Mağdur kim?

Pazar, 08 Kasım 2009 - 05:00

Yeğenim için 5000 liralık kredi başvurusu yaptım ama bankadan 25 bin lira çekilmiş. İki arkadaş kefil olmuş bir de hatlı minibüs plakasını rehin etmişler ama şimdi krediyi ödemiyorlar. Savcılığa şikayet etsem olur mu? K.Ö.

Savcılığa başvurmak için olayda suç olması lazım. Sonra özellikle takibi şikayete bağlı suçlarda da suçtan zarar görmüş olmak lazım. Şimdi olaya bakalım. Yeğeniniz bankadan kredi almış ama sizin istediğinizin üstüne çıkmış, iki kefil göstermiş bir de teminat var. Şimdi burada sizin mağduriyetiniz nerede? Parayı veren banka teminatını almış, parayı yeğeninizden alamazsa kefillerden alacak.
Onlardan da alamazsa teminatı paraya çevirecek, yani problem bankanın. Bu halde banka şikayette bulunmuyor, anladığım kadarı ile siz de mağdur olmamışsınız, bir kaybınız da yok. O halde sizin savcılığa şikayetinizin bir yararı da yok. Şayet dolandırıldığına inanıyorsa bu işi banka yapmalı.

Dava gerekmez
Oğluma tramvay yolunda ambulans çarptı. Çocukta fazla bir yaralanma yok. Sadece dirseklerinde sıyrık vardı ayakta tedavi gördü. Sonra karakola çağırdılar. Sürücü karakoldaydı biz de şikayetçi olmadık. Olay böylece bitti. Ancak bitmemiş, üç ay sonra evimize sigorta şirketinden bir yazı geldi. Ambulansta 1623 TL hasar meydana gelmiş, bizden istiyorlar. İl Sağlık Müdürlüğü’ne gittim. Ambulansın ön camı, farı ve tamponu kırılmış ama bizim oğlanda sadece sıyrık var. Böyle bir şey olur mu dedim. Hallederiz dediler. Bir sene sonra bir yazı daha geldi borcum 2016 TL olmuş. Şimdi ben dava açsam ne olur? U.Ç.

Bazı araç sahipleri basit trafik kazalarında sigortadan yüksek ücret almak için hasarı büyük gösterir. Bunun için iki şey yapılır ya kazadan hemen sonra aracın önceden hasarlı orasını burasını kırarak eksper geldiğinde hasarı büyük gösterip bu yerler için de para alır veya eksper hasarı raporunda büyük gösterir yüksek hasar bedeli ödenmesini sağlar. Bunun sonunda sigorta hasarı öder ve karşı tarafa rücu eder. Size de böyle rücu edilmiş olabilir. Aslında yapılması gereken kaza sonrası olayın fotoğrafla tespit edilmesi gereğidir.
Ancak çocuğu kazaya uğramış birinin gözü bunu görmez doğal olarak ve bazen böyle tuzağa düşürülür. Bu halde size gelenin sadece bir yazı, belki bir ihtarname olduğunu anlıyorum. Buna itiraz ederseniz olur. Ancak icradan gelen bir ödeme emri olabilir buna da yedi gün içinde icra dairesinde itiraz edilmelidir. Ancak sigorta şirketi size dava açacak ise bunu iki yıl içinde yapmalıdır. Aksi halde dava hakkı kaybolur. Böyle bir davada olayı anlatıp, hastane raporlarını ve olayı gören kişileri delil olarak kullanabilirsiniz, sizin dava açmanız gerekmez.

Geri dönüş yok
Biz dört kardeşiz, babam hayatta iken birlikte notere gittik ve miras hakkımdan vazgeçtiğime dair sözleşme imzaladık. Babam öldü ancak ben şimdi mirastan payımı almak istiyorum. Bu mümkün mü? Ç.U.

Sizin bahsettiğiniz olay Medeni Kanun’un 528’inci maddesinde düzenlenmiş olan mirastan feragat sözleşmesidir. Miras bırakan ile mirasçısı arasında yapılan bir sözleşmedir ve bununla mirasçı ileride sahip olacağı miras payından feragat eder. Miras bırakacak olanın ölümü ile de bu kişi mirastan pay alamaz. Sizin yaptığınız sözleşme bu. Babanız öldüğüne göre siz şimdi onun mirasçısı değilsiniz ve bundan dönüş yoktur. Bu ana kural, ancak, Medeni Kanunumuzda bu konuda bir istisnadan söz edilmiş ama bunu size anlatmam mümkün değil.
Zira bu istisnanın bahsedildiği 529/2’nci maddeyi anlamak da öyle kolay kolay mümkün değil. Belki basit hali ile şunu söyleyebilirim: Şayet çocuğunuz yoksa mirasçı olabileceksiniz. Maddenin anlamı bu ama dediğim gibi madde öyle anlaşılmaz ve hatta hatalı yazılmış ki farklı sonuçlar çıkarmak da mümkün. Aile tablonuz durumu farklı sonuca götürebilir. Konuyu bir hukukçu ile görüşün. Birlikte durumunuzu MK 529/2 hükmüne göre aile tablonuz ile birlikte değerlendirip bir sonuca varmanızda yarar vardır diyorum.