Olmaz öyle

a
a
Pazartesi, 20 Eylül 2010 - 05:00

Yeni bir siyasi dönem başlarken, önce şurada anlaşalım:
 
- Kılıçdaroğlu’na karşı mısın?
 
- Hayır değilim... Geliş biçimine karşıyım.
 
Öyle kurultaylar gördük ki, kıran kıranaydı. Mesela, Ecevit çıktı, tarihi şahsiyetine rağmen İsmet Paşa’yı yendi... Şapka çıkarmayıp da ne yaparsın?
 
Akbulut, Başbakan olmasına rağmen, Mesut Yılmaz geldi, kongrede onu yendi. Helal olsun... Ama aynı Mesut Yılmaz’ın 55’inci hükümette Başbakan oluş biçimini onaylamıyorum.
 
[[HAFTAYA]]
 
*
 
Demirel, iki kere silah zoruyla gitti... Kesinlikle onaylamadım. Seçimle gitmeliydi... Hiç kongre kaybetmediği için, liderliği de tartışılmaz. Ama
silah zoru ne ise, hile ve desise de o.
 
“Kılıçdaroğlu hile yapmıştır” demiyorum. Ama Baykal’a hile yapılmıştır, tezgah kurulmuştur. Kılıçdaroğlu böyle bir sürecin ürünüdür. Geliş biçimini onaylamıyorum.
 
Halbuki kurultaylardan birinde Baykal’ın karışına dikilip, adaylığını koyup, takır takır kazansaydı, ellerim patlayıncaya kadar onu alkışlayacaktım.
 
Ben, 28 Şubat’a da bu yüzden karşıyım. Erbakan’a ömrümde oy atmadım ama onun indiriliş biçimini de onaylamıyorum. Çiller’e yapılanı
daha da ayıplıyorum.
 
*
Bu bakımdan...
 
Gücümün yettiği ölçüde, Baykal’ın hakkını aramaya devam edeceğim.
 
Kendisine yapılan kalleşliği haykıramadığı gibi “kimsenin yerinde gözüm yok” deyişi, Baykal’a olan görevimizi daha da keskinleştiriyor.
 
Onun gözü olmayabilir ama 30 yıl önceki 12 Eylül’ün, hatta 60 yıl öncesinin götürdüğü itibarlar bile artık iade edilirken, Baykal’ın taze taze uğradığı haksızlığa sessiz kalamam.
 
Not:
 
Duydunuz mu, PKK’nın şahin kanadı varmış meğer...
 
Demek ki güvercin kanadı da var.
 
- Terör ve güvercin...
 
Dünyada ilktir herhalde.