ROKETSAN'a 3 farklı mühimmatlı roketatar

Bilkent Üniversitesi ve ROKETSAN iş birliğiyle mevcut roketatarlardaki kısıtlılıkları kaldırmaya yönelik, en az 3 farklı mühimmatı, toplamda 6 mühimmatı atabilecek Dikey Atış Sistemi geliştirildi

13 Ağustos 2018, Pazartesi 10:02 Son Güncelleme: 13 Ağustos 2018, Pazartesi 10:28
A A

Makine Mühendisliği Bölümü öğrencileri Ahmet Can Şuyun, Petek Ellialtıoğlu, Arda Karabey, Tutku Güzelcan, İlyas Kocaer, Damla Leblebicioğlu ve Berk İzgi Danış, Sanayi Odaklı Bitirme Projesi etkinliği kapsamında ROKETSAN için Dikey Atış Sistemi üzerinde çalıştı.

Savunma alanında Dikey Atış Sistemi gibi ürünlerin yurt içinde geliştirilmesi hem maliyet hem de ülkenin kendi taktik ihtiyaçlarına uygun çözümler üretilmesi açısından önem taşıyor.

Bilkent Üniversitesi bünyesinde bu ihtiyaçlardan yola çıkılarak, Dikey Atış Sistemi'nin prototipinin tasarlanması, geliştirilmesi ve üretilmesine çalışıldı. Bu konuda kapsamlı literatür çalışması gerçekleştirildi. Proje ekibi, mevcut ürünlerdeki sınırlılıkları ortadan kaldırmaya ve ROKETSAN'ın belirttiği gereksinimler doğrultusunda tasarımı şekillendirdi.

Proje kapsamında doğru ve hızlı konumlandırma ve ateşlemeyle hedefin vurulmasını sağlayacak bir sistemin ortaya konulmasına çalışıldı. Öğrencilerden İlyas Kocaer'in verdiği bilgilere göre, ekip, en az 3 farklı mühimmatı, toplamda ise 6 mühimmatı atabilecek roketatar prototipi geliştirdi.

Sistem, yatay eksende 360 derece hareket edebiliyor ve çok sayıda tur atabiliyor. Tüm hareketler ateşlemeye gereksinim olmaksızın mekanik olarak gerçekleştiriliyor. Roketatarın 6 namlusu da bağımsız olarak dikey eksende 90 derece görev yapabiliyor. Komutlar sisteme, araç bilgisayarından bir arayüz üzerinden gönderiliyor.

Mevcut ürünlerde hareket kısıtlılığı, farklı tipte mühimmatları atamama ya da sistemin korunmasına yönelik kısıtlılıklar bulunuyor. Geliştirilen Dikey Atış Sistemi, yatay ve dikey eksendeki geniş hareket alanı, farklı tipte mühimmatlar atabilmesi ve korumaya yönelik mekanizmalarıyla benzer ürünlerden üstünlükler taşıyor.

Sistem sayesinde aynı operasyonda farklı tipteki hedeflere farklı mühimmatlar kullanılması mümkün olabilecek.

Ağırlığı 60 kilogram olan sistem, yatay ve dikey eksende saniyede 20 derece hareket edebiliyor. Sistem, yüksek hareket olanaklarıyla geniş bir alanda hedeflemeye olanak veriyor. Dikey Atış Sistemi, hem kara hem de deniz platformlarında kullanılabilecek.

TÜRKİYE'NİN YENİ NESİL YERLİ SİLAHLARI

Gelişen teknoloji hayatımızın her alanına nüfus etmek ile birlikte silah endüstrisini de baştan başa yeniliyor. İşte Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından kullanılan yerli teknoloji ürünü olan silahlar...

ATAK HELİKOPTERİ

Türkiye'nin yerli üretimi taarruz ve taktik keşif helikopteri 'Atak' için ilk adım 1995 yılında atılmıştı.

İtalyan AgustaWestland, TUSAŞ ve ASELSAN ortaklığında geliştirilen ATAK T-129 helikopteri ilk uçuşunu İtalya‘da AgustaWestland tesislerinde 28 Eylül 2009 tarihinde gerçekleştirdi.

