Mal kaçırma olmadığı sürece borç yakınlarınızdan istenemez

Pazar, 21 Şubat 2010 - 05:00

Soru: Bu borç faizleriyle birlikte sürekli katlanarak büyüyor. Özel bir şirkette asgari ücretle çalışıyorum. 1) Bu borcu ödemezsem hapis cezası alır mıyım? 2) Borç benim birinci dereceden yakınlarımdan tahsil edilebilir mi? M.G

Cevap: 1) Borç için icra takibi başladığında mal beyanında bulunursanız (malınız yoksa borcu ödeyecek malınızın olmadığını bildireceksiniz) borç için hapis cezası olmaz. Ancak çalıştığınız işyerinden aldığınız ücrete haciz konabilir. Haciz yoluyla ücretinizin dörtte birini alabilirler. 2) Borcu ödememek için sahip olduğunuz malları yakınlarınıza devretmemişseniz, ödeyemediğiniz borç, yakınlarınızdan istenemez.

İhbar ikramiyesi için ortada ihbara konu kesinleşmiş vergi olması gerekir
Soru: Çok büyük tutarda bir vergi kaçağını Maliye’ye ihbar ettim. Ayrıca usulüne uygun ihbar ikramiyesi talebinde bulundum. İhbar ettiğim şirket vergi incelemesine alındı. Ancak şirket vergi incelemesi devam ederken, varlık barışı kapsamında beyanda bulunarak, çıkan vergiyi ödedi. İncelemeden de inceleme sonucu çıkacak vergi ve cezadan kurtuldu. Bu durum ihbar ikramiyesi almamı engeller mi? En azından varlık barışında beyan edilen servet üzerinden ihbar ikramiyesi alamaz mıyım? T.A.

Cevap: İhbar ikramiyesi ödenebilmesi için ihbara ilişkin vergi incelemesi sonucunda, matrah farkı bulunması ve bulunan matrah farkı neticesinde salınan vergi ve kesilen cezaların kesinleşmesi gerekiyor. İhbara ilişkin vergi incelemesi neticesinde salınan ve kesinleşen verginin yüzde 10’u oranında ihbar ikramiyesi ödenir.
İhbarda bulunmanıza karşın, tamamlanan bir vergi incelemesi olmadığı gibi, vergi incelemesi sonucu bulunan matrah farkı ve matrah farkı neticesinde salınan ve kesinleşen vergi de olmadığından, ihbar ikramiyesi alamazsınız. Ancak, ihbar ikramiyesi almanıza da varlık barışı uygulamasının mani olduğu bir gerçek. Siz ‘varlık barışı beni ilgilendirmez’ düşüncesiyle ihbar ikramiyesi talep edebilirsiniz. Maliye ihbar sonucu salınan ve kesinleşen bir vergi olmadığı gerekçesiyle ihbar ikramiyesi ödemez. Ortaya yargının çözeceği hukuki bir durum çıkar.

Röntgen muayenehanesinde günlük çalışma süresi 5 saattir
Soru: Röntgen muayenehanesinde günlük ve haftalık çalışma saati ne kadardır? Nazmi TIRAŞ

Cevap:
Röntgen muayenehanesinde günlük çalışma süresi 5 saattir. 5 saatten fazla çalışma yaptırılamaz. Haftada 5.5 gün çalışılır. Haftalık toplam çalışma süresi de 27.5 saattir.

Destek primi ödeyerek emekli aylığınız kesilmeden çalışabilirsiniz
Soru: 50 yaşında SSK emeklisiyim. Üzerine psikoloji bölümü okudum. Eğer danışmanlık bürosu açarsam, emekli maaşımı almaya devam edebilir miyim? Danışmanlık bürosu için de Bağ-Kur’a prim ödememiz gerekir mi? Billur TEKİNSU

Cevap: 4/b sigortasına (Bağ-Kur’a) sosyal güvenlik destek primi ödeyerek emekli aylığınız kesilmeden danışmanlık bürosu açarak faaliyette bulunmanız mümkün. Sosyal güvenlik destek primi emekli aylığınızdan kesilir. 2010 yılında emekli aylığınızın yüzde 14’ü, 1 Ocak 2011’den itibaren de yüzde 15’i oranında destek primi kesilir.

Anneniz 3600 günle 58 yaşını beklemek zorunda
Soru: Annem 10 Şubat 1962 doğumlu. 25 Temmuz 1992’de SSK’lı oldu. 12 Haziran 2002’de işten ayrıldı. 2 Ekim 2009’da tekrar işe başladı. 3420 günü var. 3600 günle emekli olma şansı var mı? Yasin SÜNNETÇİ

Cevap: Anneniz 180 gün daha prim ödeyerek prim ödemesini 3600 güne tamamlaması şartıyla, 58 yaşını dolduracağı 10 Şubat 2020’de emekli olabilir.

