Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

PKK, referandumu neden boykot edecek

Pazar, 18 Temmuz 2010 - 05:00

Şimdi de DÖH çıkmış! DÖH’den gelen mesajı dikkatlice okudum. PÖH dedim! Nedense bu PKK ve türevi örgüt ve kurumların mesajlarında hep aynı dil, aynı düz mantık ve aynı inat vardır. Referandum öncesi aldıkları karar gereği, DÖH, “Fırat’ın doğusunda” referandumu boykot edecekmiş! Kendini Kürt halkının temsilcisi ilan eden, ‘BİZ’i, ‘biz ve onlar’ diye bölmeye neden olan, kan ve gözyaşı dökmekten başka bir işe de yaramayan, her iki tarafa da kan kusturan bu DÖH ve türevi arkadaşların derdi şu imiş; Kürtler son seçimlerde AKP’yi desteklemişler ama açılım boş çıkmış, vaat edilen özgürlükler gerçekleşmemiş.

AKP ile CHP birleşmiş!

Referandumda ‘evet’ denirse AKP tarafından yargının siyaset üzerindeki vesayetini kaldırmak, ‘hayır’ denirse CHP tarafından da siyasetin yargı üzerindeki vesayetini kaldırmak olacak diye kampanya yapılıyormuş ama hepsi yalanmış. Aslında AKP ve CHP birleşmiş, hatta MHP ve hatta Ergenekoncular (burada gerçekten güldüm) ve hatta devlet (artık gülemedim, ağlamak istedim!) bu birlikteliğin içindeymiş, hep beraber Kürt halkının özgürlük mücadelesine karşı açılmış bir savaşmış bu! Onun için referandumu boykot ederek bu oyuna karşı çıkacaklarmış. Akıl ve mantık tutulması olunca, sığınılacak bir tek yer kalıyor “Allah akıl fikir versin” demekten başka bir şey gelmiyor insanın elinden!

Herkes birine karşı

Tabii bu akıl tutulması sadece DÖH’e mahsus değil. AKP’de de var: AKP’ye göre CHP, MHP sıkı durun, PKK, ve hatta ne bileyim, başka harf bileşenleri, AKP’ye karşı birleşmiş, referandumda hayır diyecekmiş, böylece memlekete demokrasi ve özgürlük gelmeyecekmiş! Bir “Allah akıl fikir versin” de buraya çekiyorum. Farkında mısınız, her iki taraf da kendileri dışındaki herkesi kendilerine karşı birleşmiş sayıyor. Bu bir hezeyan, sanrı halidir! DÖH, Fırat’ın doğusunda öyle bir özgürlük gerçekleştirmiş ki, bu Fırat’ın batısında yokmuş? Bir daha kimse tv ekranlarında karşıma çıkıp da Kürtlere özgürlük verelim demesin tamam mı, Mehmet Metiner, bak, varmış zaten! Peki ne yapacakmış DÖH’çüler? Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan avukatları aracılığıyla bildirdiği çözüm önerileri uygulanana kadar… Ah, daha fazlasını yazmaya dayanamıyorum! O avukatlar oraya gitmeye devam etsin daha! Artık AİHM gerekçesi de kalmadı? Haa, bir de “Her gün cenazelerimiz geliyor dağdan” diye şikayet var ki, insanın kanını beynine sıçratıyor!

Ya sizin öldürdükleriniz?

Yok yaa, sahi mi, bizim de cenazelerimiz geliyor dağdan, sizin öldürdükleriniz! O Fırat’ın Doğu’sunda silahla, kanla gerçekleştirdiğiniz özgürlük ortamının kan açan çiçekleri olarak! Peki siz PKK’nın, pardon DÖH’ün referandumu neden boykot edeceğini anladınız mı? “Ben sizden farklıyım” demek için! Referandum Türkler’in meselesidir, Kürtleri ilgilendirmiyor olayı. Sanki Fırat’ın doğusunda başka yasalar geçerli!

Bir sahne canavarı Grace Jones

Yazı İstanbul’da yaşayacaksın! Bu yaz İstanbul’a gelip de konser veren ünlüleri düşündükçe vay be diyorum! New York gibi olduk! Rihanna’dan sonra Grace Jones konserinde de uçtum! Müziklerine bayıldığım için değil, tam seyirlik oldukları için, bu güzel kadınların sahnesi müthiş! Rihanna gibi Grace Jones da bitter çikolata tadında, parlak siyah. Jamaikalı, Amerikalı tabii. Artık doğruysa, ilk ve tek kocası da Türk’müş! Yahya! Yok yaa? Ama Türkçe “seni seviyorum” demesini iyi beceriyor ve Türk erkekleri çok kıskanç değil mi diyorsa bir bildiği var gibi! Kadının sesi müthiş, zaten vücudunu Allah boşken yaratmış, özenmiş. Hem hulahop çevirip, hem şarkı söyleyip, hem leylek topuklarının üzerinde zıplayabilecek kadar atletik ve güçlü. Her şarkıda ayrı bir tablo, bence konser veren bütün müzisyenlerin orada olup ders alması gerekirdi, gözüme bir Nükhet Duru ilişti. Son tabloda koptum. Paraşüt kumaşı gibi bir şey geçirmişti sırtına, içine hava üflüyorlardı, loş ışıkta şarkısını söylerken uçuşan yarasalar gibiydi ve çok şiirseldi! Grace Jones! Bir sahne canavarı, hayır yaşını yazmayacağım, ne önemi var, gördüğüm bana yetti. Hayran, hayran, hayran oldum! İKSV ve bütün sponsorlara teşekkürler, yine yaz, yine caz!