TSK’nın son yıllarda envanterine kattığı T 129 ATAK helikopteri, hem tarruz hem de taktik keşiflerinde kullanılıyor.

ATAK helikopteri, tamamen yerli imkanlarla üretilen silah ve güç sistemlerine sahip olmasıyla da dikkat çekiyor.

Türk yapımı lazer güdümlü Cirit füzesi ve uzun menzili Mızrak tanksavar füzesi ATAK’ın silahları arasında yer alıyor.

T-129 ATAK, 5 palli ana rotor, güçlü motoru, yeni nesil hedef tespit sistemi, entegre kask sistemi, etkin ve özgün silah teknolojisi, sayısal kokpit mimarisi, görev bilgisayarları ile gelişmiş uçuş ve atış kontrol istemleriyle öne çıkıyor.

Helikopter, iki pilotun da maksimum görüşe sahip olduğu tandem adı verilen önlü arkalı kokpit dizaynıyla dikkati çekiyor. Yüksek manevra kabiliyetine sahip ana rotor sistemi ve her biri bin 292 beygir güç üreten iki motoru helikopteri benzerlerinden üstün kılıyor.

ALTAY TANKI

Altay, Türkiye'nin geliştirdiği 3+ nesil ana muharebe tankıdır. Altay için BMC ve ASELSAN olmak üzere pek çok üreticinin ortaklığında seri üretime başlanıyor.

Türkiye'nin ilk Milli Ana Muharebe Tankı Altay’ın tasarımında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçekleştirebileceği her türlü harekat şartları ve katılım sağlayacağı BM/NATO harekatlarının ihtiyaçları göz önünde bulunduruldu.

Bu amaçla Altay, modern tanklarda kullanılan en yeni teknolojilerle donatıldı. Altay, sahip olacağı üstün ateş gücü ve isabet oranı, yüksek hareket kabiliyeti ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en temel ve caydırıcı güçlerinden biri olacak.

Altay tankında tank komutanı, nişancı, sürücü ve doldurucu, yani 4 mürettebat çalışıyor. Altay’ın üzerinde ana silah olarak, pek çok değişik mühimmatı atabilen 120 mm’lik 55 kalibre top mevcut.

Ana silah ve yardımcı silahların kontrol edilebilmesi adına Altay’a yeni nesil atış kontrol sistemi entegre etme çalışmaları ise devam ediyor.

Bu sistem sayesinde Altay, hareket halindeki hedefleri dahi son derece yüksek isabet oranıyla vurabillecek.

Altay'da, her çeşit tehdide karşı tankı korumak üzere tasarlanan modüler kompozit zırhlar ve mürettebatın kimyasal, biyolojik, radyoaktif ve nükleer tehditlerin olduğu ortamlarda görevlerini gerçekleştirmesine imkan sağlayan yardımcı sistemler de var.

ANKA

TUSAŞ ve TUSAŞ Motor Sanayi AŞ (TEI), ANKA platformlarının motor ihtiyacına çözüm sağlamak amacıyla 31 Ekim 2014'te imzaladıkları sözleşmeyle ANKA-S Motor Modifikasyon Projesi'ni başlattı. Projeyle tamamen özgün olarak TEI tarafından tasarlanıp geliştirilmesi hedeflenen PD170 motorunun hizmete girişine kadar, ANKA'nın motor ihtiyaçlarına çözüm hedeflendi. Böylece TEI'nin yurt içindeki insansız hava aracı motorlarına yönelik projelerine bir yenisi eklenmiş oldu.

Proje kapsamında, TUSAŞ tarafından seçilen sivil havacılık motoru, ANKA'nın ihtiyaçları doğrultusunda modifiye edilerek insansız hava aracı motoruna dönüştürüldü.

Çalışmalar 155 beygir gücünde, 165 kilogram ağırlığında, 30 bin feet irtifada görev yapabilen bir motora yönelik olarak yürütüldü.

Yapılan modifikasyonla motorun yüksek irtifada verdiği güç ve elektrik güç üretimi artırılarak insansız hava aracında kullanımı sağlandı.

SOM FÜZESİ

TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilen ve üretimini ROKETSAN'ın yaptığı yerli cruise füzesi Som'un menzili 180 kilometrenin üstünde. 

