Mustafa Koç'un yıllar önceki çocukluk fotoğrafı

Vehbi Koç için hazırlanan özel içerik, Koç Holding kurumsal dergisinde yayınlandı. Dergide şimdi holdingin bir numarası olan Mustafa Koç'un çocukluk fotoğrafı da var

Mustafa Koç'un yıllar önceki çocukluk fotoğrafı

Koç Topluluğu’nun kurucusu Vehbi Koç, vefatının 19’uncu yılında geride bıraktığı eserler, ilkler ve ilkeleriyle anılıyor. Koç Holding’in kurumsal dergisi Bizden Haberler’in şubat sayısı merhum Vehbi Koç’a özel bir içerikle hazırlandı.

HEY BAB’SIZ 19 YIL GEÇTİ!

Vehbi Koç’un “Memlekete hizmet bir insanlık ve Vatan borcudur” sözlerini kapağına taşıyan dergi, Koç ailesinin arşivinden yararlanıp Vehbi Koç’un iz bırakan özelliklerini ve hatıralarını, fotoğraflar eşliğinde derledi.

SADBERK HANIM'IN VEFATI DEĞİŞTİRDİ

Semahat Arsel (Kızı, Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı) “Köklerimiz gerek anne gerekse baba tarafından Hacı Bayram Veli’ye dayanıyor. Vehbi Koç Ailesi de bu etkiyle, tipik bir Orta Anadolu aile yapısıyla kurulmuştur. Büyüklerimiz fevkalade ölçülü insanlardı. Her şeyin zamanında ve kararınca yapılmasına özen gösterirlerdi. Vehbi Bey, sanıyorum ilk çocuğu olmam ve küçükken geçirdiğim birtakım hastalıklar sebebiyle bana bir hayli düşkündü. Ama yine de ne ben ne de kardeşlerim maddi gücümüz son derece yerinde olmasına rağmen şımartılarak büyütülmedik. Babamın hayatını annem (Sadberk Hanım) vefat etmeden önce ve sonra diye iki döneme ayırsak sanıyorum yanlış olmaz. Annemin sağlığında kendisiyle fikir tartışmasına girmekten sakınırdık. Annemin vefatı babamın duygusal yönlerini ön plana çıkarmıştı. Babam daha yumuşak, daha hoşgörülü ve bize daha şefkat gösteren bir yapıya bürünmüştü. Artık yanında fikirlerimizi daha rahat söyler hale gelmiştik.”

‘HEY BABA' DER BAŞINI ÖPERDİ
SEVGİ GÖNÜL (KIZI)

2003 yılında aramızdan ayrılan Sevgi Gönül’ün, yazı ve röportajlarından derlenen Vehbi Koç’la ilgili düşünceleri: “Sevgi Gönül, aile fertlerine göre kardeşler arasındaki en cesur kişiydi. Bu cesareti Vehbi Koç’la olan ilişkisine de yansımıştı. Örneğin Rahmi Koç, Sevgi Gönül’ün vefatından sonra gazetede yazdığı yazılarından derlenen Sevgi’nin Diviti kitabındaki sunuş yazısında şöyle diyecekti, “Sevgi’ciğim, seni bizlerden ayrı kılan pek çok özelliğin vardı. Küçüklüğünden beri sen değişiktin. Dobraydın, babamı başının tepesinden öper ‘Hey Bab’ derdin. Babam da kızmaz gülerdi.” Can Kıraç’ın Anılarımla Patronum Vehbi Koç kitabında Sevgi Gönül Vehbi Koç’u şu sözlerle anlatıyor: “Babam kendi hayat senaryosunda kendi ölümünü, annemin ölümünden önceye koymuştu. Annem daha önce ölünce, babam kafasındaki sahnelerin bir kısmını değiştirmek zorunda kaldı. Sadberk Hanım Müzesi böyle bir senaryo değişikliğinin eseridir.”

SABAH TELEFONU AİLE GELENEĞİ OLDU
RAHMİ KOÇ (OĞLU, KOÇ HOLDİNG ŞEREF BAŞKANI

“Vehbi Bey, aile birliğine çok önem verirdi. Demokratik idare tarzını, biz çocukları için de uygulamış, bizler arasında hiçbir zaman ayrım yapmamıştır. Hatta doğumlarımız bile Ankara Keçiören’deki bağ evimizde aynı ebe hanım ile aynı odada olmuştur. Aynı eğitimleri almışızdır. Tüm hayatımda olduğu gibi Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı kendisinden devraldığım 1984 yılından, vefat ettiği 1996 yılına kadar, daima onun fikirlerine ehemmiyet verdim. Bana dediklerini bazen yaptık, bazen yapmadık. Her Sabah saat 08.30’da kendisini telefonla arardım. Rahmetli telefonda çok konuşmayı sevmezdi. Hatırını sorardım, talimatlarını alırdım ve telefon hemen kapanırdı. Şimdi aynı şekilde Mustafa, beni arar, telefonda dertleşiriz, fikir alışverişinde bulunuruz, aynen babamın bana yaptığı gibi, ben de ona bazı konulardaki fikirlerimi söylerim ama karar, tamamen senindir, derim. Lüzumsuz masrafa tahammülü yoktu. Sebebi de birçok varlıklı ailenin sıfıra indiğini gördüğündendi. Ayağını, yorganından, bir metre kısa uzatırdı.”

