Şahane kadınlar

Pazar, 08 Ekim 2017 - 05:00

Bugün kadınlar günü…
Resmi olarak değil elbette, canım istedi ben ilan ettim!
Olamaz mı?
Olur bence, neden olmasın!

Epeydir yazmak, duyurmak, onlara dikkat çekmek istiyordum. Hepsi birikti, bugün bu yazıda toplandı.
O yüzden bugün kadınlar günü. ‘İyi ki varlar’ dediğim, şahane kadınların günü…

MESLEKTE 41 YIL SAHNEDE 500 OYUN 

Bazı kadınların hayatla kurduğu mutlu ve barışık ilişkiyi acayip kıskanıyorum. Nilgün Belgün de onlardan biri. 64 yaşında ama ondaki yaşam enerjisi, pozitiflik, feminenlik, kahkahalar, yaşadığı anlardan aldığı keyif, kadın-erkek ilişkilerine doktora seviyesinde bakışı falan 20’liklerde bile yok!

Bu yıl 41’inci sanat yılını kutluyor Nilgün. Kendi hayat hikâyesinden ve anılarından yola çıkarak sahnelediği ‘Nilgün Belgün’le Aşk ve Komedi’ isimli müzikli gösterisini de 500’üncü kez sahneliyor.

Bir kadının 41 yıl boyunca sahnede olması, sahnede kalabilmesi az şey midir?
23 Ekim Pazartesi; Zorlu PSM’deki gösterisi not edilsin. Ben de ondan ve enerjisinden feyz almak için orada olacağım.

HAMİLELİKTE YAN GELİP YATILMAZ, DANS EDİLİR! 

Hamile kadın hareket etmez, ayakları tavana diker yatar dinlenir, sürekli aşerir, ne yapsa ne istese hakkıdır inanışı var ya toplumda... Artık kalmadı bu tür olaylar, geçmiş olsun!

Kadınlar artık oryantalle, hiphop’la doğuma hazırlanıyor, yerinde durmuyor. Dünyada giderek yaygınlaşan bu akım bize de sıçramış durumda. Hem de ne sıçramak!

O kadınlardan biriyle tanıştım geçenlerde. Doğumhanede, karnı burnunda çılgınca dans ettiği videosunu Instagram’da görüp izledim, sonra da kendisine ulaştım.
Gamze Elgin Kiremitçi pilates hocası. Aynı zamanda da yazar Tuna Kiremitçi’nin eşi çıktı.


Dansın vücudu ve kasları çok iyi çalıştırdığını, doğuma müthiş bir hazırlık olduğunu anlattı.
Oryantal de en revaçta danslar arasındaymış.
Dediğim gibi onun doğuma beş kala yaptıklarını izleyince, bu yorgun bezgin hallerimden utandım.
Videoyu bulun izleyin, siz de göreceksiniz, hamilelik yan gelip yatmak değilmiş!

EN BÜYÜK YENGE SİZİN YENGE

Beşiktaşlı Tosic’in eşi Jelena Karleusa, “Çıplak ve topuklu ayakkabıyla yemek yapıyorum”, “Yatak odamızda hala ateşliyiz” gibi açıklamalarla ortalığı kasıp kavursun, bir şey diyemem…

Ama “Yengelerin yengesi benim. Hatta süper yengeyim” derse, orada ‘dur’ derim. Zira o yenge olmaya hazır olabilir ama camia böyle bir yengeye hazır mı emin değilim!

Bence Beşiktaş camiasının yengesi belli: Sedef Orman!

KADINLAR VE OFSAYT

Üstelik Beşiktaş Başkanı Fikret Orman’dan boşandığı halde bu böyle. Sedef Orman’ın da bu sevgide payı büyük çünkü taraftarla atıyor yüreği.

Hiçbir kulüp başkanının eşi gibi geri planda değil. Sosyal medyada aktif, dinamik, heyecanlı. O yüzden de taraftar ona hala ‘yenge’ tezahüratları yapıyor. “Bize futbol yazsana” teklifi bile alıyor. Henüz o alana girmedi ama bu ayki Bavul dergisine şahane bir yazı yazdı. “Tutturmuşlar kadınlar ofsayttan anlamaz diye.

Kusura bakmayın ama hakemlerin çoğu ofsaytı anlamıyorken nedir kadınlara bu yüklenme? Hem belki ofsayt da kadınları anlamıyordur...” diyor yazıda. Valla bir Fenerli olarak söylüyorum: En büyük yenge Beşiktaş’ın yengesi, net!

ROL UĞRUNA 20 KİLO DAHA!

Gupse Özay, ‘Deliha 2’ filmi için sette…
Tombul kız Zeliha’nın hikayesini anlattığı ilk filmin ardından deli gibi spor yaparak, vegan beslenerek 20 kilo vermişti.

Serinin ikinci filmi için, o binbir zahmetle verdiği kiloların hepsini geri almış durumda! Instagram’dan bakıyorum; yanaklar tombiş tombiş, eski göbekli haline dönmüş yine. Bunu göze almak büyük karar, herkes kolay kolay yapamaz.

Nitekim Engin Günaydın “Rol için sağlığımla oynayamam” diyerek, tavrını net ortaya koydu. Gupse Özay’la konuştum, yine 20 kilo kadar almış ama korkudan tartılmıyormuş. Koşuyu, sporu bırakmış, tatlı ve ekmeğe abanarak kolayca almış verdiği kiloları. İnsanlar gramları bile hesaplayarak kilo vermeye çalışırken, zayıflık uğruna aç dolaşırken; onun rol uğruna kilo almasını alkışlarım.

Üstelik en beğenilen, en yakışıklı oyunculardan Barış Arduç’la birlikteyken, herkes ayrılsınlar diye taklalar atarken bunu göze alması az şey değil. Bence bunun adı özgüven, kendiyle barışık olmak, kendine inanmaktır. O yüzden de Gupse şahane bir kadındır benim için.