Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

NDS ÖDÜLÜ, KÖTÜLÜĞÜN MASALINA!

Pazar, 16 Mayıs 2010 - 05:00

Yeter artık kaset, iftira, ihanet, hakaret diyorsanız, ben demeye başladım şahsen, biraz nefes alalım: Magnus’dan ve yazarından bahsetmek istiyorum size, Sylvie Germain’den. İki yıldır özveri ve heyecanla sürdürdüğüm Notre Dames de Sion (NDS) Fransız Kız Lisesi Edebiyat Ödülleri jüri üyeliği görevim bir çok yeni yazarı tanımama neden oldu. Geçen yıl bir Türk yazara, Gürsel Korat’ın Kalenderiye’sine verdik ödülü. Bu yıl yönetmelik gereği bir Fransız yazarın Türkçe basılmış kitabı seçilecekti ve o Sorbonne Üniversitesi’nde felsefe okumuş, pek çok kitabı ve pek çok ödülü olan Sylvie Germain’in Magnus’u oldu. Bn. Germaine, ödülünü almak için İstanbul’a geldi, NDS’de bir konuşma yaptı ve daha sonra Pera’daki Fransız Sarayı’nda güzel bir rastlantı İstanbul’da bulunan Fransa Yüksek Öğretim ve Araştırma Bakanı Valérie Pécresse’in de katıldığı bir törenle ödülünü aldı. Sylvie Germain’in “masal, fable” diye tanımladığı romanı, 5 yaşında ateşli bir hastalık sonucu hafızasını kaybeden bir küçük çocuğun 2. Dünya Savaşı yıllarına rastlayan kimliğini arayış öyküsünü anlatıyor. Hafızasıyla birlikte konuşma yetisini de yitiren küçük çocuğun geçmişinden kalan tek bağ, bir yangından zor kurtulduğu belli olan Magnus isimli oyuncak ayısıdır. Büyüdükçe geçmişin izlerini sürmeye, köklerini aramaya başlayan Franz-George, öykünün sonunda canını acıtan gerçeğin yanı sıra başka bir şeyin daha farkına varır: önemli olan geçmiş değil, gelecektir. Kişinin arkasına değil, önüne bakmasıdır.

Kendi gelen kahraman
Kötülüğü masalsı bir dil ve sır dolu fantastik bir macera içinde anlatan yazar, kitaplarını nasıl yazdığını da anlattı: Adeta bir tür ruhâni alışveriş. Hiçbir plan ve hazırlık yapmadan başlıyor, kendini ilham perisine bırakıyor ve yazıyor. En başta kendimi şaşırtmayacaksam yazmak niye diyor. Bazen hayal gücünün kağıda döktüklerini beğenmese, değiştirmek istese de başaramıyor, kendi yarattığı karakterinin başını alıp gittiğini, artık ona hükmedemediğini görüyor ve adeta onun esiri oluyor! Hatta hiç farkında olmadan bir başka romanındaki karakter yeni romanına zorla girip kendini kabul ettiriyor. 2. Dünya Savaşı’nın yakıp yıktığı coğrafyada ve ülkelerde adeta kötülükler tarlasında dolaşan bir küçük çocuğun büyüme serüvenini, fragmanlar halinde seyrettiğimiz bu gizemli öykünün finali okura bırakılmış. Kiralık Adam’ın sonu da okura bırakılmıştı hatırlarsanız ve benim sizlerden aldığım soruların çoğu bu konudaydı, yanıtım da aynıydı: Sonunu siz belirleyin! Magnus, görselliği fazla, zor okunmayan bir yapıt. Bunda özenli çevirisinin de katkısı var. Kendisine çeviri ödülü verdiğimiz Yıldız Ademoğlu Atlan’ı eseri özüne sadık kalarak ve lezzetle çevirip bize kazandırdığı için ayrıca kutluyorum. Sylvie Germain’e ödülünü veren Fransa Yüksek Öğretim ve Araştırma Bakanı Valerie Pecresse, konuşmasında İstanbul’u gizemli ve büyüleyici bir şehir olarak tanıttı ve bir kitap için iyi bir mekan diye tavsiye etti. Eee, İstanbul’da da kötülük ve entrikanın eksik olmadığını düşünürsek yazara ilham kaynağı olur mu, olur!

NDS Edebiyat Ödülü Jüri üyeleri
Ödül töreninde jüri üyelerinin isimlerinin hiç anılmaması, ‘Ödüller jüri üyelerine değer katmaz, jüri üyeleri ödüllere değer katar’ diyen Feyza Zaim gibi diğer arkadaşlarımında kalbini kırdı. Bu eksiği giderelim. İşte NDS edebiyat jürisi üyeleri:

Tomris Alpay (Başkan), Özlem Yüzak (gazeteci), Saadet Özen (yazar), Yazgülü Aldoğan (gazeteci-yazar), Feyza Zaim (yazar), Prof. Dr. Nükhet Güz, Mayda Saris (çevirmen-editör), R. Ebru Erbaş (çevirmen) ve Doç. Dr. Füsun Türkmen.