A. Yavuz Kocaömer

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/02/01/8186505.a-yavuz-kocaomer.png

Öğrencilerin gözünden engellilere bakış

Pazartesi, 06 Haziran 2011 - 05:00

Geçtiğimiz ay Fevziye Mektepleri Işık Lisesi Çok Amaçlı Salonu’nda yaklaşık 200’ün üzerinde öğrencimizle bir araya geldik. Hukuk doktorları Kerim ve Selim Altınok kardeşler ile birlikte 1.5 saat gençlerle beraber olduk. Dilimizin döndüğü kadar, gerek Kerim ve Selim, gerek ben gençlere engellilerle ilgili bilgiler verdik. Daha sonra bu söyleşiye katılan öğrenci kardeşlerimizden o günkü duygularını anlatan çok sayıda yazı geldi. Bazılarını (mecburen kısaltarak) aşağıda sizlere sunuyoruz.

Kendimi sorguluyorum

Kendimi sorgulamaya başladım. Çünkü hayatta en küçük bir sorunla karşılaşmamama rağmen hiç böyle hırslanıp bir şeyler yapmaya çalışmadım. Hayat kolay değil. Bir yerlere gelmek, önemli biri olmak için çok çalışmak gerekiyor. Altınok kardeşler durumları iki kat zor olmasına rağmen birçok başarı elde etmiş. Gerçekten çok özendim. Kesinlikle örnek alınması gereken kişiler olduğunu düşünüyorum. Aylin Mutal

[[HAFTAYA]]

Görme engelliler

TESYEV söyleşisinden sonra görme engelliler hakkında bilmediğim çok şey olduğunu fark ettim. En önemlisi, şartlara rağmen hayata sıkı tutunmayı öğrendim. Aslında kendim için bile hiçbir şey yapmadığımı, kendimi hiç geliştirmediğimi, en ufak engelde pes ettiğimi gördüm. Seren Basmacı /9 D

Engelli kavramı

Toplumumuzdaki engelli arkadaşlarımız için engelli kelimesinin önemini belirttiniz ki, bu çok önemli bir detaydı. Bir engelliye nasıl yaklaşılır, nasıl davranılır bunları bize çok güzel açıkladınız. Ben seminerde insanların asla engel tanımayacağını öğrendim. Selim ve Kerim Bey’in yaptıkları bana çok şey kazandırdı. İnşallah toplumumuzda ‘Engelli’ kavramı daha güzel anlatılır. İnsanlar bu konu hakkında daha çok bilgi edinip size daha fazla yardımcı olur. Bu semineri asla unutmayacağım. Coşkun Deniz Yıldırım

Bizden farkları yok

Yapılan söyleşide engellilere de normal birey gibi davranmam gerektiğini anladım ve daha önceki bazı davranışlarımdan dolayı kendimden utandım. Söyleşiden sonra engelli birine benden yardım istemediği sürece yardım etmenin yanlış olduğunu anladım. Selim ile Kerim ikizlerin başarıları ve yeteneklerini duyunca, engellilerin bizden hiçbir farkı olmadığını, yeterince çalışılırsa her şeyin mümkün olduğunu öğrendim. Alper Öz

Onlarla gurur duydum

Önce üzüldüm, sonra onların başarılarını duyunca utandım. Zor olmasına rağmen okumaya, öğrenmeye daha açtılar benden. Söyleşinin sonunda ise hissettiğim tek şey gururdu.

Onlarla gurur duydum ve eskisinden çok önemsemeye başladım onları. Aslında öğrendim ki engelli olmak, gözlerin görmemesi, kulakların duyamaması bir şey değil. Çünkü onlar önlerine çıkan her engeli aşmışlar ve aşmaya devam ediyorlar. Asıl engel, ben ve benim gibilerin engelleri aşmak yerine tembel tenekeler gibi davranmamız. Can Arat

Başarı hikayeleri...

Engellilerin başarılı olabileceğini biliyordum. Ama bu kadar büyük başarılar duymamıştım. Başarı hikayelerini düşününce kendimi çok gereksiz gördüm. Çünkü benim bu başarılar için çok çalışmam lazım. Bugüne kadar, bu kadar büyük başarı sahibi olamadım ve elimdekileri kullanamadığımı anladım. Begüm Ballı

Keşke o kadar azimli olsam

Söyleşide “Asıl engelli kim?” sorusunu aklıma getirdim ve kendimden utandım. Kendimi sorguladım. Engel aslında kafamızda ve çevremizde olan bir şey. Engelliler yaşadıkları zorluklara rağmen birçok şeyi başaracak güce ve azme sahip. Biz onların önüne engel koymadığımız sürece bu güçlü ve azimli karakterleri devam eder. Keşke onlardaki yaşama azmi, bağlılık bizde olsa. Ömer Gürgen / 10 E

Hayata küsmemişler

Gözleri görmeyen iki kardeşin engellerini aşıp yaptıklarını görünce utandım! Gözleri görmese bile hayata küsmemiş, başarılı, özverili bu iki insanla tanışmak çok hoşuma gitti. Boş boş yaşarken, olur olmadık şeylere üzülürken, hayatta neler oluyor, insanlar neler yaşıyor diye düşündüm. İnsan ne olursa olsun, başına ne gelirse gelsin, pes etmemeli. Bana bunları öğrettiğiniz için çok teşekkür ederim. Eda Alacalar

Onlar mı engelli, biz mi?