DİPLOMA VEHBİ BEY ÜNİVERSİTESİ'NDEN
SUNA KIRAÇ (KIZI)

Anılarından derleneren ‘Ömrümden Uzun İdeallerim Var’ kitabında Suna Kıraç, Vehbi Koç’un kızı olmanın nasıl bir sorumluluk getirdiğini anlatıyordu: “Düğün törenimden yaşamım boyunca unutamadığım bir anım, babamın ağlamasıdır. Tüm çocukluğum boyunca duygularını çok az belli eden, her zaman ölçülü ve mesafeli olan babam, o gün kendisini koyverdi. Çocuklar gibi hüngür hüngür ağlamaya başladı. Bir evladın sevildiğini en çok hissettiği anın, anne babasının en çok üzüldüğü an olması hayatın bir çelişkisi olsa gerek. Kolejde son sınıfa geldiğimde Amerika’ya gidip işletme okumaya karar verdim. Ancak babam bana duygu sömürüsü yaptı. Yıl 1960’tı, babam sadece 59 yaşındaydı ve bana “Ben yaşlandım sana hasret gitmek istemiyorum” dedi. Çok üzüldüm ağladım. Babam bana “Benim tezgâhım en iyi üniversitedir. Seni ben yetiştireceğim” dedi. Nitekim öyle oldu. 35 yıl birlikte çalıştık. Ben “Vehbi Koç Üniversitesi” mezunuyum. Bu benzersiz okulun ilk ve tek öğrencisiydim. Yine de şimdiki adıyla Boğaziçi Üniversitesi’ne kaydoldum.”

MUSTAFA KOÇ
(TORUNU, KOÇ HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI)

“Koç Topluluğu ve Koç ismi için en önemli unsur itibardır. Kurumsal itibar da ancak sağlam bir kurum kültürü ve istisnasız olarak uygulanan iş ahlakı ve etik kuralları ile elde edilebilir. Bu sebeple, Topluluğumuzda yapılan tüm işler, yapılacak yatırım veya kurulacak yeni ortaklıklar tıpkı Vehbi Bey’in yaptığı gibi en ince detayına kadar değerlendirilir. Projelerin sadece ekonomik değerine değil, bilhassa etik ve sosyal unsurlarına ehemmiyet gösterilir. Tüm işlere ve yatırımlara uzun vadeli bakış açısı ile yaklaşılır. Bu özellik, 1926 yılından bu yana kurucumuz merhum Vehbi Koç tarafından DNA’mıza işlenmiştir.”

ÖMER KOÇ (TORUNU, KOÇ HOLDİNG BAŞKAN VEKİLİ)
“Dedemiz Vehbi Bey toplumsal sorunların çözümünde her bireye sorumluluk düştüğüne inanan gerçek bir hayırseverdi. 1969 yılında kurulan Türkiye’nin ilk özel vakfı Vehbi Koç Vakfı da işte bu amaç doğrultusunda hayat buldu. Türkiye’nin ilk özel müzesi olan Sadberk Hanım Müzesi de, Vehbi Bey’in ve onun kurduğu Vehbi Koç Vakfı’nın ülkemizin sosyal ve kültürel yaşamına gerçekleştirdiği katkıların bir diğer örneğiydi. Şu an başkanlığını yürüttüğüm ve temelleri 1967 yılında Vehbi Koç tarafından atılan Türk Eğitim Vakfı da aynı anlayışla, bugün 9 ülkede binlerce gence burs veriyor.”

ALİ KOÇ (TORUNU, KOÇ HOLDİNG YÖNETİM KURULU ÜYESİ)
“Her zamanki disipliniyle bize kendisinin torunları olduğumuz için şirketlerde asla iltimas gösterilmemesini istemiş ve şöyle söylemiştir: “Mustafa, Ömer ve Ali tahsillerini tamamladılar. Çocuklar hangi şirketlerde vazife alırlarsa alsınlar; Rahmi Koç’un çocukları gibi değil, diğer çalışanlar gibi disipline büyük bir dikkatle uymalıdırlar. Rahmi Koç’un çocukları oldukları için amirlerin onlara ayrı muamele yapmaları önlenmelidir. Çalışmaları hakkında vicdanlarına uyarak not vermeleri sağlanmalıdır. Aksi takdirde bu çocukların iyi yetişmelerine imkân yoktur.”

İPEK KIRAÇ (TORUNU)
“Annem (Suna Kıraç) büyükbabamızı “girişimci ve kurucu”, kendilerini “koruyucu ve geliştirici”, biz torunları ise “hazır bulanlar” olarak tanımlardı. Bu tanımlama aslında hazır bulunan bu kurumun daha da ileri götürülmesi için biz üçüncü kuşaklara atfedilen sorumluluğa işaret eder.”