Sapıklık araştırması

Salı, 04 Mayıs 2010 - 05:00

Maalesef son dönemde çok yaygınlaşmasına rağmen ‘çocukların cinsel istismarı’ konusunda Türkiye’de yapılmış eli yüzü düzgün bir tek çalışma yok. Adli Tıp Uzmanı Doç. Dr. Ayten Erdoğan ve ekibi ilk kez bu konuda bilimsel bir makale hazırladı.
Bunun için; cinsel istismara uğramış, yaşları 3-18 arasındaki 182 mağdura ait Adli Tıp’taki dosyalar tek tek incelendi. Ekip çarpıcı bilgilere ulaştı:
Türkiye'deki cinsel istismar vakalarının yalnızca yüzde 15’i ortaya çıkıyor.
Çocukluk çağında cinsel istismara maruz kalma sıklığı yüzde 40’a kadar yükseliyor! Yani; her 10 çocuktan 4’ü istismara uğruyor.
Cinsel istismar faillerinin yüzde 60-70'i akraba, öğretmen, komşu gibi çocuğa yakın kişiler.
Tacizciler, kurbanlarını, ana-babası boşanmış ya da ölmüş, eğitim ve ekonomik düzeyi düşük, babasının ilgilenmediği çocuklar arasından seçiyor.
Tacize uğrayan çocukların yüzde 71'i kız, yüzde 29'u erkek.
Taciz edenlerin yaşı 11-60 arasında.
Tacizcilerin yüzde 60'ı bekar, yüzde 40'ı evli.
Sapıkların yüzde 70'i en fazla ilkokul mezunu.
Bu çarpıcı araştırma kısa süre içinde yayınlanacak.

Gösterme 50 kuruş, elletme 1 lira!!!
Siirt’te bir ilköğretim okulunda 4 kız öğrenciye 19 kişinin tecavüz ettiği medya sayesinde ortaya çıkınca TBMM İnsan Hakları Komisyonu heyeti Siirt’e gidip incelemelerde bulundu.
Heyet ilginç tespitlerle döndü: “Tacize ve tecavüze uğrayan kızlar o kadar fakirmiş ki, esnafa gidip 1 lira karşılığında vücutlarını elletmişler!!!”
Tecavüz de yokmuş! Kimden öğrenmişler bunları? Esnaftan. Peki, esnaf kendisini böyle savunuyor. Kızlara tecavüz edenler arasında adı geçen şeyh, emniyet görevlileri, öğretmenler ne bahane uyduracak.
Onlar kaç liraya ellemişler küçücük vücutlara! Utanmadan; gösterme 50 kuruş, elletme 1 lira mı diyecekler?! Kendilerine emanet edilen küçücük bedenleri sömürenleri medya haber yaptı diye bazı Siirtliler ayaklandı.
‘Olay daha büyümesin’(!) diye Komisyon kolayını bulmuş, Siirtlileri kızdırmamak, emniyetçiyi, şeyhi, öğretmeni kurtarmak için ‘yoksul kızları’ suçlu ilan edecekler neredeyse. Biz işte bu kafayla hiçbir yere varamayız…

‘Sarı Zarf’ korkusu gerçek oldu
Türkiye'nin en büyük iş örgütü Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, hükümete yönelik eleştiriler yaparken başına geleceği önceden biliyordu.
2006 ve 2008'de iki kez “Eleştiri yaparsanız, hükümetin icraatlarına ilişkin hesap sorarsanız, Maliye'den ‘Sarı Zarf’ gelir ve denetim için defterlerinizi isterler" demişti.
TOBB Başkanı kısa süre önce ayrıca Başbakan Erdoğan'ın "Zekat yerine birer işçi alın" önerisine de karşı çıkmıştı. Dün TOBB'un 16 şirketinde denetim başlatıldığı haberi gelince Rifat Hisarcıklıoğlu'nun ‘Sarı Zarf’ korkusu gerçek oldu diye düşündüm.