Belki doğuştan görme engelli olmasalardı, hayat onlar için farklı olurdu. Ben onları dinledikten sonra karşımda görmeyen iki kişi değil, hayatın onlara verdikleriyle baş etmeyi bilen, herkesten güçlü, başarılarıyla kendilerine özendiren iki kişi gördüm. Yavuz Ağabey’in seminer başında “Onlar mı engelli, biz mi?” sorusunun cevabı bende o kadar net ki. Bence engelli olan benim. Benim engelimi, korkularım oluşturuyor. Öğrendiklerimden sonra kesinlikle bana engel olmalarına izin vermemeliyim. Nazlı Ören

Kendimizi boş kutu gibi hissettik

Biz arkadaşlarla engellilere hep “Özürlük” derdik. Aslında özürlü demenin ne kadar yanlış olduğunu öğrendik. Bize engeller karşısında pes etmememiz gerektiğini söylediler. Engelli olmanın başarıyı etkilemediğini gösterdiler. Seminerdeyken herkes birbirine bakıyordu. Hepimizin eli, ayağı tutuyordu, hiçbir fiziksel sorunu yoktu. Buna rağmen çok az şey başarabilmişiz. Bu durum kendimizi boş bir kutu gibi hissetmemize neden oldu. Aslıhan Apdiç

Çok utandım

Açıkçası kendimden utandım. Çünkü yaşadıkları hayat ve gün içinde yaptıkları faaliyetler hem kendilerine hem de ülkemize çok faydalı. Benim bir hafta içinde yaptığımı onlar 1 günde yapıyor. Engelli olmanın hiçbir açıdan engel olmadığını gördüm. Onları gönülden tebrik ediyorum. Beyza Kuzuoğlu

En etkili konuşma

Selim ve Kerim ağabeyler size teşekkür ederim. Dinlediğim en etkili konuşmaydı. Kendimi sizin yerinize koydum. Eğer ortaokulda benim başıma öyle bir olay gelseydi, yaşamayı bırakabilirdim. Siz belki çoğumuzun gören gözlerle başaramayacakları işleri, engelli halinizle başardınız. Böyle kişileri her zaman ilham kaynağı olarak gördüm. Berker Camcı

Ders kaynıyor (!)

“Seminer var çocuklar, Çok Amaçlı’ya gidiyoruz.” Bu cümle okulumuzda öğrenci için iki şey ifade eder: Tamam, güzel, ders kaynıyor. Ama yine muhtemelen sıkıcı biri geliyor, yandık. Bu sefer öyle olmadı. Ne dikkatimiz, ne ilgimiz, ne de dinmeyen alkışlarız yapmacıktı. Ortak ilgi alanlarımızda, var olan engelleriyle beraber benden iyilerdi. Kıskanmadım desem yalan olur. Görmemelerine rağmen benden iyi gitar çalıyorlardı. Satranç turnuvalarında tüm oyunu hafızalarında tutuyorlar, milli takımdalar. “Helal olsun” dedim içimden. Ben mi? Hayır, bu sefer arkaya kaçmadım. En önde oturdum. Pişman olmadığım nadir konferanslardan biri için Yavuz, Selim ve Kerim Bey’lere teşekkür ederim. Erdem Mümtaz Hacıpaşaoğlu 

Sayın Dr. Muammer Yıldız

İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Sayın Dr. Muammer Yıldız ile geçtiğimiz ay Irmak Okulları’nda, Paralimpik Okul Günleri Pilot program sonuçlarının değerlendirildiği toplantıda beraberdik. Yukarıda yazdıklarımız ise, Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı’nın (TESYEV) engelliler konusunda öğrencilerimizi bilinçlendirmek üzere yaptığı toplantılardan bir örnek. Sevgili Müdürüm Dr. Muammer Yıldız’ın yalnız Paralimpik Okul Günleri’nde değil, engelliler ile ilgili farkındalık yaratma ve benzeri söyleşileri Türkiye Engelliler Spor Yardım ve Eğitim Vakfı ile işbirliği yaparak da yürekten destekleyeceğine inanıyoruz. Çünkü karşımızda kalbinde insan sevgisi olan, eğitim, öğretim için bir şeyler yapmak isteyen ve bunun için de zaman ayırmaktan çekinmeyen bir İl Milli Eğitim Müdürü gördük.

Yandex.Metrica