Davayı işverenin değil ücretlinin açması gerekir
Soru: Anayasa mahkemesi ücretlerden kesilen yüzde 35 oranını iptal etti. Ücretlerden en fazla yüzde 27 oranında vergi kesilecek. Yüzde 8 fazla kesilen vergilerin dava açılarak geri alındığını duyduk. Biz de dava açmayı düşünüyoruz. Davayı vergi kesen şirket mi açacak? Yoksa ücretli mi açacak?
Gökçe

Cevap:
Ücretlilere uygulanan yüzde 35 vergi oranının iptaline ilişkin, 15 Ekim 2009 tarihli Anayasa Mahkemesi kararı, 8 Ocak 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmasına karşın, 8 Temmuz 2010’da yürürlüğe girecek. Çünkü söz konusu kararda, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren 6 ay sonra yürürlüğe girmesi öngörülmüş.
Dolayısıyla, idarenin yeni bir düzenleme yapacağı tarihe kadar da yürürlükte kalacak. (en geç 8 Temmuz 2010’a kadar) Anayasa’nın 153’üncü maddesinde, Anayasa Mahkemesi kararlarının Resmi Gazete’de yayımlandığı tarihte yürürlüğe gireceği, geriye yürümeyeceği hüküm altına alınmış. Bu nedenle, 8 Temmuz 2010’dan sonra yüzde 35 oranında bir kesinti olursa, bu kesinti için iade talebinde bulunulacağı kanısındayız. Ancak, ücretlerden 8 Ocak 2010’dan sonraki yüzde 35 kesintilerinde iadenin talep edileceği yönünde görüşler de mevcut.
Davayı kimin açacağı hususuna gelince, işveren çalışanların ücretinden sorumlu sıfatıyla Gelir Vergisi kesintisi yaparak, vergi dairesine beyan ederek ödüyor. Verginin mükellefi ise ücretlidir. Bu durumda ücretli beyanname vermediği için, ‘ihtirazı kayıtla beyan’ yoluyla dava açması da söz konusu olamaz.
Ancak, ücretli düzeltme yoluyla olayı yargıya taşıyabilir. Bunun için işverenin muhtasar beyanname verdiği vergi dairesinden, düzeltme talebinde bulunur. Vergi dairesi düzeltme talebini reddederse, bu kez Maliye Bakanlığı’na şikayet dilekçesi vererek, verginin iadesini Maliye’den ister. Maliye şikayet başvurusunu reddederse, ücretlinin dava açma hakkı doğar. Bunun üstüne vergi mahkemesinde dava açar ve yüzde 8 vergi iadesi alır.

Memur emekli aylıkları beklenen enflasyon oranında artırılır
Soru: Emekli Sandığı’ndan emekliyim. Üç ayda bir 842 lira maaş alıyorum. Gazetelere göre yüzde 4 ile yüzde 10 arası maaş farkı almam gerekiyordu. Fakat bankaya 22 lira maaş farkı yatmış. Yatan para yüzde 2.5’e tekabül ediyor. Gazeteler mi yalan söylüyor? Yoksa aldığım zam doğru mu? Hülya YÜCESU

Cevap: Memur emeklilerinin aylıkları, 6’şar aylık dönemler halinde, beklenen enflasyon oranında artırılmaktadır. Enflasyon, beklenenin üstünde gerçekleştiğinde de aylık artış oranı ile gerçekleşen enflasyon arasındaki fark, enflasyon artışı olarak ödeniyor. Nitekim 2010 yılı emekli memurların aylıkları birinci dönem (1 Ocak 2010-30 Haziran 2010 arası) için yüzde 2.5, ikinci dönem (1 Temmuz 2010-31 Aralık 2010 arası) için yüzde 2.5 oranında artırıldı. 2009 yılı ikinci yarısına ilişkin yüzde 0.115’lik de enflasyon farkı verildi.
Memur emekli aylıkları 2010’un ilk yarısı için yaklaşık yüzde 2.62 oranında artırıldı. Bu artış ile sizin gibi 842 lira aylık alan (taban aylık) emeklilerin aylıkları ocak ayından itibaren yaklaşık 864 lira oldu. Emekli aylığınızdaki 22 liralık artış doğru. Gazeteler de yalan yazmıyor. Çünkü, yılın ikinci altı aylık dönemindeki yüzde 2.5 zam da dikkate alındığında emekli aylıklarında totalde yüzde 5.3 zam yapılmış olacaktır.