O işi erbabı bilir

Çarşamba, 24 Şubat 2010 - 05:00

Son günlerde en hoş lâf:
- Darbe oldu da biz mi duymadık?
Doğru... Bir tümen asker tutuklandığına göre, mutlaka bir anormallik olmalı.
Tamam da, biz hangi darbeyi duyduk ki?
Hiç birini.
Duymadıklarımız, zaten kaç kere gelip lök gibi oturdular. Çünkü darbeyi başardılar, hedefe ulaştılar. Bizi de biat ettirdiler.
- Ama bunlar?
Bunlar herhalde beceremediler.
Başaramadılar.
Eğer başarsalardı bunu da duymazdık.
*
Bir de diyorlar ki:
- Ucu nereye dayanırsa dayansın. Kime uzanırsa uzansın.
Eh, Mehmetçik yapacak değildi ya darbeyi... Komutansız darbe mi olur? Al sana komutan. Hem de kaç tane.
Siz Susurluk için de böyle söylediniz: Ucu kime uzanırsa uzansın. Ama uzanmadınız. Polis müdüründen öteye gidemediniz. Onun için de kadük kaldı işte.
*
Bu komutanlar ne yapmış.
Darbe mi yapmış?
Hayır. Darbe değil, darbe planı yapmış.
Yazık.
Halbuki darbe yapsaydılar, şimdi hepimiz hazırola geçmiş, karşılarında elpençe divan durmaktaydık.
Madem yapamadılar kaderlerine küssünler.
Yahu ben size demedim mi sayın Paşalar, ille de 35. maddeye saplanıp kırk dereden su getirip yasal dayanak aramayın.
Darbenin yasal’ı mı olurmuş?
İç tüzük de neymiş? Darbe dediğin, meclisi kapatır, anayasayı bile kaldırır atar.
Ne oldu şimdi?
Harp oyunu muydu, atari miydi, seminer miydi neydi adı?
Hep plan yaptınız. Olmaz.
Yapacak idiyseniz darbe yapacaktınız. Bakın 12 Eylül subaylarına, bakın 28 Şubatçılara... Hepsi aslanlar gibi.
*
Son söz:

Darbe uzmanlık ister.
Siz daha bilgisayarınızdaki notlara, gizli belgelere, cebinize, elinize, dilinize sahip çıkamadınız.
Bir de soruyorsunuz: Evimizin aranacağını gazeteciler önceden nasıl biliyor diye.
E mahkeme kararıyla çıkılan yolda polisler falan paşayı almaya gidiyoruz diye davul zurna çalarsa, bunu sağır sultan bile duyar.
Eş zamanlı bir operasyon, gizli kalır mı sevgili Paşalar?
1 kişiden fazlasının edindiği bilgiye hiç sır denir mi?