Premier Lig

Cumartesi, 27 Mart 2010 - 05:00

Belki de Bursaspor’un dönüm maçı olacaktı kazansaydı... Ama Belediye ilk yarıdaki 6-0’ın intikamını alırcasına öyle konsantre olmuştu ki... Hem de hafta içinde antrenörü, kalecisi sorgulanmasına ve birçok da eksiği olmasına rağmen. Abdullah Avcı’nın yönettiği Belediye, Bursa önünde mükemmel bir sonuca ve futbola imza atınca ligin seyri bir kez daha değişiverdi. Bursaspor bir beraberlik bir mağlubiyet hakkından şimdilik mağlubiyeti kullandı.

Maçta süper mücadele ve görüntüler vardı. Sanki İngiltere Premier Ligi’ni seyrediyor gibiydik. Bursa’nın Sercan ile ilk iki dakikada 4 kez ofsayta düşmesi kaçırdığı her golden sonra sinir sisteminin bozulması Belediye’nin her büyük maça konsantre oluşunun zirveye çıkan görüntüleriydi. Abdullah Avcı ve Belediye için kim var kim yok fark etmiyor. Temizlik işçisi de olsa girip yevmiyesini hak ediyor. Kus ve Hasan Ali’nin attığı zor goller Belediye’nin yaratıcılık özellikleriyle bağdaşan en önemli halkaydı. Ama Belediye’nin onca eksiğini ve top kayıplarındaki beceriksizliğini Bursaspor değerlendiremedi.

Volkan’ın attığı gol Bursa’nın nefesiyle ve sahadaki bütünlüğüyle pekişemeden maç bitiverdi. Tabii en önemli oyuncu Bünyamin Gezer’di. Siyah elbiseli adam iki tarafın da penaltı istediği pozisyonlarda eğilerek ve yardımcı hakemleriyle tam bir işbirliği içerisinde olarak beyaz kireci işaretlemeyip maçın önüne geçmedi. Ama Gezer’in Ali Tandoğan’ı atamayışı maçın berabere ya da Bursaspor’un galibiyetiyle birlikte anılsaydı sonuç onun açısından iyi olmazdı.