskı yapılırdı.

Aykut’un bu cümlesi Rıza Çalımbay’ın, Ertuğrul Sağlam’ın, Yılmaz Vural’ın, Güvenç Kurtar’ın, Samet Aybaba’nın içinde yoğurulduğu bir yerli çarkın ana fikriydi. Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe hangi yerlinin arkasına geçtiyse, kızıldericilik oynayıp kafatası avcılığına soyundu. Bizdeki kot kafalılar hala Aykut’un o gün ne demek istediğinin farkında değiller. Bakın Aziz Yıldırım, Fenerbahçe’nin başında en çok görmek istediği adamı getirdi. Sayın başkanın kalbi Aykut oraya gelmeden önce kocaman kocaman atıyordu. Ama bugün Alex ona gidip hocasını şikayet ederken Fenerbahçe Başkanı kendinden bekleneni yapıp Brezilyalı’yı, Aykut’a yollamadı.

Eğer yollasaydı bugün çanlar ne Fenerbahçe yönetimi ne de Aykut için çalacaktı. Emre’nin liderliğe oynaması Alex’in tembel bir ilkokul çocuğu gibi Aykut’u başöğretmenine şikayet edişi Fenerbahçe’nin hayırlı bir gidişinin olmadığının bir işaretidir. Medya Aykut’un arkasında, bunu çok iyi biliyorum. Ama Aykut, kellesini almak isteyenlere şimdiden masaya yumruğunu vurup otoritesini göstermezse onu başöğretmene şikayet edecek daha çok tembel çocuk çıkacaktır. Aykut, Fenerbahçe’nin başında dibine kadar kalmalıdır ki, Ertuğrul Sağlam’ın Bursaspor’da yaptığı yerli devrimi Che Guevara gibi Fenerbahçe’de de gerçekleşmeli. Hem de gümbür gümbür.