Pazardan pazara

a
a
Pazar, 19 Eylül 2010 - 05:00

Referandumun üzerinden bir hafta geçti, bizimkiler hâlâ evet-hayır hesaplaşmasında.
Yahu, açılmayan sandık kalmadı.
Sonucu, sağır sultan bile duydu:
Memlekette 22 milyon yalaka var, 16 milyon darbeci var, 12 milyon da -Kılıçdaroğlu dahil boykotçu var.
Daha ne olsun.
“Acem Kürdi-Acem Aşiran. Bölünmez bir kitleyiz.”

[[HAFTAYA]]

*

Yalaka hiç sevmediğim bir kelime. Darbeci ise, kimseye kolay kolay yapıştıramadığım bir sıfat. Bunlar, iki keskin grubun, kelime dağarcığındaki fukaralıktan kaynaklanan sözcükler.
Ama görüyorsunuz ki, bal gibi de bir arada yaşıyorlar:
54-46...52-48...51-49... Böyle sonuçlanmış iller var. 60-40 bile beraber yaşamak için fevkalâde bir ortam.

*

Kaybeden parti yoktur. Sadece şıklardan biri kaybetmiştir. Ne CHP mağlup, ne MHP... Galip gelen ise anayasa değişikliği... Hepsi bu.
Özetleyelim.
Memleketin yüzde 58’i evet derken, ben bu değişiklikten korkmuyorum demek istemiştir.
Yüzde 42’si ise endişe sahibi.
Başbakanın yapacağı şey, bu endişeyi dağıtmak.
İster dağıtır, ister dağıtmaz.
Kimbilir, dağıtmamak belki de işine gelir.
Ama ben olsam dağıtırım.
Oy için değil, güven için, huzur için.

*

Önümüzde yeni sandıklar var. Sonuçlara tahammül etmeyi öğrenmek, bize demokrasi olgunluğu getirecek. ;
Ama “kazandığı için şımarmak” tahakküm’den daha beter.
Hazmetmek büyük duruş.
Hazım, sırf mağluplar için değil, asıl galipler için lâzım.
Hele önümüzdeki yıllar, daha da lâzım olacak.