Sabri Özderici'nin Mihalıç ve sepet peynirleri

Pazar, 27 Haziran 2010 - 05:00

Bursa-Balıkesir hattının bence tek mandıra peynircisi Sabri Özderici bu yıl da yapacağını yapmış: Köylü usulü tam yağlı keçi beyaz peyniri. Nefis! Taze kırmızı tatlı biberle gerçek bir ziyafet oldu. Sade bu peynir değil, ötekileri de harika: Kuyun sütünden, daha ufak gözlü, iyice olgunlaştırılmış Mihalıç mesela. Tuzu kıvamında, tek kelimeyle müthiş! Ama, yağlı inek sütünden, iri delikli ve biraz daha tuzlu Mihalıç da utandırmıyor. Koyun ya da keçi sütünden ‘sepet peyniri’ne bayıldım. Yeşil biberli ya da sade loru dışında, Manyas’ın isli Çerkez peyniri ve Çanakkale Ezine’nin beyaz peyniri de Sabri’nin tezgahını süslüyor. Sabri bu arada dükkanını bayağı güzelleştirmiş, peynir çeşitlerinin yanına, zeytinyağı, bal ve pekmez seçeneklerini eklemiş. Maşallah!

İşini iyi yapan ve de tokgözlü insanlara saygı ve sevgimiz sonsuz.

(Kemalpaşa Cad. No: 12, Mustafakemalpaşa-Bursa Tel: 0224 613 13 50)

Borsa’da iskorpit buğulama keyfi

Borsa Lokantaları’nın patronu Rasim Özkanca gerçek bir balık tutkunudur. Trabzon’dan özel olarak getirttiği balıklar, başta tekir ve mezgit, tadından yanına varılmaz. Borsa’nın ‘gizli aşçısı’ Rasim Bey de konuklarına ziyafet çeker; kimi zaman tava, kimi zaman buğulama kimi zaman da ‘Faroz usulü çıtlama’... Boğaziçi Borsa’nın mönüsünde şu sıralar tam mevsimi olan iskorpit balığının buğulaması var, dehşet bir lezzet, şiddetle öneririm.

Deneyin, vazgeçemeyeceksiniz

İstanbul’un ünlü balık toptancısı Şükrü Denizer (soyadından belli değil mi?) iskorpitleri Sinop’tan özel getirtip Borsa’ya teslim ediyor. Boğaziçi Borsa’nın marifetli ustası Cansever Karakurt da derisi tulum çıkarılan bu dikenli güzellerin bembeyaz löp etini file yapıp, Rasim Bey’in istediği gibi bir güzel pişiriyor: Bir ufak tepsi içinde; domates, soğan, yeşil biber, sarımsak, limon, kıyılmış maydanoz ve tere, karabiber, tuz ve yeterince zeytinyağı ile birlikte, iskorpitler önce ateş üstünde hafif pişip buğulanıyor, sonra 250 derece ısıdaki fırında az daha pişiriliyor. Borsa’nın bu fırında iskorpit buğulamasını hele bir tadın, siz de müptelası olacaksınız. (Boğaziçi Borsa Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, Harbiyeİstanbul Tel: 0212 296 30 55)

ALTI BARDAKTA DÜNYA TARİHİ

Yeme içme konusunda ortak zevkleri paylaştığımız Oğul Türkkan sayesinde, bu ilginç kitaptan haberdar olmuştum. Tom Standage’in ‘Altı Bardakta Dünya Tarihi’; bira, şarap, damıtık içkiler, kahve, çay ve Coca Cola’ya yayılan bir yelpazede bizi geçmişten günümüze getiriyor. Ahmet Fethi’nin başarılı çevirisiyle Türkçe’ye kazandırılan bu değerli kaynak, başucu kitaplarınız arasında muhakkak bulunmalı.

Kitapta, biranın Mezopotamya ve Mısır’dan günümüze yolculuğunu izliyoruz. Eski Yunan ve Roma’da şarap içme felsefesinden Müslüman ve Hıristiyanların şaraba bakışına, şimdilerde şarapla toplumsal statü arasındaki kurulan ilişkilere; Karayip Adaları’nı boyunduruğuna alan sömürgeciler için şeker kamışından yapılan ‘rom’un nasıl bir küresel içkiye dönüştüğüne, dalıp gidiyorsunuz. Türk kahve ve kahvehanelerinden Paris’deki Cafe Procope ve Amerikan Starbucks kahve zincirine dek gelişmeler de ustaca anlatılıyor. Çayın, eski Çin’den günümüze nasıl bir imparatorluğa dönüştüğü gözlerinizin önüne seriliyor. Bilmem, ‘son imparator’, Coca Cola’dan söz etmeme gerek var mı? (Turkuvaz Kitap, İstanbul, 2005)

KAYISIDAN SABUN OLUR MU, OLUR

Malatya’da kayısının çekirdekleri bile değerlendiriliyor. Örneğin, Doğacı Sabunculuk ve Kozmetik ürünleri arasında bir de kayısı sabunu var: Kayısı çekirdeği yağı, zeytinyağı ve kayısı esansıyla üretilen bu sabunu önce bir koklayın sonra da kullanın. İlginç değil mi?

(Tel: 0422 238 27 49 [email protected])