Ortaklık türü önemli

Cumartesi, 22 Mayıs 2010 - 05:00

Bir evde altı hissedarız. On sene önce bu evi ihtiyacı bulunan bir yakınımıza kiraya vermiştik. Yazılı sözleşme yok. Aradan on yıl geçti, kiracının maddi durumu düzeldi, bizimki bozuldu. Yani buradan alacağımız kiraya çok ihtiyacımız var. İçindekini çıkarıp gerçek değeri üzerinden kiraya vermek istiyoruz. Buna altı malikten ikisi yanaşmıyor. Bu işi nasıl hallederiz? V.V.

Okuyucularımdan bir isteğim olmuştu “Lütfen özel yanıt istemeyin”. Ancak benden bu okuyucum gibi mail yolu ile yanıt isteyen okuyucularım var. Tekrar etmek zorundayım özel yanıt veremiyorum. Ayrıca her yanıtım başka okuyucularım için yol gösterici oluyor. Deşifre olmak istemeyen okuyucularım için ise bazı önlemler alıyorum. Şimdi geleyim yanıtıma. Mademki yeterli kira bedeli alamamaktan şikayetçisiniz bu nedenle kiracıyı çıkartmak istiyorsunuz o halde kendisinden yeterli kira bedeli talep edin ve rayice uygun kira bedelinin tayin ve tespiti için bir dava açın. Bu yol kiracıyı çıkartmaktan daha kolay. Ama illaki kiracının çıkmasını istiyorsanız bunun için yasal tahliye nedenlerinden birinin bulunuyor olması lazım. Ama yoksa hiç uğraşmayın. İki malikin tahliyeye yanaşmadığını söylüyorsunuz. Şayet aranızdaki ortaklık müşterek mülkiyet yani paylı mülkiyet ise sayı ve hisse çoğunluğu ile dava açabiliyorsunuz. Şayet iştirak halinde yani elbirliği mülkiyeti ise tamamının katılımını sağlamak zorundasınız aklınızda bulunsun.

Faka bastırmışlar

Kamu kurumunda güvenlikçi olarak çalışıyordum. Yöneticilerden biri beni aradı. Gece kurumda dolaşmadığım için işime son verileceğini söyledi. Ben de borcum olduğunu üç ay bana müsaade edilmesini istedim. Kendin istifa edersen olur dedi. Ben de üç ay sonrası için istifamı bildirdim. Ama iş tazminatımı ödemeye gelince bir kuruş bile vermediler. Bunu nasıl alırım? U.G.

Bizim dilde buna faka bastırmak denilir. Yani sizin elinizden istifa mektubunu (iş akdinin feshi talebini) almakla belli ki akıllarında tazminatlarınızın üzerine yatmak varmış. Bu durumda yapabileceğiniz bir şeyin olduğunu söyleyemem. Zira kendi isteği ile işçinin sözleşmeyi feshetmesi halinde kendisine kıdem tazminatı ödenmez. Peki yapılan ahlaki mi? Bana sorarsanız değil, başkalarına sorarsanız tartışılır. İşte bunun için işçinin arkasında bir desteği, örneğin sendikası olmalı. Ancak sıkıştığında ona destek olacak, bulutlar üzerinde gezinmeyen bir sendikası olmalı. İşçi çat kapı danışmalı. Böyle faka bastırmalara karşı donanımlı olmalı ama nerede, bu örnek ne ilk ne de son. Görmüyor musunuz tekel işçilerinin halini?