PKK'ya “Pre-emtive Strike” başlatma zamanı geldi

Cuma, 25 Haziran 2010 - 05:00

Askeri doktrinde “Pre-emtive Strike” önleyici saldırıyı ifade eden İngilizce bir kavramdır. Yüzyıllardır bilinen ve askerliğin en temel stratejilerinden biri olan “Pre- emtive Strike” Obama’dan önceki Amerikan Başkanı George Bush döneminde yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştı. Başkan Bush, 11 Eylül’de Amerika’yı vuran terör eylemlerinin ardından kendilerinin de önleyici saldırılar gerçekleştireceklerini resmen ilan etmişti. Hatta Amerika bu çerçevede işi Afganistan ve Irak’ı işgale kadar götürmüştü.
Düşmanı tek taraflı olarak belirlenecek yer ve zamanda yok etme fikrine dayalı bu doktrini Rusya ve İsrail de pek çok kez uyguladı. Üstelik bunu uluslararası hukuka türlü kılıflar uydurarak yaptılar. Kuzey Irak’taki hedeflere yönelik geniş çaplı harekatlar istenen sonucu vermiyor. Çünkü sözü edilen alan çok büyük. Yerleşim birimlerinde siviller ve teröristler iç içe yaşıyor. PKK’lılar çok küçük gruplar halinde sürekli yer değiştiriyorlar. Bu tip hedefleri F-16 ile vurmaya çalışmak sineği ezmek için iş makinesi kullanmaya benziyor.
İşte bu nedenle “PKK’ya verilecek en iyi cevap Pre-emtive Strike” diyorum. Ancak bunu söylerken herhangi bir ülkenin işgal edilmesinden söz etmiyorum. Türkiye gidip özel eğitilmiş küçük birlikler kullanarak PKK’nın liderlerini saklandıkları inlerde bulmak zorundadır. Askerlerle birlikte masum insanları da katleden bu katiller her nerede olursa olsun yakalanmalı ve getirilmelidir. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin taarruz helikopterleriyle desteklenecek elit paraşüt unsurları, SAT komandoları ve bordo berelileri bu görevleri yerine getirebilecek güçtedir.
Kendi sınırlarını koruyamayan ve Türkiye’nin “vur kaç hedef” haline gelmesine göz yuman Kuzey Irak’taki Kürt yönetimi bu aşamada susmak ve Türkiye’nin yapacağı operasyonları izlemek zorundadır.

Niyetleri iç savaş çıkarmak

PKK’nın gerçek niyetinin bir iç savaş çıkarmak ve bunun neticesinde ülkeyi bölünmeye götürmek olduğunu bilmeyen yok!.. Örgüt bunu yapamasa bile bu korkuyu salarak Türkiye’ye taleplerini kabul ettirmek istiyor.
İstanbul Halkalı’daki saldırıyı gerçekleştirdiği ileri sürülen zanlıların gözaltına alınmaları sırasında toplanan bir grubun alkışlarla eşlik etmesi başka türlü nasıl açıklanabilir ki?
Başka bir grubun gelip kendilerini linç etmeye çalışmasını, bununla birlikte Doğu ve Güneydoğu kökenli yurttaşlara yönelik saldırıları kışkırtmak istiyorlar. Bunca yıldır devam eden terör saldırılarına rağmen Türkiye’de insanlar bu oyuna gelmediler. Batıdaki şehirlerde kimse Kürt kökenli yurttaşlara kötü gözle bakmadı.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli söylemleri çok sert olsa da sağduyulu davranıyor ve halkı sokaklara dökecek girişimlerden kaçınıyor. Ama aynı hassasiyeti bazı BDP’lilerin gösterdiğini söylemek zor. BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız’ın artan terör eylemlerinden sonra “Daha önce 28 Kürt isyanı olmuş bu 29’uncusudur.” sözü neydi öyle?
BDP eğer PKK’nın Türkiye’yi iç savaşa sürükleme oyununa alet olursa gelecekte bunun hesabını nasıl verecek? Sivillerin, kadınların ve çocukların öldürüldüğü terör saldırılarından sonra hangi insan böyle sözler söyleyebilir?