Kurban Bayramı'nda Brüksel'den hoşgörü çağrısı

a
a
Perşembe, 18 Kasım 2010 - 05:00


Bu fotoğrafta yanımda gördüğünüz kişiler din, maneviyat ya da dünyevi hayata dair farklı şeyler düşünüyor olabilir. Ancak gerginliklerin ve uzlaşmazlıkların tehlikeli boyutlara vardığı bir dönemde insanların, özellikle din ve kanaat önderlerinin aynı fotoğraf karesinde bir araya gelmesi önemli.
Bu ihtiyacı açıklayabilmek için birkaç örneğe göz atmakta fayda var:
İsviçre bir süre önce halk oylaması sonucu ülkede minare yapımını yasakladı...
Fransa, ülkedeki müslüman kadınların bundan böyle peçe takamayacaklarına karar verdi. Aynı Fransa, ülkedeki Roman göçmenlerin sınır dışı edileceğini ilan etti...
Hollandalı ırkçı politikacı Geert Wilders, Hollanda’da “Müslümanlara Hayır” kampanyası başlattı.
Almanya Başbakanı Angela Merkel “Almanya’da fazla İslamiyet yok, az Hıristiyanlık var” açıklamasını yaptı...
Terör örgütü El Kaide, Batılı ülkelere yönelik saldırıların yaygınlaşarak süreceğini duyurdu...
Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimini Nicolas Sarkozy’ye karşı kaybeden Sosyalist Parti’nin adayı Segolene Royal, Türkiye’yi desteklediği için yarışta geriye düştüğünü açıkladı...
[[HAFTAYA]]
Irak’ta kiliseleri basılan Hıristiyanlar Türkiye’ye kaçmaya başladı...
Hoşgörünün hızla azaldığını gösteren bu örnekleri çoğaltmak mümkün.
İnsanlığın ulaştığı bugünkü gelişmişlik seviyesinde bile farklı din ve etnik kökenlerden insanlar birbirlerine nefretle bakıyor. Sadece inançları farklı olduğu için milyonlarca kişi yaşadıkları coğrafyada baskı ve zulüm görüyor.
İnsan hakları ve ifade özgürlükleri alanında ciddi eksiklikleri olmasına rağmen Türkiye, olumlu yönde adımlar atan bir ülke. Bu nedenle Türkiye’de olup bitenler Brüksel ve Washington gibi başkentlerde dikkatle izleniyor.

İstanbul’un manevi önemi
Avrupa ve Amerika’da faaliyet gösteren, kendilerine “Archon” adını veren Ortodoks Hıristiyanların Brüksel’deki Avrupa Parlamentosu’nda düzenledikleri iki günlük konferansa katıldım.
Archonlar, İstanbul’daki Ekümenik Rum Ortodoks Patriği Bartholomeos’a dini ve manevi boyutta bağlı insanlar.
“Dini özgürlükler: Türkiye’nin AB’ye Köprüsü” başlığını taşıyan konferansa Türkiye, Amerika, Avrupa’dan farklı din, cemaat ve inançlardan insanlar konuşmacı olarak katıldı. Musevi, Ermeni ve Rumların yanı sıra Türkiye’den Aleviler, Protestanlar ve Süryaniler görüşlerini anlatma imkânı buldu.
Brüksel çok ilginç bir şehir. En olmadık zamanlarda sıradışı kişi ve gruplar kendilerini bir arada bulabiliyor. Nitekim Amerika ve Avrupa’dan gelen Rumların kaldığı Conrad Otel’de, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluş kutlamalarıyla ilgili bir resepsiyon vardı. Otelin lobisinde yan yana gelmek zorunda kalan Türk subaylar ve Ortodoks din adamları, ilginç bir görüntü oluşturdu.
Devlet Bakanı ve Avrupa Birliği Baş Müzakerecisi Egemen Bağış, Amerikalı Rumların Avrupa Parlamentosu’ndaki davetinin onur konuğuydu.

Amerikalı Rumlardan Egemen Bağış’a ödül
Amerikalı Ortodokslar ‘Türkiye’deki dini azınlıklar için olağanüstü çalışmaları ve medeniyetler arasında karşılıklı anlayış köprüsü kurması’ nedeniyle Egemen Bağış’a ödül verdi. Bağış, ödülünü Amerika Ortodoks Kilisesi “Milli Komutanı” Anthony Limberakis’in elinden aldı.
Egemen Bağış, burada çok güzel bir konuşma yaptı ve İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet’in Rum Ortodoks Patrikhanesi’nin faaliyetlerini kısıtlamadığını hatırlattı. İstanbul’daki Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmasıyla ilgili çalışmaların devam ettiğini ve bu konuda umutlu olduğunu da söyledi.
Biz Brüksel’de konunun politik çerçevesini tartıştık ve insan haklarını ilgilendiren boyutlarını konuştuk.
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy ise 23- 24 Kasım tarihleri arasında “2010 İstanbul İnanç Turizmi Zirvesi” düzenliyor. İstanbul’un çok kültürlülüğünü dünyaya anlatmak için güzel bir fırsat olacağını düşündüğüm bu toplantıda ise mesele, ekonomik ve sosyal açıdan ele alınacak.
Egemen Bağış’ın da altını çizdiği gibi 2025 yılında Müslümanlar Avrupa Birliği toplam nüfusunun yüzde 10’unu oluşturacak. Bu nedenle siyasi, sosyal ve kültürel köklerini Musevilik ve Hıristiyanlıktan alan Avrupa ile Müslümanlar arasındaki diyaloğun geliştirilmesi, sağlam bir gelecek inşa edebilmek için hayati önem taşıyor.
Bütün okurlarımızın kazalardan ve gerginliklikten uzak, mutlu, sağlıklı bir bayram geçirmesini dilerim.

Archon Zirvesi’ne kimler katıldı?

Amerika Başpiskoposu Dimitrios
Vicdanın Sesi Vakfı Başkanı Kıdemli Haham Arthur Schneier
Amerikalı Archonların Lideri Dr. Anthony Limberakis
Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan
Alevi Vakıfları Federasyonu Genel Başkanı Doğan Bermek
Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Metin Tarhan
Vakıflar Meclisi Üyesi ve İstanbul Rumları Temsilcisi Laki Vingas
Protestan Cemaati Temsilcisi Mine Yıldırım
Süryani Topluluğu Temsilcisi Johny Messo
Avrupa Hukuk ve Adalet Komisyonu Direktörü Gregor Puppinck
Papalık Temsilcisi Otmar Oehring
Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi Üyesi Pieter Omtzigt
Amerika Birleşik Devletleri Uluslararası Din Özgürlüğü Komisyonu’ndan Elizabeth Prodromou
Avrupa Parlamentosu üyesi Dr. Renate Sommer
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Eski Yargıcı Rıza Türmen Prof. Dr. Hüseyin Hatemi, Avukat Kezban Hatemi, Dilek Kurban ve gazeteci Mustafa Akyol.