CİRİT FÜZESİ

Cirit Türkiye'nin roket ve füze sistemleri üreticisi ROKETSAN tarafından geliştirildi.

Hafif zırhlı/zırhsız sabit ve hareketli hedeflere karşı yüksek hassasiyete sahip, sınıfının en uzun menzilli füzesi Cirit, ATAK helikopterlerince de kullanılmaya başlandı. 

ZIPKIN

Türkiye’nin ilk yerli Kaideye Manteli Stinger‘i (KMS) olan Zıpkın, ASELSAN tarafından üretildi. Zıpkın TSK envanterindeki yerini 20 Ekim 2004‘te almıştı. 

KAYI SINIR GÜVENLİK SİSTEMİ

Modern elektronik algılayıcı cihazların yer aldığı "Kayı Sınır Güvenlik Sistemi Hatay sınırında hizmet veriyor.

Türk yapımı cihazların yer aldığı elektronik sistem sayesinde sınıra yaklaşan İHA, araç veya insanlar tespit edilip, komuta merkezi uyarılıyor. Sınırda kaydedilen tüm görüntüler tek merkezde toplanılıyor ve kameralar tehdit oluşturan nesneye otomatik odaklanıyor. Radar karıştırıcı cihazların da bulunduğu sistem, her türlü tehditte komuta merkezindeki güvenlik güçlerine bilgi aktarıyor.

FIRTINA OBÜSÜ

Atış kontrol sisteminde ASELSAN imzalı özel bir yazılımın kullanıldığı Fırtına, 25 kilometre menzilli yaptığı atışlarda, yakın aralıklarla attığı mermilerle hedefi üç farklı noktadan vurabilme özelliğine sahip. 

UMTAS FÜZESİ

Lazer güdümlü füze L-UMTAS'ın atış testleri ve milli imkanlarla üretilen Atak helikopterine entegrasyon çalışmaları geçtiğimiz yıl başarıyla sonuçlandırıldı. UMTAS'lar Atak helikopterlerinde kullanılabiliniyor. 

YERLİ SİLAH ‘WATTOZZ’UN İLK FOTOĞRAFLARI PAYLAŞILDI

Albayraklar Savunma A.Ş. çalışmalarında sona gelinen milli elektroşok silahı ‘Wattozz’un ilk fotoğraflarını kamuoyu ile paylaştı.

WattozzSida (Silahlı İnsansız Deniz Aracı) projesiyle tüm dünyanın dikkatini üzerine çeken yerli şirket, şimdi de üretimini bitirdiği uzaktan etkili kablosuz Milli enerji silahı Wattozz’un dünya tanıtımını yapmaya hazırlanıyor.

Şirketten yapılan açıklamaya göre; Wattozz Enerji Silahı, rakibine kıyasla uygun bir fiyattan ücretsiz eğitim ve tam garanti desteği ile satılacak. Milli silah, kablosuz mermi ve çift atış özelliği; antivibrasyon sistemli dahili kamera, radyo frekansı ile uzaktan mermi/ elektrik kontrolü, barutsuz, gazsız ateşleme sistemi, yüksek tetik hassasiyeti, nokta atışı yüksek isabet özelliği, sessiz ateşleme, insan sesli uyarı sistemi, dahili hedefleme lazeri, dahili gece aydınlatma feneri, dataport veri bilgi sistemi, direkt contact modu, ergonomik kabze, uzun batarya ömrü ve ışıklı uyarı göstergeleriyle ön plana çıkıyor.

HİSAR FÜZELERİ

Türk Silahlı Kuvvetleri, askeri üs, liman, tesis ve birliklerin hava tehditlerinden korunması amacıyla değişen atış kontrol ve komuta kontrol altyapılarına uyumlu şekilde Hisar Füzelerini tasarladı. 

Hisar Füzeleri; askeri üs, liman, tesis ve birliklerin hava tehditlerinden korunması amacı ile sabit ve döner kanatlı uçaklara, seyir füzelerine, havadan karaya atılan füzelere ve insansız hava araçlarına karşı HİSAR-A 10 +km, HİSAR-O 16 +km menzil aralıklarında kullanılan hava savunma füzeleridir. 

