Yazgülü Aldoğan

//icdn.posta.com.tr/images/{aspect}/2017/01/17/8170720.png

Sanatın teması da özgürlük!

Cumartesi, 04 Haziran 2011 - 05:00

Türkiye’nin de Ayşe Erkmen’in işiyle katıldığı 54. Venedik Bienali’ni görmek üzere bir grup gazeteci, Türkiye’deki boğucu seçim atmosferinden iki günlüğüne kaçtık. Venedik’teki Türkiye pavyonunu bir bakan da gezdi. Kim? Seçim dolayısıyla bölgelerinden çıkmayan Türk bakanlar değil, Fransız Kültür Bakanı Frederic Mitterrand! Bütün kente yayılmış 40’ı aşkın sergide ana tema, aydınlanma. Sanatçılar daha çok özgürlük, yaratıcılık üzerine düşünmüş.

[[HAFTAYA]]

Görebildiğim “iş”ler içinde beni en çok, Kore ve Mısır pavyonunda sergilenenler etkiledi. Kore pavyonunda çiçeklerden oluşan bir videonun yanı sıra, çiçek desenli askeri kamuflaj elbiseleri ve postallar sergileniyor. Bunu oluşturan sanatçının adı Lee Yongbaek. Videoya dikkatli baktığınızda çiçekler içinde yine çiçek kamuflajlı, elinde silahıyla yürüyen askerleri görüyorsunuz! Bizim orduya da bozkır kamuflajı yerine bundan böyle Silivri, Hasdal kamuflajı yaptırmak lazım diye düşündüm.

Çubuklu hapisane kıyafeti! Malum, içerdeki muvazzaf generallerin sayısı dışarıdakileri geçti. Türk Hava Kuvvetleri’nin yüzüncü yılı kutlanırken verilen armağan, Hava Kuvvetleri Komutanı olması beklenen Org. Balanlı’yı içeri atmak ve ev sahipliği yapmaya hazırlandığı kutlamaları parmaklıklar arkasından izlettirmek oldu. Mısır pavyonundaki videoda ise Tahrir Meydanı’ndaki siyasi gösterileri izliyorsunuz. Protesto eden kalabalığın yanısıra naylon elbiseler içinde nefes almaya ve yürümeye çalışan bir sanatçının performansı göze çarpıyor. Ne yazık ki adı Ahmed Basiony olan İranlı bu sanatçı, rejime başkaldıranlardan biri. Gösteriler sırasında da öldürülmüş!

B Planı’na ilgi çok

Türkiye pavyonunda Ayşe Erkmen’in yaptığı “B Planı” isimli “enstalasyona” büyük ilgi var. Ayşe Erkmen, Arsenale’de kendisine ayrılan yerin kanalın hemen yanında olduğunu görünce suyla ilgili bir çalışma yapmak istemiş: Kanalın kirli suyunu almak, arıtmak ve içilecek kadar temiz hale getirmek. Ancak ‘içilecek kadar’ denince işin içine müthiş bir bürokrasi giriyor ve izinler alınamıyor. O zaman B Planı devreye giriyor ve kanalın suyunu alıp arıtarak kanala iade etmeye karar veriyor. Bu işlem, kanaldan alınan kirli suyun mor renkli borulardan pembe renklilere, oradan mavi renklilere geçip geri verilmesi işlemiyle biterken mühendislerle birlikte çalışılmış.

Sadece Ayşe Erkmen’in işi değil, Türk pavyonunda dağıtılan çantanın da meraklısı çok. Amerikan bezinden yapılmış, dibi temizlik eldiveni sarısı çanta ünlü tasarımcı Konstantin Grcic’in elinden çıkma ve Venedik’de bir efsane gibi dilden dile dolaşıyor! Pavyonun, dolayısıyla çantanın sponsoru Fiat ise pek mütevazı. Tofaş CEO’su Ali Pandır çevreci bir sanat eserine destek olmaya bir tür prestij olarak baktıklarını söylüyor.

Dışişleri Bakanlığı himayesinde ve TC Başbakanlık Tanıtma Fonu desteğiyle gerçekleşen katılımımız İKSV işbirliğiyle kotarılmış. Küratörü Fulya Erdemci. Türk pavyonu daha resmi açılışı yapılmadan binlerce kişi tarafından gezilmiş. 89 ülkeden sanatçının katıldığı bienal, 27 Kasım’a kadar devam edecek. Yolunuz o taraflara düşerse mutlaka gezin. Tabii bu kadar çok sanatçının eserini öyle bir-iki günde gezemeyeceğinizi de unutmayın. Biz de onda birine ancak bakabildik!

Yandex.Metrica