Sağlığını detokslama!

a
a
Pazar, 26 Aralık 2010 - 05:00

Sosyetenin en güzel kadınlarından Ceyla Gölcüklü'nün sadece 38 yaşında pankreas kanserinden ölmesinin sebebi genetik ve stresli, üzüntülerin apır bastığı bir yaşama bağlanacaktyor önce, orası kesin... Ancak bu beklenmedik ölümün tartışmaya açtığı bir konu var ki o da üzerinde pek çok araştırmanın çoktandır sürdüğü detoks ve lavman... Genç, ince ve güzel kalabilmek için pek çok zengin kişi gibi Gölcüklü'nün de detoks merkezlerine avuçla para döktüğü, bağırsak temizliği yaptırdığı ve sağlığını yitirme sürecinde bu durumun da etkili olduğu konuşuluyor. Peki son bilimsel yaklaşımlar ne söylüyor lavman ve detoks hakkında merak ediyor musunuz? Ben ettim ve küçük bir araştırma yaptım, işte sonuçları..

Esasen bağırsak temizleme işlemi Mısır’da başlamış olan 4000 senelik bir hikaye. Ama küçük bir fark var, eski Mısır’da yapılan bağırsak temizleme yöntemiyle bugün kullanılan yöntem arasında. Eskiden bu yöntem sağlık açısından kabızlığa çare olarak kullanılırken, bugün başka pek çok amaca hizmet ediyor. Kimileri günümüz gıda malzemelerinin çoğunda bulunan kimyasalların vücutta birikimine neden olduğu toksinlerin atılması amacıyla kullanırken, kimileri de fazla kilolarından kurtulma ve zayıf kalabilmek için can simidi olarak görüyor bu yöntemi. Mesela Hollywood sakinleri... Gwyneth Paltrow, Angelina Jolie bağırsak detoksunun müşterileri. Beyonce Knowles ise 15 kiloyu detoks sayesinde çok kolay verdiğini söylüyor... Bu tip detoks uygulamalarının bedeli ise lüks konaklamalarla birlikte büyük rakamlara ulaşıyor. Sonuç olarak günümüzde detoks her gün biraz daha büyüyen bir endüstri haline geldi bile. Dartmouth Tıp Fakültesi profesörlerinden Dr. Brian Lacey bağırsak temizleme amaçlı bu detoks yöntemini ‘saçmalık’ olarak nitelendiriyor ve “Eğer dışkı toksik yani zehirli olsaydı, kronik kabızlık çeken Amerikan nüfusunun yüzde 15’inin bağırsak ve sindirim sistemi hastalıklarından dökülüyor olması gerekirdi, ama böyle bir şey yok” diyor. Dr. Lacey son yıllarda bağırsak temizleme detoksu üzerine pek çok araştırma yapıldığını ve bulguların bu yöntemin yan etki ve zararlarına odaklandığını belirtiyor. Rektal perforasyon (delinme), fazla sudan kaynaklanan abseler, elektrolit dengesizliği bu zararlardan sadece birkaçı. O kadar çok suyla bağırsağın temizlenmesi sadece zararlı bakterileri değil aynı zamanda sağlıklı bir sindirim için gerekli olan iyi huylu bakterileri de vücuttan atıyor.

Enfeksiyona neden olabilir...

Her şeyden önce eğer yıkamada kullanılan alet tamamıyla dezenfekte edilmemişse, bağırsaklarda enfeksiyona, gastrointestinal delinmeye, bağırsak duvarlarının yırtılmasına neden olabiliyor. Daha da önemlisi kalp rahatsızlıkları ve elektrolit dengesinin bozulmasına bağlı olarak kalp krizleri görülebiliyor. Ek olarak da sık sık yapılan detoks yıkama alışkanlığa yol açıyor ve detokssuz dışarı çıkmak artık mümkün olmuyor. Yıkama sırasında su, olması gereken sıcaklıkta değilse, bu durum da bağırsakta çok ciddi hasara yol açabiliyor. Hatta ölümle bile sonuçlanabiliyor. Yıkama işleminin iyi uygulanmadığı durumlarda bağırsak rahatsızlığı ve kramplara neden olabiliyor. Üstelik uzmanlar ‘günde 3 defa dışarı çıkmanın haftada üç defa dışarı çıkmaktan daha sağlıklı olduğunu gösteren hiçbir bilimsel veri yok’ diyorlar.
Uzmanlar bu noktada bir başka gerçeğe dikkat çekiyor: Sadece detoks yöntemi değil, kabızlığa çare olarak alınan laksatifler de son derece zararlı. Kabızlığa en iyi çözüm sıvı tüketimini arttırmak, özellikle de gün boyunca ılık su (süt veya çay da olabilir) içmek, çünkü bu bağırsakların çalışmasını en zararsız şekilde hızlandırıyor. Üstelik araştırmacılar bir gerçeği daha hatırlatıyor; insan vücudu zaten bu toksinlerden kurtulmak üzere dizayn edilmiştir ve fazla zorlamaya gerek yoktur! Ne dersiniz bu detoks çılgınlığı daha çok sürer mi?

(19 Aralık 2010 tarihli Pazar Postası'ndan alınmıştır)