Şanslı katil Ogün Samast

a
a
Cuma, 05 Kasım 2010 - 05:00

Hrant Dink’i vuran silahın tetiğini çeken Ogün Samast şanslı biri!!! Trabzon’da Pelitli’de adam yerine konmayan 17 yaşındaki Ogün Samast 19 Ocak 2007’de Hrant Dink’i öldürdüğünde, hayatının bu kadar değişeceğini ummazdı herhalde. Bir kere, memleketin namlı katillerinden biri oldu. Birkaç yıl sonra hapisten çıktığında çevresindekiler artık ona “eski Ogün” muamelesi çekemeyecek. Bu bir yana, asıl şanslı olduğu nokta, yargılanma süreci. Ogün Samast suç tarihinde 18 yaşından küçük olduğu için “Taş atan çocuklar yasası” diye bilinen imkandan yararlandı. Dosyası ayrılıp çocuk mahkemesine gönderildi.

[[HAFTAYA]]

‘Küçük Ogün’ün mutluluğu İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nden askerlerin arasında çıkarken ve hapishane aracına bindirilirken yüzüne yansıyordu. Ne de mutluydu. Tam “Bu kadar da ballı olunmaz” derken, şimdi de 31 Aralık 2010’da yürürlüğe girecek ‘Ceza Muhakemesi Kanunu’nun bir maddesi Ogün Samast’ın işine yarıyor. Bu maddeye göre; ağır ceza mahkemelerinin görev alanına girmeyen suçlarda en fazla tutukluluk süresi 1.5 yıl, ağır ceza mahkemelerinin görev alanındaki suçlarda da 3 yıl olarak düzenlenmiş. Böylece Ocak 2007’den beri tutuklu olan Ogün Samast, yeni ‘Ceza Muhakemesi Kanunu’ gereği hapisten çıkarılacak. Ogün Samast, Hrant Dink’in kardeşi Hosrof Dink’i duruşma sırasında tehdit ederken “Beş yıl sonra görüşürüz” demişti. Artık beş yıl beklemesi de gerekmeyecek. Hrant Dink cinayetinde görev ihmali olduğu belirlenen bir tek görevliyi bile hakim karşısına çıkarmayan, müfettiş raporlarıyla görevini yapmayan memurlarını aklayan devletin, 31 Aralık’ta Ogün Samast’ı serbest bırakması beni hiç şaşırtmaz! Ne diyelim, Ogün Samast şanslı çocukmuş.

O sıcaklığı her zaman hissedeceğim

Sayın Oktay Ekşi,

Ağızdan çıkan sözün ya da yazılan kelimenin ağırlığına bağlı olarak ne yapmak gerektiğinin en iyi örneğini siz verdiniz. Bu ülkede istifa müessesesinin hâlâ var olduğunu ortaya koydunuz. Üstelik de hakkınızda yapılacak tartışmalara fırsat vermeden bu kararınızı çok hızlı uyguladınız. Çalıştığınız gazetedeki bazı yazar arkadaşlarınız dışında herkes sizi takdir etti. Meslek hayatımdaki en önemli olaylardan biri 2009’da ‘Abdi İpekçi Gazetecilik Ödülü’nü almaktır. Bu ödülü sizin elinizden almış olmaksa diğer bir gururum. Ödülü alırken duyduğum ellerinizdeki sıcaklığı, her zaman koruyacağımı bilmenizi isterim.