KPSS'de sorun çözülecek mi?

Salı, 31 Ağustos 2010 - 05:00

Milyonları ilgilendiren ve geçen haftanın en çok konuşulan konusu KPSS’de soruların çalınması iddiasıydı. Sanıyorum önümüzdeki günlerde de bu konuyu tartışmaya devam edeceğiz çünkü ortada ciddi iddialar, yanıt bekleyen sorular ve ataması yapılan ama göreve başlayıp başlamayacağını bilmeyen öğretmenler var. Hatırlarsanız geçen yıl da KPSS’de kopya skandalı yaşanmıştı. Iğdır’da yaşanan olayda 30 gözaltı, 4 tutuklama kararı çıkmıştı. Aslında yargının verdiği bu karar bile kopyanın boyutlarını göstermeye yetiyor da artıyor.

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, son bir ayda verdiği iki röportajda hem kendinin hem de ÖSYM’nin yıpranmışlığını ortaya koydu. Yarımağan, KPSS sorularının çalınıp çalınmadığı konusunun belirlenmesinin ardından görevden ayrılacağını açıkladı. Buradan Yarımağan’ın kopya sızıntılarının önüne geçemediğini ve sıkıntı duyduğunu anlıyoruz. Ama çözüm görevi bırakmak mıdır bilemiyorum.

Bu yıl ki skandalın boyutlarını henüz bilmiyoruz. Tek bildiğimiz, 10-11 Temmuz’da yapılan 800 bin kişinin katıldığı KPSS’de öğretmen adaylarının girdiği ‘Eğitim Bilimleri Testi’nde 120 sorudan 120’sini de 300’den fazla kişinin bilmesi ve bu 300 kişiden 20’sinin eş, kardeş ya da akraba olduklarıdır. Duruma Cumhurbaşkanlığının isteğiyle Devlet Denetleme Kurulu el koyana kadar iddialar bu kadar ciddiye alınmamıştı. Devlet Denetleme Kurulu’nun olayla ilgili ilk intibası da kopya çekildiği yönünde.

Bu durumda ne olacak? Eğitim-Sen soruşturma bitene kadar öğretmen atamalarının ertelenmesi için Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurdu. Ancak Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, 30 bin öğretmenin atamasının yapıldığını ve bu öğretmenlerin göreve başlayacağını, sınavı iptal edilme yetkisinin kendisinde olmadığını söyledi. Ortada bir savcılık kararı yokken, Bakan Çubukçu’dan ‘Sınavı iptal ettik’ demesini bekleyenler yanılıyor.

Eğer gerçekten 120 sorunun tamamını bilen 20 kişi akraba ise ortada sadece kopya değil organize bir suç var demektir. Hele bu kişilerin geçen yıl ki sınav performanslarına bakıldığında bir mucize gerçekleştirdikleri söylenebilir. Eğitimde mucizeler olmayacağına göre iddialara daha ciddi yaklaşmak gerekir. Devlet Denetleme Kurulu’nun raporunu ve hukukun vereceği kararı ben de merakla bekliyorum. Sınav sorularını sızdıran kişi ya da kurumlar ağır bir şekilde cezalandırılırsa adalet yerini bulmuş olur.