Aytül Farquharson

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Kozmetik kimyasallar küçük kızların kimyasını bozuyor!

Pazar, 29 Ağustos 2010 - 05:00

Geçen sene eylül ayında Boston’un ünlü alışveriş caddesi Newbury ilginç bir tabloya tanıklık etmişti: Hollywood yıldızı Tom Cruise ve Katie Holmes çiftinin 3 yaşındaki kızları Suri, annesinin elinden tutarak yarım karış topuklu ayakkabılarıyla caddede salınıyordu. Bu tablo Cruise ve Holmes çiftine ne kadar normal görünürse görünsün aklı başında her anne babanın tek kaşını kaldırıp Allah Allah demeden edemeyeceği bir görüntüydü. Zaten de öyle oldu ve ünlü çift ciddi eleştirilere maruz kaldı. Katie Holmes kendine yöneltilen soruları basitçe yanıtladı: Suri de bütün diğer küçük kızlar gibi büyük kadın ayakkabılarını seviyor; bunda ne var ki?

Küçük kızın isteği normal olmasına normal de, bunu onaylayan ve uygulamaya koyan annenin tepkisi biraz anlaşılmaz geldi çoğu kişiye... Sadece Hollywood yıldızları mı aklını yitiren anne babalar derseniz, cevabım tabii ki hayır! Geçen gün oyun parkında tanıştığım bir anne 4. sınıftaki kızının 1. sınıftan beri dudak çatlamasını önleyici çilekli vazelini ruj olarak kullandığını ve artık daha adam gibi bir makyaj malzemesine terfi etmek istediğini söyledi. ‘Siz ne reaksiyon gösterdiniz?’ diye sorduğumda aldığım cevap ağzımı açık bıraktı: Tersleyip odasına yollayayım dedim ama, sonra şapkamı önüme koyup düşündüm. Eğer ben engellersem bu isteğini benden gizli yapacak, bari ben bu kızı bir güzellik uzmanına götüreyim, doğru dürüst, yaşına uygun makyaj yapmayı öğretsinler!

Yapılan istatistikler kozmetik tüketiminin küçük kızlar arasında süratle yayıldığını gösteriyor. 2007’den 2009’a kadar, 8 ila 12 yaş arasında makyaj yapan kızların yüzdesi iki katına ulaşmış. Düzenli rimel kullanımı yüzde 10’dan yüzde 18’e, eyeliner kullanımı da yüzde 9’dan yüzde 15’e, ruj kullanımı ise yüzde 10’dan yüzde 15’e çıkmış.

Aileler destekliyor

Bu arada ilginç olan, küçüklerle kıyaslandığında büyüklerin makyaj malzemesi tüketiminin giderek azalması. Özellikle global ekonomideki çökme nedeniyle pek çok kadının işini kaybetmesi makyaja zaman ve para harcama ihtiyacını belirgin şekilde azaltmış. İşin bir başka şaşırtıcı boyutu ise düzenli makyaj yapan küçük kızların ailelerinden destek ve onay görüyor olması. İlkokul çağında 365 kız çocuğuyla yapılan anket sonuçları kızların yüzde 65’inin ailelerindeki birinden makyaj yapmaları için teşvik gördüklerini ve kozmetik alışverişini genellikle anneleriyle yaptıklarını gösteriyor.

Bu arada küçük kızların güzel ve daha büyük görünme iştahını kabartan reklamlarıyla, güzellik endüstrisi de anne babaların elini kolunu bağlıyor. Amerika’nın lüks şekercisi ‘Dylan’s Candy Bar’ bile satışlarını kozmetik desteğiyle arttırma yolunda. Şekerlerine ek olarak bir de kozmetik ürün pazarlıyor: Dylan’s Candy Bar! Çocuklar için dudak parlatıcısı. Çocukların dudaklarını koruyucu ve besleyici türdenmiş. Dudak dediğin her an çilekli şeker gibi tatlı ve öpülmeye hazır olmalıymış! En azından bu ünlü dükkanın satış sloganlarına göre. Araştırmalar yaşı 14 ila 17 arasında değişen kızların her dördünden 3’ünün fondöten, rimel ve dudak parlatıcısı kullandığını gösterirken, aynalar da bu kızları en az 25 yaşında gösteriyor. Çocukluk çağı mı? O da yaşanmadan geçiyor...

Sağlık sorunları yaratıyor

Yaşanmayan çocukluk sadece metaforik anlamda kalsa yine iyi, ama değil işte. Araştırmalar kozmetik ürünlerdeki kimyasalların çocukların endokrin sistemini bozduğunu ve neticede erken reglin 10 yaşından küçük kız çocukları arasında yaygınlaştığını gösteriyor! ABD’de yapılan laboratuar araştırmaları 14-15 yaşlarındaki kızların kan ve idrar testlerinde fitalat, triklosan, paraben ve misk grubundan 16 değişik çeşit kimyasal tespit edilmiş. Bu kimyasallar ise hem kanserojen hem de endokrin sistemi bozup hormon salgılanışını alt üst eden türden. Özellikle vücut gelişiminin en hızlı olduğu çocukluk döneminde maruz kalındığı zaman... Üreme, bağışıklık, kan ve adrenal hormon sistemlerinin hızla olgunlaştığı, kemik ve beyin gelişiminin hızla gerçekleştiği bir dönem çocukluk.

Yakın zamanda ENG’nin (Environemental Networking Group) yaptığı araştırmada kozmetik ürün kullanan bir grup kız çocuğunun (14-19 yaş grubu) kan ve idrar örneklerinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilecek çok sayıda kimyasal tespit etti. Aynı araştırma bluğ çağındaki kızların yetişkin kadınlardan daha fazla kozmetik ürün kullandığını da gösteriyor. Averajda kız çocukları günde 17 kozmetik ürün kullanırken yetişkin kadınlar 12 tane kullanıyor. Bu tüketimin kız çocuklarının vücudunun en hassas gelişim gösterdiği bir dönemde gerçekleştiğini düşünecek olursak, anne baba olarak korkuya kapılmamak pek mümkün degil. Çocuklarımızın gelişim döneminde dış görüntülerine takılmaları çok normal. Kendilerini keşfederken ve bir kimlik bulmaya çalışırken görüntülerini sorgulamalarından daha doğal ne olabilir. Tabii anne ve babaların kendilerine düşen görevi yaptıkları sürece...