Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Komşu komşu, kendine gel!

Perşembe, 06 Mayıs 2010 - 05:00

Yunanistan’da yangın var: Memurların grevine işçiler de katılmış. Eğitim, medya, ulaşım durmuş. Hayat felç. Zaten uzun yemeklerle siesta arasında pek çalıştıkları söylenemezdi de şimdi sokakları doldurmuş, polisi taşa tutuyor, yangın çıkarıyorlar. Hükümete kızdılar desem, eskisini beğenmedikleri için daha yeni değiştirdiler, o kadar yeni ki, krizde hiç suçu yok. Yani, öfkenin adresi yok! E sokakları ateşe verip, insanları diri diri yakmaya kalkmanın alemi var mı? Aramızda tartışıyoruz: İnsanlar aç, açık, işsiz, perişan mı? Hayır, değil. Emekli maaşı 5-6 bin lira imiş. Her giden anlatıyor, yeme içme bizden ucuz! Ekonomik krize giren Yunanistan’a Fransa ve Almanya yardım etme kararı aldı. Batmasına izin vermeyecekler ama, biraz kemerleri sıkın diyorlar. Kızgınlık, öfke buna. Kemer sıkmak istemiyorlar. Ama fazla yemiş, fazla semirmişsiniz! Tıpkı bizim daha önce yaşadığımız gibi, üretmemiş, kazandığınızdan üç misli fazla tüketmişsiniz. Şimdi saadet zinciri kopmuş, paralar bitmiş. Ekonomiyi krize sokan eski yönetim, yeni hükümeti zora sokmak için anarşistleri azdırıp sokak gösterilerini kışkırtırken polis de olaylara hakim olamıyor, kendi canını zor kurtarıyor. Tam bir çaresizlik durumu. Yakında asayişi sağlamak için bizden asker isterlerse şaşmayacağım! Ergenekon’dan içeri girmeyip dışarıda kalanlardan yollarız. Halimize şükredelim, 1 Mayıs’ı bile güle oynaya geçirdik...

Ele geçirilmeyen ne kaldı ki?

Yargıyı ele geçirme planının son hamlesi siz bu satırları okurken bitmiş olacak. Anayasa değişikliği içindeki, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yapısındaki değişiklik yani. Muhtemelen o da geçecek. Bu kadar patırtı boşuna mı? Hayır, daha ne kadar ele geçirebilirler, onu anlamış değilim. Silivri’ye bakın. Beşiktaş’a bakın. Erzurum’a bakın. Yetmedi mi, daha sayabilirim! PKK karakol basar, askerler omuz omuza çarpışırken 78 üst düzey subay Beşiktaş’ta sıraya girdi, bir plan seminerinden ötürü savcıya ifade veriyor. Şükredin ki Yunanlı kendi derdine düştü, Ege’de maraza çıkmaz, Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı tutuklu, Hasdal’da yatıyor, donanma savaşamaz! Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner, İsmailağa Cemaati’ne savaş açtığı için Erzurum Savcılığı tarafından Ergenekon terör örgütü suçlusu ilan edilip tutuklandı, yargılanıyor. Cihaner, Yargıtay’da yargılanması gerektiği için savunma yapmıyor. Cihaner, Erzurum’daki mahkemede “2009’da hazırlanan bir planı 2007’de uygulamaya nasıl koyabilirim? Burası hukukun, mantığın ve sözün bittiği yer. Kimlik bilgilerim dışında bundan sonra konuşmayacağım” dedi. Sanık avukatı Turgut Kazan, kendilerine verilen iddianameyle savcının mahkemede okuduğu iddianamenin farklı olduğunu yakalamış. Birinde deliller bulunacak, diğerinde bulundu yazıyor. Yani ilk iddianamede olmayan deliller sonra bulunmuş ama o arada olmayan delillerle savcı tutuklanmış. Bu arada sevgilisinin başını kesen oğluna yardım eden baba serbest bırakıldı, tutuksuz yargılanıyor! Siirt Pervari’de 3 yaşındaki kız bebeğe tecavüz edip öldürenler ise yargılanmıyor bile! Memleketimin adaleti, daha ne kadar ele geçirilecek ki?

İyi ki futbol var!
Şanlıurfa’da oynanan final maçı sonunda Türkiye Kupası’nı Trabzon kazandı. Fenerbahçeliler üzüldü. Kimileri günlerdir sadece Şanlıurfa, Fener, Trabzon gibi kelimelerden oluşan cümlelerle konuşuyordu. Boşuna mı demişler, kitleleri oyalamanın en iyi yollarından biri futbol diye. Ne Ergenekon, ne Anayasa değişikliği, ne savcı, ne cinsel istismar rezillikleri. 1 top, 22 delikanlı, 3 hakem. Sırada hangi kupa var?