KAPLAN

KAPLAN; muharebe ağırlığına bağlı olarak 22-25 Bg/ton güç ağırlık oranında, otomatik şanzımanlı, ana muharebe tankları ile ortak hareket yeteneğine sahip yeni nesil zırhlı muharebe aracı. Araç farklı alt sistemlerin entegre edilmesi suretiyle her türlü görevi yerine getirmeye olanak sağlayan platform tasarımına sahip. 

KAPLAN, balistik malzemelerden, balistik kaynak tekniği ile birleştirilerek imal edilir. Gövde; su sızdırmaz olup, kapaklar ve tapalar su sızdırmaz contalıdır. Güç grubu kabini ile genişletilmiş sürücü bölmesi aracın ön kısmında yer alırken; nişancı ve komutan mahalleri aracın orta kısımda bulunur. 

Geriye kalan arka kısımda ise personel taşıyıcı versiyonunda 8 kişilik, silah kuleli versiyonun da ise 6 kişilik personel (manga) bölümü yer alır.Sürücüye, araç içerisinden dışarıyı izleme ve çepeçevre görüş imkanı sağlayan lazer korumalı cam periskoplar mevcuttur. 

PARS 4X4

İleri gözetleme, anti- tank ve komuta kontrol gibi özel maksatlı görevleri yerine getirmek üzere tasarlanmış bir araçtır.

Araç tüm operasyonel gereksinimlere cevap verecek şekilde kurgulanmıştır. 

25-30 Bg/ton gücündeki araç 1.9 m’lik düşük bir siluete ve amfibi özelliğe sahiptir. 5 kişilik mürettebatı bulunan araç hiçbir hazırlık gerektirmeden derin ve akıntılı suda operasyon yapabilir. 

Aracın sudaki arttırılmış manevra kabiliyeti ise, arkasında konumlandırılan iki adet su jeti ile sağlanmaktadır. Araç, suda nokta (Pivot) dönüşü yapabilmekte ve aynı zamanda arzu edildiğinde suda geri istikamete doğru hareket edebilme kabiliyetine sahip. 

Pars, mayınlara ve el yapımı patlayıcılara karşı korumalı olan aracın gövdesi, balistik malzemeden üretildi. CH-47 Chinook ağır yük helikopteri dahil her türlü askeri kargo uçağı ile taşınabiliyor. 

ANKEROT

Konya'da bir yazılım firması, özellikle Doğu ve Güneydoğu’da terör örgütü PKK’ya karşı mücadele veren asker ve polisin kullanabilmesi için 'Ankerot' adını verdiği tank görünümlü uzaktan kumandalı mini insansız araç üretti. 

KORAL

ASELSAN tarafından özgün olarak geliştirilen, hedef ülke radarların karıştırılıp aldatılmasını ve iş yapamaz hale getirilmesini sağlayan "KORAL" Mobil Elektronik Harp Sistemi, Hava Kuvvetleri Komutanlığına teslim edildi. 


KORAL Mobil Elektronik Harp Sistemi, askeri taktik araçlara entegre edilen ve geniş bir frekans bandında çalışan Elektronik Destek Sistemi (KORAL ED) ile Elektronik Taarruz Sistemi'nden (KORAL ET) oluşuyor. 

KUNDUZ - AZMİM

Türk ordusunun amfibik zırhlı aracı Kunduz-Azmim, hem karada hem de suda görev yapabiliyor. 

FNSS tarafından üretilen zırhlı istihkam aracı, savaş sırasında en kritik bölgelerde dahi görev alabiliyor. 

Aracın üzerinde; termal kamera, sis havanları, 2 adet su jeti, iklimlendirme ve KBRN Sistemi, Balast boşaltma sistemi, dozer bıçağı yer alıyor. 

2 personelin kullandığı araç; karada saatte 45, su da ise 8.6 kilometre hız yapabiliyor. Azami 400 kilometre yol yapabilen zırhlı araç, nokta dönüşü de yapabiliyor. 

