Şehir efsanesi

Çarşamba, 19 Mayıs 2010 - 05:00

Üç arkadaş işyerinden iki yıldır zam alamıyoruz. Tabii ki bu husus geçim problemi yaratıyor. Dava açsak kazanır mıyız? Yoksa iş mahkemeleri işverenin yanında mı yer alıyor? Z.T.

Toplu sözleşmesi olmayan veya işe başlarken iş akdi yapmayan veya yapıp da zam konusunda sözleşmesinde hüküm bulunmayan hallerde ücret zammı için zorlayıcı bir müeyyide yok. Sadece İş Kanunu’nda eşit davranma ilkesi diye bir madde var.
Bu maddeye göre özetle; işverenin tüm çalışanlara eşit davranma, benzer işlere benzer ücret verme, cinsiyet farkı nedeni ile farklı ücret ödememe gibi yükümlülükleri var.
Bunlar sizin olayınızda var ise eşit davranılmasını isteyebilirsiniz. Ancak tüm çalışanlar sizin durumunuzda ise veya sadece sözünü ettiğiniz bu üç kişi bu işyerinde çalışıyor ise zam konusunda zorlayıcı bir uygulama yok. Mahkemelerin işveren lehine çalıştığı düşüncesi belki sizin kulağınıza gelmiş bir söylenti.
Buna belki şehir efsanesi demek daha doğru. Mahkeme kanunları uygular, kendi kanun yapmaz. Ancak Yargıtay’ın, yorum gereken durumda yorumun işçi lehine olacağına dair kararları vardır. Yani bu hali ile iş mahkemeleri işçinin yanındadır demek daha doğrudur.

Size uygulanmaz
1994’te boşandım, sonra aynı hanımla evlendim. Fakat aramız iyi değil, yeniden boşanabiliriz. 1986’da aldığım bir dairem var. Eşimden tekrar boşanırsam bu evde hak iddia eder mi? A.A.

Eşinizin hak iddia etmesi konusunu ‘edinilmiş mallara katılma rejimi’ çerçevesinde soruyorsunuz. Zira artık evlilik birliği içinde kim kimin ortağı endişesi sürüp gidiyor. Taraflar mal mülk sahibi olurken de acaba eşimin ortaklığını nasıl bertaraf ederim diye düşünüp öyle mal mülk alıyor.
Aralarında biraz geçimsizlik olan eşlerin ilk sorusu da “Eşim benden neleri alır?” oluyor. Tabii yanıtıma önce, yapılan hatayı hatırlatmakla başlayacağım. Şu edinilmiş mallara katılma rejimi dediğimiz sistem bizim toplumumuza uygun değil ve çok karışık. Vatandaşın bunun mahiyetini anlaması mümkün değil.
Vatandaşın anlayışını küçümsediğim için söylemiyorum bunu. Dava sırasında hukukçular dahi içinden çıkamıyor, vatandaş nasıl çıksın? Mühim olan işlerin basitleşmesi ama bizde tam tersine her şey öyle karıştı ki!
Kısaca şunu söyleyeyim. 1 Ocak 2002’den önce sahip olduğunuz mallar üzerinde eşlerin herhangi bir şey talep hakkı yok. Ancak eşlerin talep hakkı derken yine hatırlatayım beyler-bayanlar eşler ortak değil, sadece şartları varsa para borcu söz konusu olur. O da bu olayda yok.