Neyin Halk Oylaması

Pazartesi, 12 Temmuz 2010 - 05:00

İki ay sonra 12 Eylül tarihinde yapılacak olan Anayasa değişikliği referandumu için siyasi çekişme erken başladı.

Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kısmi iptal kararı sokaktaki vatandaşın kafasını daha da karıştırmaktan başka bir işe yaramadı.

Sade vatandaşı ne Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçimiyle ilgili uygulama, ne de HSYK ‘nın Adalet Bakanlığı’nın vesayeti altına girmesine ilgilendiriyor..

Gelinen son noktada AKP Hükümeti halk oylamasını 12 Eylül Anayasasının değiştirilmesine evet platformuna çekmeyi başardı.

Muhalefet partileri CHP ve MHP ise olayı AKP ye hayır kampanyasına dönüştürme çabasında.

Anlayacağınız kimsenin içerikle ilgisi yok.

Değişiklik metninde olumlu maddelerde var:

“Çocuklar, yaslılar ve engelliler gibi özel surette korunması gerekenler için alınacak tedbirlerin esitlik ilkesine aykırı sayılamaması, vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyetinin ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hakim kararına bağlı olarak sınırlandırılması “gibi.

Aslında bu maddeler tüm partilerin ve toplumun kabul edeceği maddeler.

Ancak kavga ortamında tartışması bile olmuyor.

***

Sonucu ne olursa olsun 12 Eylül referandumu galip ve mağlup taraf olmayacağı, iktidarın da muhalefetin de sonuçları kendine göre yorumlayacağı ve halkın neye ‘Evet’, neye ‘hayır’ dediğini bilmediği bir oylama olacak.

Referandumdan evet oylarının fazla çıkması halkın AKP hükümetinden memnun olduğu anlamına gelmeyeceği gibi hayır oylarının fazlalığı da ilk genel seçimde AKP iktidarının yıkılacağı anlamına gelmeyecek.

Terör, işsizlik ve ekonomik krizle boğuşurken, 12 Eylül referandumu, toplumsal gerilimi ve kutuplaşmayı daha da arttırmaktan başka bir işe yaramayacak.