Madem öyle...

Cuma, 20 Ağustos 2010 - 05:00

Kaç gündür düşünüyorum.
“Yargı’nın ele
geçirilmesine”
Anayasa
Mahkemesi nasıl izin verdi?
O Anayasa Mahkemesi ki,
titizdir, hatta evhamlıdır...
Üstelik, iktidarı irticanın
odak noktası’na da
oturtmuştur.
Peki, niçin izin verdi
“Yargı’nın ele
geçirilmesine?”
Referandum gibi bir
kumara nasıl yol verdi?
Ne biçim bir süzgeç bu?
*
Dikkat buyurun.
Yargı kimin elindeydi ki
şimdi el değiştiriyor
diye
sormuyorum. O ayrı
bir konu. Dibinde demagoji de
var. Böyle aptal
tartışmalara girmem.
Ama şunu sorarım:
Referandum paketini
incelemedi mi
Yüce Mahkeme?
İnceledi.
Bütün beklentilere rağmen
iptal etti mi? Etmedi.
Üzerinde sadece kalem
oynattı. Bir iki cümleyi
değiştirdi, bir iki kelimeyi
çıkardı. Şimdi tamamdır
dedi, artık bu metni,
bu haliyle referanduma
sunabilirsiniz.
*

Nasıl olur?
Hem YSHK’nın hem
Anayasa Mahkemesi’nin
yapısını değiştirip, yargıyı
kayıtsız şartsız teslim alacak
bir paket, Yüksek
Hakimlerden nasıl vize alır?
Alamaz.
Nitekim o günkü
mahkeme kararını en güzel
POSTA Gazetesi tercüme
etti. Manşetinde dedi ki:
- Yargı, kendini korudu.
Nasıl korudu?
Alışılmamış bir biçimde
olsa dahi, Meclis’ten çıkan
metnin üzerinde oynadı,
ilgili maddeleri tehlikesiz hâle
getirdi ve referandum
sürecine ışığı yaktı.
Bu ne demektir?
Yüce Mahkeme, Yargıyı
ele geçirmek isteyen
iktidarla
işbirliği mi yaptı?
Mümkün mü?
*
Geriye iki ihtimal kalıyor.
Bu Anayasa
Mahkemesi’nin üyeleri,
ya hiçbir şey bilmiyorlar,
ya da yargı elden gidiyor
diye boşuna feryad ediyoruz.
Başka ne olabilir?
Yüksek Mahkeme intihar
etmiş olabilir mi?