Mehmet Çiftcioğlu

//icdn.posta.com.tr/images/none/16x9.jpg

Metalin babaları 'Beleş Tepe'yi unutmadı

Pazartesi, 20 Haziran 2011 - 13:52

Maçka'daki Küçükçiftlik Parkı'na vardığımda dışarısı da içerisi kadar kalabalıktı. Alice Cooper sahneden yeni inmiş Slipknot'ı bekleyen sabırsız kalabalık kendilerine yer bulmaya çalışıyordu.

Metal müziğin efsane isimlerini izlemeye gelen kitlenin yaş ortalaması hayli düşüktü. Tabii ki, etrafta Iron Maiden'ı eşleri ile birlikte izlemeye gelen, saçları hafiften ağarmış eski topraklar da vardı ama genel kitleyi liseden yeni mezun ya da üniversitenin ilk yıllarında olan gençler oluşturuyordu.

>> İSTANBUL'DA METAL FIRTINA

Ne kadar şanslı olduklarını düşündüm, çünkü o yaşlarda ben Mersin'de Iron Maiden'ı kasetten dinleyebiliyordum, internet icq'dan ibaretti ve cd lüks sayılıyordu. Ve evet, şimdi benim de saçımda birkaç beyaz tel var.

Iron Maiden'ı önceki gelişlerinde çeşitli nedenlerle izleyememiştim. Önceki konserde Bruce Dickinson'ın olmayışı da tek avuntumdu.

KAOS YARATTILAR

Bunları düşünürken Slipknot sahneye çıktı ve kaos başladı. Sahnede tulumları ve maskeleri ile 8 adam vardı ve tam bir enerji patlaması yaşanıyordu. Grubun iki perküsyonisti Chris Fehn ve Shawn Crahan yerlerinde durmuyordu. Sid Wilson vinç ile yükselen davullara tırmanıp aşağı atlıyor, korumalar seyircilere koşan grubun üyelerini durdurmakta güçlük çekiyordu. Adeta seyircileri grup elemanlarından koruyorlardı. Wait and Bleed, Psychosocial ve Spit It Out gibi şarkılarla konser alanı iyice ısındı.

Bir ara perküsyonistlerden Chris Fehn, sol taraftaki seyircilerin bulunduğu platforma tırmanmaya başladı. Korumalar belinden yakalayıp aşağı indirmeye çalışırken Fehn, kendini bıraktı ve bu sefer de aşağıdaki seyircilerin kollarına düştü. Bir süre ellerin üstünde taşındıktan sonra sahneye dönmeyi başardı. Sahneye çıkmadan da yol üstünde bulduğu bir koli suyu seyirciye fırlatmayı ihmal etmedi.

Grup, 2010 yılında hayatını kaybeden basçıları Paul Gray'in kostümünü sahneye çıkarmıştı. Solist Corey Taylor, Gray'i anan bir konuşma yaptı.

Konser sonunda Joey'in davulunun sahnede dönerek yükselmesi ve yere 90 derece eğilerek, dik bir vaziyette yaptığı şov akıllara kazındı.

BİNLERCE KİŞİLİK KORO VARDI

Iron Maiden sahneye inanılmaz bir enerjiyle çıktı. 53 yaşındaki solist Bruce Dickinson durmadan koşuyor ve zıplıyordu. Dickinson'ın 'Scream for me İstanbul' (Benim için bağır İstanbul) demesiyle seyirci çılgına döndü. Herkes bu sözü bekliyor gibiydi. Adrian Smith ve Dave Murray'nin birbiri ardına attıkları müthiş gitar soloları ile coşku tavan yaptı. Sahnedeki beş adam, neden efsane olduklarını bize bir kez daha hatırlattı.

The Number of the Beast, 2 Minutes to Midnight, The Trooper, Fear of the Dark, Iron Maiden, Hallowed Be Thy Name ve Running Free gibi marş haline gelmiş şarkılar binlerce kişilik koro tarafından hep bir ağızdan söylendi.

DICKINSON'DAN BALKON KONUŞMASI

Bruce Dickinson, bir ara 'Bizi dışarıda ücretsiz dinleyenlere bir merhaba diyelim' dedi ve herkes o tarafa dönüp dışardakilere selam gönderdi. Blood Brothers'ı söylemeden önce Dickinson, dünyadaki tüm Iron Maiden fanlarının eşit olduğunu, dil, din, ırk ve cinsiyetin önemsiz olduğunu söyledi. Dinleri sayarken 'Jedi'lığı da (Star Wars) sayması büyük alkış aldı.

Grup sahneden ayrıldı ve bis yapmaları için tezahüratlar başlayınca Running Free'yi söylemek için geri döndüler.

Sonuç olarak bir heavy metal konseri için fazlasıyla romantik bir geceydi. Yıllarca bekleyip, şarkılarını ezberledikten sonra, binlerce kişiyle birlikte o şarkıları söylemek eşsizdi. Bruce'un da dediği gibi, bir dahaki sefere bunun iki katı büyüklükte bir alanda tekrar görüşmek üzere...