Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Masum değiliz, hiç birimiz

Pazar, 17 Ağustos 2014 - 05:00

Çok fazla tükettik, hazımsızlık, reflü, gaz yaptı: siyasetten bahsediyorum! Cumhurbaşkanlığı seçimi derken bitmiyor ki, kriz üstüne kriz; başbakan da seçilecek, kabine de yenilenecek, sorun. CHP’de kurultay yapılacak. Belki yeni yöneticiler seçilecek. Ve hatta adli yılın açılışı yapılacak, o bile sorun! Neyse, siz sıkıldınız, ben de sıkıldım. Kimi seçerlerse seçsinler, nasıl olsa bizim istediğimizi seçmeyecekler. Sadece bizimkiler değil, Amerika’dan Rusya’ya, Avrupa’ya, İran’a, şu dünyayı doğru düzgün yönettiklerini düşünüyorlar mı? Her yer kan gölü. Hadi Türkmenlerin öldürülmesini bizden başka umursayan olmadı, Hıristiyan Ezidilere niye sahip çıkmıyorlar? Dağlarda 20 bin değil, 2 bin kişi mahsur kalmış diye güvenlik koridoru açmaya gerek görmüyorlar! İki bin böcekten değil, çocuk, kadın, ihtiyar, erkek, insandan söz ediyoruz! Ne önemi var, Amerikalı değiller ki. Utanıyorum. Ve IŞİD’den kaçabilenlerin anlattıklarını okurken utancımdan ölüyorum: Sünni, Kürt ve Arap komşuları da IŞİD’le birlik olup talan etmiş evlerini. Kadınlara tecavüz etmişler, ırkları bozulsun diye. Kızları götürmüşler, zengin Araplara satmak için. Erkeklerin başlarını kesmiş, çocukları diri diri gömmüşler. Tecavüze uğrayan kadınlar dağlardan atmış öldürmüş kendini. IŞİD de hikaye, insanlık ölmüş. Kimsenin ellerinin temiz olmadığını düşünürken insan olmaktan utanıyorum!

O hep böyle kaldı!

Sahnede gözlerinin içi gülerek şarkılarını söyleyen adamın yaşı yok. Üstünde tiril tiril bir kostüm. Nasıl da yakışmış. Zaten o kadar fit ki, yakışır. Nasıl da beyefendi. Nasıl da salon adamı. Bir tek şarkı söylerken çocuksu. Zaten sahnede barkovizyondan akıp geçen 45 yıllık sanat yaşamında da hep aynı bebek yüz, hep aynı içi gülen gözler, yana taranmış kahkül, efendi bir ifade! 45 yıldır “O hep böyle kalmış!” Hatta yüzü de, sesi de oturmuş, daha da yakışılı olmuş! Yıllar ona o kadar iyi davranmış ki. Birbiri ardından söylediği şarkıların da hepsini eşlik edebilecek kadar biliyormuşuz meğer. Çiğdem Talu-Melih Kibar ikilisinin hit’leri. Kendi besteleri. Kimi romantik, kimi neşeli. Kimilerine sevdalı klipler çekmiş, kimilerine oynadığı müzikaller eşlik ediyor. Erol Evgin, 45. sanat yılını kutladığı Cemil Topuzlu Sahnesi’nde sevenlerine ince göndermelerle temalı bir nostalji gecesi sunuyor: Nazım Hikmet de var, Sabahattin Ali de, Özal’dan Demirel’e, siyasetçiler de. Atatürk, Fikriye, Memleketim, Türk Bayrağı, şarkılar ve görüntülerle. Son on iki yıl yok bir tek!

Dostları nerede?

Acaba bunun için mi bir vefasızlık var, o 45 yılı paylaştığı sanatçı dostları sanki bir yalnız mı bırakmışlar onu bu gecede? Onun şarkılarını hep dinlemiş olanlar ve onların çocukları orada. Annem için diye imza isteyenler ve anneleri! Yetmez mi? Belli ki o içi gülen gözlerin içtenliği bu mevsime fazla geldi!