Sessiz bir yazı

Cuma, 17 Haziran 2011 - 05:00

Çoğunluk tahakkümüne kalkışmak ne ise, azınlık kompleksi içinde küstahlaşmak da o...

Ne galibiyet şımarıklığına gerek var, ne de mağlubiyet ezikliğine...

Yensen de yenilsen de hazımlı olacaksın.

[[HAFTAYA]]

*** 

Yüksek oy aldığın şehirleri kendi malın sayamazsın. Ne Hakkari BDP’nin mülküdür, ne Konya AK Parti’nin, ne de İzmir CHP’nin... O topraklar hepimizindir.

Önce bunda mutabık kalın.

Ondan sonra Anayasa yaparsınız.

*** 

Sivas’tan öteye gitmeyi deplasman maçına çıkmak gibi algıladığımızdan beri, sahilleri de özel plajımız zannettik...

Farkında değiliz ama ilk böyle bölündük. Hepimiz birer arka bahçe edindik. Zaten “tapulu arazime gecekondu kurdurtmam” ne demek? Siyasette tapulu arazi olur mu? İstanbul’a vize gibi bir şey bu.

***

Aslında birbirimize tahammül ederek yaşamışız da haberimiz yok... Herhangi bir sokakta mesela biri yüzde 40, biri yüzde 30, öbürü de yüzde 15 oy aldığına göre, terbiyeli birer komşu koalisyonu kurmuşuz meğer.

Bu koalisyonu Sivas’tan öteye taşıyabildiğimiz gün, bence problem azalacaktır.

Yandex.Metrica