Önemli bir karar arefesindesiniz

Cumartesi, 17 Nisan 2010 - 05:00

Hukuk cephesinde endişeli bekleyiş ve tartışmalı bir gündem var. Endişeli bekleyiş, Anayasa değişikliği tasarısı. Bu hali ile yasalaşırsa ilk etapta Anayasa Mahkemesi yolu görünüyor. İyi ama bu defa da “Resmi Gazete’de yayınlanmadan bu mahkemeye gider mi, gitmez mi?” tartışması başlayacak. Resmi Gazete’de yayınında da uygulaması yapılacak ve bu sefer de Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez denilip yargı denetiminden uzak tutulduğu ileri sürülecek. Yani nereden bakarsanız bakın yeni bir maceraya doğru yelken açtık, aynen bugün olduğu gibi. Nedir bugün olan? Şudur: Birkaç gün evvel Anayasa Mahkemesi’nin Harçlar Kanunu’nun 28’inci maddesini iptal ettiğini ve artık karar harcı ödemeden mahkeme kararlarının alınabileceğini yazmıştım. İptal kakarı da 17 Mart 2010 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanmıştı. İşte kabus, yayını takip eden günlerden itibaren başladı. Olan şu. Anayasa Mahkemesi, Harçlar Kanunu’nun 28’inci maddesini iptal etti.

Bu madde, “Karar ve ilam harcı ödenmedikçe ilgiliye ilam verilmez” diyordu. Bunun iptali ile kararlar, harç yatırılmadan verilir oldu. Ancak Anayasa Mahkemesi’ne müracaatta aynı kanunun 32’nci maddesinin de iptali isteniliyordu. Bu talep son derece haklı bir talepti. Bu madde de şunu söylüyor: “Yargı işlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamaz.” Ancak 28’inci maddeyi iptal eden Anayasa Mahkemesi, 32’nci maddeyi iptal etmedi. Etmeyince de şimdi bakın ne oldu. Mahkemeden harç ödenmeden alınan kararı bazı mahkemeler karşı tarafa tebliğe çıkarmıyor. Neden? Çünkü tebliğe çıkarmak müteakip işlem. Bu halde de karar kesinleşmiyor. Bitmedi. Bu kararı veren bir hakim, “Ben ilama harç ödenmemiştir” yazarım diyor. Olur mu? Olmaz, zira artık hakim olaydan el çekmiştir, oysa bu yersiz bir müdahaledir. Hâlâ bitmedi.

Bazı icra daireleri bu ilamı kabul etmiyor. Nedeni yine 32’nci madde. Mademki harç yatmadı müteakip işlem olarak kabul edilen icra işlemi de başlayamaz” diyor. Hoppala! İyi de, ben icra edemedikten sonra o ilamı ne yapayım? Üstelik icra işlemi müteakip işlem mi? Bence hayır, müstakil bir işlem. Ayrı alınan harcı var, işlem böyle başlıyor. İyi ama gel anlat. Yani tam bir kabus yaşıyoruz. İzledim, ilk dosya Yargıtay yolunda, bütün ümitler Yargıtay’da. Harç ve vergilerin tahsilinin devletin görevi olduğu, vatandaşın hak arama özgürlüğünün Anayasa teminatı altında olduğu görüşü ile ve icrai işlemin, davanın devamı niteliğinde müteakip işlem olmadığına acilen karar verirse vatandaş kurtuldu. Aksi halde bir kabus ki hayra alamet değil.

İşleminiz tapuda yapılacak

Babamızdan alan tarlalar için veraset ilamı çıkarmak istiyoruz ama bu arada dört mirasçıdan biri öldü. Bu durumda ne yapacağız? Tapularımızı alabilir miyiz? Veraset ilamı alınırken paylı mülkiyete geçebilir miyiz? N.B.

Veraset ilamı çıkarmak için bir dava açmak gerekiyor. Bu dava her zaman açılabilir, süresi yoktur. Bu arada mirasçılardan biri öldü ise son durumu gösterir halde veraset ilamı almak mümkün, zira iştirak halindeki malikler arasına (elbirliği mülkiyeti içine) önel kişinin mirasçıları da katılacak ve bu hali ile veraset ilamı alınacak. Veraset ilamı alındıktan ve veraset beyannamesi verildikten sonra tapuda tescil mümkün. Bugünkü hali ile terekedeki mallara iştirak halinde (elbirliği mülkiyeti) maliksiniz. Bunu veraset ilamında değiştiremezsiniz. Zaten veraset ilamında mirasçıların mülkiyet durumu yazmaz, sadece mirasçılar belirtilir ve miras hisseleri yazılır. Sizler tapuya tescil için gittiğinizde veraset ilamındaki tüm mirasçılar olarak birlikte giderseniz tescili müşterek mülkiyete (paylı mülkiyete) çevirebilirsiniz. Bu iş tapuda yapılır. Ancak tümünüz bir araya gelemiyorsanız ve müşterek mülkiyete geçmek istiyorsanız dava açacaksınız ve hakim kararı ile müşterek mülkiyete (paylı mülkiyete) geçeceksiniz.