Merak işte...

Cumartesi, 13 Şubat 2010 - 05:00

Prof. Nihat Erim...
Gün Sazak...
İlhan Darendelioğlu.
Bunlar niye yok terör kurbanlarının listesinde? Yakınları niye yok o dayanışma fotoğrafında?
Faili meçhul veya faili malûm...
Siyasi cinayetlere kurban giden demokrasi şehitleri arasında, bunlar unutulacak isimler değil.
Öyleyse niye yok?
Yahut var da ben mi atladım?
Fakat hayır.
Nihat Erim’e, bu listede yıllardır rastlamadık. Dikkat çekecek kadar bir eksiklik bu.
Bilmediğimiz bir sebep varsa öğrenmek isteriz.
*
Meraklı değilimdir ama, kafama takıldı işte.
GATA ziyaretine o gün ambargo koyan o tıp adamı kimdir acaba?
Adı, soyadı, rütbesi nedir?
Bunu benim merak ettiğim kadar, Genelkurmay da merak etmiş midir?
Niye soruyorum?
Güldal Mumcu’ya yapılan bir nezaketsizlik nasıl afişe olduysa bu da olmalıdır. Kimse masanın altına saklanmamalıdır.
*
İçimde kalmasın.
Bir merakımı daha söyleyeyim.
Aradan üç hafta geçti ama merakım hiç azalmadı.
İmzası tartışılan Albay Çiçek var ya...
O gün, tam da o saatte, niye geçti Beşiktaş Adliyesi’nin önünden?
İşi vardı. Hayır.
İzinliydi, İstanbul’a gelmişti. Hayır.
Yürüyüş yapıyordu. Hayır.
O kaldırım yürüyüş için uygun bir yer değil. Hayır. Çünkü yürüdüğü istikametin tersine döndü taksiyle.
- Niye soruyorum?
Yürüyüş boyunca gazetecilere lâf da yetiştirdi, cevaplar verdi.
Olmaz.
Bu kadar disiplinli, bu kadar ketum, bu kadar az konuşan, ciddi bir asker’in, birdenbire kabakçiçeği gibi açılıp ortalara dökülmesi bana tuhaf geldi.
Hayırdır inşallah.