OTOKAR ARMA

Yüksek taktik ve teknik özelliklere sahip yeni nesil çok tekerlekli modüler bir araç olan ARMA; üstün hareket kabiliyeti, yüksek mayın ve balistik koruma ile orta ve yüksek kalibre silah sistemi entegrasyon opsiyonlarına sahip. Arma, en zorlu arazi koşullarında bile hizmet verebilmekte.

KİRPİ

Adını korunması yönüyle Kirpiden alan bu araç BMC tarafından üretilmekte. Tasarım ve üretim amacı mayına karşı dayanıklı zırhlı personel taşıyıcı olan kirpinin başlıca kullanıcısı Türk Silahlı Kuvvetleridir.

TULPAR

Tulpar, A400M ile taşınabilirlik, modüler koruma yapısı, elektronik alt yapı ve düşük siluet gibi teknik ve taktik özellikleri ile geleceğin zırhlı muharebe aracı. Geniş iç hacmi, yüksek taşıma kapasitesi ve esnek mimarisi ile gelecekte ortaya çıkabilecek zırh ve görev donanımı ihtiyaçlarına cevap verebilecek genişleme kapasitesine sahip.

URAL

Otokar firmasının ürettiği bir diğer zırhlı personel taşıyıcı ise Otokal Ural. Tamamı zırh sacından üretilmiş personel kabini ile farklı tehditlere karşı sağladığı üst seviye personel korumasına ilave olarak; geniş iç hacmi ve koltuk ara mesafeleri, ergonomik tam boy koltukları, süspansiyonu ve sınıfındaki en büyük lastik ebadı sayesinde personel konforunu da en üst seviyede tutuyor.

OTOKAR COBRA

Otokar Cobra, Otokar firması tarafından 1997 yılında üretimine başlanan bir zırhlı personel taşıyıcı aracı. Azami 110 km hıza çıkabilen araçta bir adet 1 × 7.62 mm veya 12.7 mm makineli tüfek bulunuyor.

9 personel taşıma kapasiteli lastik tekerlekli 4x4 Cobra Zırhlı Aracın amfibik versiyonu da bulunmakta. Kazakistan Silahlı Kuvvetleri ihtiyacı için Otokar şirketi Kazakistan Engineering şirketi ile 2011 yılında yapılan anlaşma doğrultusunda ortak lisanslı üretim yapılıyor.

ASYA

ASELSAN'ın Türk ordusu için özel olarak geliştirdiği ASYA, arazide koşmayı, zıplamayı, tırmanmayı kolaylaştırıyor. 

Fiziksel yorgunluğu minimuma indiren ASYA sayesinde zorlu koşullarda askerlerimizin direnci de artırılmış oluyor.

TCG HEYBELİADA (F511)

Pendik'teki Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı İstanbul Tersanesi'nde 2005 yılında ilk kaynağı vurulan TCG Heybeliada, 27 Eylül 2008 tarihinde suya indirildi. 

EJDER YALÇIN

Türkiye'nin halen tümüyle personel kontrolündeki zırhlı araçları, tehlike durumlarında tek tuşla uzaktan da kontrol edilebilecek. Türk savunma sanayisi, zırhlı muharebe araçlarına yeni yetenekler kazandırmak için çeşitli çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmalardan en dikkat çekenini zırhlı araçların aynı zamanda uzaktan komuta yeteneğiyle donatılması oluşturuyor.

Yalçın'ın, ihtiyaç durumunda sürücü koltuğunda personel olmadan da görev yapabilmesine yönelik çalışmalar yapıyor. Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir'in sosyal medyadan duyurduğu test sonuçlarına göre, üzerinde ASELSAN'ın SARP Uzaktan Komutalı Stabilize Silah Sistemi bulunan "Ejder Yalçın", araç dışından başarıyla kontrol edilebildi. Aracın tek tuşla uzaktan komuta moduna alınmasıyla araç dışında konumlu personel, kontrol panelleriyle "Ejder Yalçın"ı yönlendirdi ve çeşitli manevralar yapmasını sağladı.

Uzaktan komuta sadece aracın idaresiyle de sınırlı kalmıyor. Aracın üzerindeki silah sistemleri ve diğer faydalı yükler de operatörler tarafından kontrol edilebiliyor. Operatör, tüm bu faaliyetleri önündeki monitörler aracılığıyla izleyebiliyor.

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.